|
 |
|

MANSUR FORUTAN
Sonra verirsin...
Herkesin bir yerlere aktigi ve beni unuttugu gecelerden biriydi cumartesi gecesi. Kadraja giremezsin zaman zaman...
Cep telefonu calmaz. N'apiyosun diye soran olmaz. Akiyoruz gelsene teklifi yapilmaz.
Sizin de durumun ustune gidecek mecaliniz yoktur zaten. Teslim olursunuz kapsama alani disinda birakilmaya.
Iste o gecelerden biriydi. Kos kos zamanin gecmesini, yalnizligi uykuya baglayacak saatin ve ortamin olusmasini bekliyordum. Sonra bedenim ciddi bir acligin pencesinde kivranmaya basladi.
Bilenler bilir, Mansur Forutan'in mutfaginda yenmeye deger tek sey dilim kektir (uzumlu). O da bitmis! Tesvikiye Cafe- sucuklu yumurta- buzlu ayran klasigine -ki iyi uyku verir-, dadanmak uzere konuttan ayrildim.
Belki tanidik birilerine rastlar, ruhumdaki acligi da giderebilirdim. Ancak Tesvikiye Cafe de donuk, sonuk, patlak...
Yalcin ve kardesleri Tesvikiye'yi mesken edinmis Roman cocuklar. Hepsi garson boy! "Abi simit alsana" ve turevi dileklerde bulunan veletlerden. Gunluk simit ihtiyaclari arti sonsuz mertebesinde. Bitmiyor, surekli istiyorlar. Bu arada cok basarili bir isletme teknigi de gelistirmisler.
Istekleri reddedildiginde "abi sonra verirsin soz mu?" seklinde vadeli cekle calismayi ogrenmisler. Ne zaman verdigimi bilmiyorum ama ben de soz vermisim. Yalcin ve iki kardesi tahsilat icin kafama dikildiler. Hafif bayatlamis ekmekten yumurtaya samandira yaparken " Mansur Abi aciz, hem soz vermistim"i patlattilar.Iyi zamanlama. Iyi pazarlama... Paylasmalari icin bir milyon verdim. Sonra ortam senlendi. "Abi sana sarki calalim" dediler. Buraya dikkat! Sarki soyleyelim degil, sarki calalim. Hadi calin bakalim! Donmus, sonmus ve patlamis kafe bir anda eglenmeye basladi. Sirayla sarki caldilar. En iyileri ortanca kardes Metin'di. Ibo'dan Tek tek'i icra etti. Sonra muhabbet etmeye basladik.
En iyi parayi Abdi Ipekci'den topluyorlarmis. Teker teker tum mekanlarin adlarini saydilar. Kirinti, Mavi, Nis, Buz...
500 Evler'de ev aldiklarindan para toplayip aile butcesine katkida bulunmak zorundaymislar. Yilmaz haftaya bir matbaada ise baslayacakmis. Kagitlari katlayip, yapistiracak ve karsiliginda otuz bes milyon haftalik alacakmis.
Arabayla gezdirirsem, birer sarki daha calabileceklerini soylediler. Anlastik...
O kadar ufaklar ki, ucu, iki kisilik arabanin sag koltuguna sigmayi basardilar. Radyoyu actim ve bu kez ben onlara sarki caldim. Madonna'yi sevdiler. Oynamaya basladilar. Ve istisnasiz yol boyunca gordukleri herkese el salladilar. Sonra dondurma molasi verdik. Bunun karsiliginda beni cantacilara karsi bilgilendirdiler. Bir arkadasim cantasini Tesvikiye'de caldirmisti belki bir seyler biliyorlardir diye heveslendim. Kim olduklarini bilmiyorlar ama nasil yaptiklarini biliyorlardi. "Mansur Abi senin gibi faca yapip dolasiyorlar. Yanlarinda da ufak bir cocuk oluyor. Cocugu susleyip (guzel giydirip) saliyorlar."
Sucuklu yumurta ve buzlu ayran etkisini gostermeye basladiginda konuta donmustum. Zaten Yilmaz ve cetesi simarmaya baslamisti.
Sonra telefonum caldi. Bir seyler patlatalim talebiyle karsi karsiyaydim.
Cevabim netti "Arkadaslar ben yattim."
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|