kapat
25.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI


TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

GREENCARD

MEHMET BARLAS


Sorunlarimizi, hep halinin altina mi supurecegiz?

Acaba bir sorunu gormezden gelip, onu hic konusmamak, bir nevi cozum mudur?

Ornegin su anda universitelere "Kamu Alani" denilerek, basortulu ogrencilerin egitim haklarinin engellenmesi gibi bir sorun var.

Ustelik, tek basina iktidar olan AK Parti, basi ortulu kitlelerin de oylarini temsil ediyor.

Ve Basbakan Erdogan da, Basbakan Yardimcisi Gul de, basi ortulu kizlarini, okuyabilmeleri icin Amerika'ya gonderiyorlar.

Eslerini, resmi torenlere goturmuyorlar.

"Basortusu", bir cozumsuz sorun olarak var.

Ama ozenle, konusulmuyor, tartismanin disinda tutuluyor, gundeme alinmiyor.

Bu soruna, hukukun ve insan haklarinin isiginda cozum uretilmesi yerine, sorun bir saatli bomba gibi, oldugu yerde birakiliyor.

Basortusu sorunu, biriktirilip, "Kriz Konusu" haline gelinceye kadar beklenen meselelerden, sadece biri.

"Kurt Realitesi"ni de, olay, sinirlarimizin disinda ayyuka cikana kadar boyle dondurmadik mi?

Simdi Avrupa Birligi'ne uyum icin kabul ettigimiz yasalari ve Kurt Realitesi'ne yeni yaklasimimizi, 1980'lerden once benimseseydik, belki PKK'nin bolucu eylemleri ve terorizmi, kendisine hic zemin bulamazdi.

"Guneydogu Sorunu", bir terorizmle mucadele meselesi degil, bir siyasi yol arayisi konusu olurdu.

Ya "Kibris Krizi"ne, ne diyecegiz?

Bazilari diyor ki

- Ya biz Kibris'ta Annan Plani'ni kabul edip, uzlasir ve Kibris'a cozum bulursak. Ama buna ragmen, ya Avrupa Birligi bize uyelik icin takvim vermezse..

Peki ama, AB'ye uye olsak da olmasak da, Kibris'ta kalici ve barisci bir cozum uretmek, basli basina siyasi bir basari degil midir?

Dunyanin hangi devletinin, bir dis politika meselesini, "Kriz Konusu" halinde, ceyrek yuzyil cozumsuz surdurme luksu olabilir ki?

- Neden geri kaldik?

Hep bu soruyu sorup, sonra aglasiyoruz.

Ayip degil mi, sorunlari hep halinin altina supurme aliskanligimizi "Milli Haysiyet" diye sunmamiz.

Butun Komunist Dogu Avrupa, simdi ozellestirmelerini ve yapisal degisim programlarini tamamlamak uzere.

Bizde ise, ozellestirme hala onumuzdeki bir hedef!

Kamu bankalarinin bosaltilmasini "Gorev Zarari" diye hos gormek yerine, bunlari neden ozellestiremedik?

Asker-siyaset iliskileri de, boyle konulardan biri.

Hala birileri, askeri darbeleri, "sunlar iyidir, sunlar kotudur" diye kendince kategorize etmiyor mu?

Yani Hitler, Alman otobanlarini yapti ve Volkswagen'i uretti diye, Nazizm'in iyi yanlarini mi arayacagiz?

"Militarizm", bir ulke icin 2003 yilinda, "Siyasi alternatif" biciminde sunulabilir mi?

Hadi, bu sorunu da, halinin altina supurup, "G-Gunu"ne kadar orada birakalim.

Biz sorun cozen haysiyetsiz uluslardan degiliz ki!

SAKA

Zamanlama!
Adamin biri doktora dert yanmis,

- Her sabah 8.30'da, hem buyuk, hem de kucuk aptestimi yapiyorum, demis.

Doktor sasirmis.. Cevap vermis

- Beyefendi. Bu cok saglikli bir durum. Neden sikayet ediyorsunuz ki?

Adam boynunu bukmus.

- Ama doktor, her sabah 9.30'da uyaniyorum, demis.

Kissadan hisse- Her konuda zamanlama, icraat kadar onemlidir.

TAVLA TEORISYENLERI

Cihar attim, ses oynadim!
Eksik olmasinlar... Benim, "Tavla biz Turklerin milli sporudur" konulu yazima, Emre Akoz de, Ali Saydam da katkida bulundular.

Ben "Tavla oyununda is, yuzde 95 sansa baglidir" demistim.

Emre Akoz, Einstein'i sasirtacak ihtimaliyet hesaplari ile, herkesin sansinin esit oldugunu kanitladi.

Keske bu, gercekten boyle olsa.

Ayni zamanda is hayatina atilmis ve ikisi de ayni yeteneklere sahip iki rakip isadaminin basari sanslari, zaman uzadikca esitlense mesela.

Ali Saydam ise "Tavlanin da kitabi var" diyerek, benim sans agirlikli yorumuma karsi cikti.

Ne olacak yani?

"Ask"in da kitabi var. Bu kitaplari okuyanlar, daha iyi asik mi oluyor?

Avukat arkadasim Ugur Koclu ise, benim tezime destek verdi ve soyle dedi

- Tavla sansa degil, hesaba ve bilimsel kitaplara dayali bir oyun olsaydi, biz Turkler, tavlaya boylesine tutkun olur muyduk?

Akoz'e de, Saydam'a da, Dede Efendi'nin, Karcigar Kocekce'sini ithaf ediyorum

"Cihar attim ses oynadim,

Yine felek yendi beni of...

Ama yine de, butun tavla oyuncularina, Emre Akoz ve Ali Saydam'i ciddiye almalarini tavsiye ediyorum.

Bundan boyle her oyunda, yaninizda bir hesap makinesi, kagit-kalem ve kitap bulundurun.

Her attiginiz zari yazin... Bir oyun boyunca atilan zarlari kaydederek, bundan sonra gelecek zarlari ongorun.

Eger rakibiniz son anda du-ses atarak sizi mars ederse, kavga cikarin.

- Sen ne kural, ne hesap biliyorsun. Oyunu kazansan bile, kitaba ve hesaba gore, ben hukmen galibim, deyin.

Bakalim ne olacak sonra!

Mesajlariniz icin: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
sinirsiz hosting
Sari Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S. - Tum haklari saklidir