|
 |
|

İLKER SARIER
Yoksul çocuğu okutma projesi
Bizim siyasi iktidarların "ilginçlik" yaratma konusundaki potansiyeli karşısında saygıyla eğilmemek haksızlık olur. Bu icat merakına karşın, bilimsel bir buluşa henüz bir tek imza koyamamış olmamız da ayrı bir çelişkidir ya orası ayrı...
Milli Eğitim Bakanı sayın Çelik'in son projesi bu "icat"lara iyi örneklerden biri oldu ve buluşlar arşivindeki yerini hemen alıverdi.
Sayın Bakan çıktı, '10 bin yoksul çocuğu özel okullarda okutacağım" dedi.
Kulaklara pek hoş gelen bir proje fakat ne başı belli ne de sonu...
Şurası belli ki bu 10 bin öğrenci, "parıltılı ve çalışkan" olanlardan seçilmek zorundaydı, ki projenin toplumsal bir yararı olsun.
Fakat Cumhurbaşkanı Sezer, Bakan'ın sadece bir "hayır ve inayet" peşinde olmadığından kuşkulandı. Yasayı geri gönderdi. Sayın Cumhurbaşkanı'mız ile pek yıldızımız barışık olmasa da, kuşkulanmasının objektif sebepleri yok değildi. Türkiye'de, bilimsellliğe kuşkuyla yaklaşan, türlü türlü cemaatlere yakınlıkları ile tanınan okulların bulunduğu bir sır değil...
Nitekim bu okullardan bazıları "yüksek kontenjan" başvuruları ile derhal öne çıktılar. Belki Sayın Bakan'ın "masum projesi" bazı uyanıklar tarafından "değerlendirilmek" istenmişti. Çünkü ortaya yakaşık 40-50 milyon dolarlık bir pasta çıkıyordu.
Pastanın kokusunu alan, Özel Okullar Derneği de düşünüp taşınmadan "biz bu öğrencileri okuturuz" diye sahneye fırladı.
Ne için?
Devletten gelecek para için mi?
Değilse, ne için?
Bu öğrenciler hangi kriterlere göre seçilecekti?
Çağdaş ölçeklerle eğitim yapan okulların dokusu, yapılacak seçime uygun muydu?
Hadi bugün 10 bin yoksul öğrenciyi bünyede eritebildiniz. Peki yarın bakanlık 50 bin öğrenci daha alacaksın derse ne yapacaksın?
Bu öyle bir mantık ki, sonunda bütün yoksul öğrencilerin devlet kesesinden "özel okullarda" okutulması anlamına gelecektir.
Peki bu mümkün mü?
Tabii ki değil, çünkü devlet bugünkü imkanları ile, kendi okullarının su parasını bile ödeyemiyor. Özel okul paralarını bir yana bırakın...
Söylemek istediğim şu
Milli Eğitim Bakanı'nın ortaya koyduğu proje, hiçbir "art niyet" yoktuysa bile "palyatif" bir öneridir. En masum haliyle belirli çevrelerin sempatisini kazanmaya ve oylarını elde etmeye matuftur.
Sayın Bakan her yıl projeyi genişletip milyonlarca öğrenciyi özel okullara transfer etmekle, "Türkiye'nin eğitim sorununun" kükünden çözmeyi hedefliyor olabilir mi?
Olamaz. Çünkü ekmek veremediğimiz insana, pasta veremezsiniz.
Sayın Bakan, "Ben parasını ödeyerek, özel okullardan hizmet satın alacağım" diyorsa, o zaman şunu sormak icap eder
"Hangi 10 bin çocuk için hizmet satın alınacaktır? Ötekiler ne olacaktır?"
Parası olan aile çocuğuna "imtiyaz" yaratabilir. Ama devletin kesesinden "imtiyazlı bir zümre yaratılamaz!"
Bu proje, doğmadan kadük olmuştur.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|