|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Lise eÄŸitimi ne iÅŸe yarar?
Haber diye gazetelerde okuduk, geçtik..
Haber diye televizyonlarda izledik, üzerinde durmadık..
Ama haber değildi, eğitim sisteminin iflas ettiğinin ilanıydı.. Üniversite sınavı yapıldı..
2 bin 157 okul birincisi hiçbir yere giremedi..
Neden?
Uzmanlar diyor ki; "Lisedeki eğitim formatıyla ÖSS maratonu örtüşmüyor."
Böyle şey olur mu?
Ya 2 bin 157 okul çok ama çok kötü.. Eğitim falan vermiyor.. Çocuklar meşgul olsun, kış günü gidecek yerleri olsun diye açılmış..
Ya da birileri, dershaneler para kazansın diye hile yapıyor..
Türkiye'de 1500 dershane var.. Her yıl 400 bin genç üniversiteye girmek için dershaneye gidiyor.. Artık bir yıl da yetmiyor.. İki yıl dershaneye gitmeyen üniversiteye giremiyor..
İnsan şu soruyu sormadan edemiyor Liseler niye var? Liselerin görevi öğrencileri üniversiteye hazırlamak değil mi? Çalışan, başarılı olan üniversiteye gider..
Batı'da değişmez kural budur..
Ama Türkiye'de değil.. 2 bin 157 öğrenci, üç yıl boyunca çalışmış, çabalamış, bütün arkadaşlarını geride bırakarak okul birincisi olmuş..
Ama üniversite kapısından içeri sokulmuyor.. Hani biri ikisi şanssızlığın, yanlış tercihin kurbanı diyelim.. 2 bin 157'si için de 'şanssızlık' diyebilir miyiz?
Peki liseler böyle de, ilköğretim farklı mı?
Bakın.. Türkiye'de eğitim sistemi nasıl işliyor, kısaca anlatayım..
6-6.5 yaşına gelen öğrenci ilköğretim okuluna yazılıyor..
Laf olsun diye gidip gelmeye başlıyor.. 6 yılı böyle tüketiyor.. Sonra doğru dershaneye.. İki yıl hafta sonlarını dershanede geçiriyor..
Anadolu liselerini kazanmak için..
Yabancı okullara gidebilmek için..
Fen lisesine girebilmek için..
İyi eğitim veren özel okullara kapağı atabilmek için..
Diyelim ki gittiği okul dört yıl.. İlk iki yıl laylaylomla geçiyor..
Üçüncü yıl dershane maratonu başlıyor.. Son sınıfta kimsenin okula falan gittiği yok.. Kimsenin gözü dersi falan görmüyor..
Varsa yoksa dershane..
Çünkü dershaneye gitmeyen üniversiteye giremiyor.. Kendi okulunda ne kadar başarılı olursa olsun fark etmiyor..
Üniversitenin yolu dershaneden geçiyor..
Bu yüzden dershaneler 500 milyon dolarlık dev bir pazar haline geldi..
Bakıyorum.. Kimse itiraz etmiyor.. Kimse çare aramıyor..
Milli Eğitim Bakanı ise hiç konuşmuyor..
Liselerde verilen eğitimle üniversite sınavının neden örtüşmediğini kimse sorgulamıyor..
Hadi çıkıp cevap verin..
2 bin 157 okul birincisi neden açıkta kaldı, söyleyin..
Açıkta kalan bu gençler üzülmesin, umutları hayalleri yıkılmasın.. Çünkü üniversite kapısından girince zaten hayalleri yıkılacaktı..
Çünkü birkaçı hariç üniversiteler de dökülüyor..
Neredeyse her ilde fakülte var.. 417 ilçede ise yüksek okul..
Milli Eğitim Bakanı Çelik diyor ki; "Yüksekokulların verdiği eğitim liselerden geri."
Yandık ki tam yandık..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|