kapat
22.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

EMRE AKÖZ


Ancak acemi ile kumarbaz tavlayı 'şans oyunu' sanır!

SABAH yazarı Mehmet Barlas 'tavla'yı Türkler'in milli sporu ilan etti. Bu yarı şaka, yarı ciddi saptamaya yürekten katılırım.

Ancak Barlas'ın yazısında tavlanın mantığına ilişkin hem gayet doğru, hem de yanlış değerlendirmeleri var. Bir ikisine değineyim...

Türkler için tavlanın; yüzde 95'i şans, yüzde 5'i de ezberlenmiş oyunlar olduğunu yazmış Barlas. Ve eklemiş Türkler bu klişeleri 'bilgi' sanıyor. Gerçekten de Türkler binlerce kere ifade edilmiş sözleri bir kez daha tekrarlamayı 'bilgi' sanır. Ancak bunların gerçek olması, tavlanın yüzde 95'i şansa dayanan bir oyun olduğu anlamına gelmiyor. Nedenini ortaya koymadan önce anılara bir dalalım...

****

1980'li yıllar... Ben o zaman fırsat buldukça Kamburun Bahçesi'ne giderdim. Kamburun Bahçesi, İstanbul Beşiktaş'tadır. Semte Akaretler tarafından girin. Ana caddede biraz ilerleyin. Solda, iki dükkan arasında bir geçit vardır.

İşte bu geçitten girince birden bir 'vaha' ile karşılaşırsınız. Dev çınar ağaçlarının kapladığı bir alan... Beşiktaş'ın o 'üst üste', 'sırt sırta' düzeninden uzak bir soluk alma alanı.

Denilene göre burası bir kadınınmış. Sonra kambur olan oğluna kalmış. Müteahhitlerin, vurguncuların ağzının suyunu akıtan bu arsayı bina yapılmamak şartıyla bırakmış.

Şimdi dökülen, otopark haline getirilen bu alan eskiden gerçekten çok hoş bir mekandı. Kahve ile çay bahçesi arası bir yerdi. Yaz geldi mi masalar bahçeye çıkarılırdı. Bir tarafta alışveriş yorgunu Beşiktaş sakinleri çay-kahve içer, sohbet ederdi. Diğer tarafta oyunlar oynanırdı Tavla, king, briç, satranç, okey...

Ben de fırsat buldukça orada satranç oynardım. Dalga geçmeyin, son derece güçlü oyuncular vardı. Yanlış hatırlamıyorsam 1986'da 4 asil, 2 yedek oyuncudan oluşan 'kahve' ekibiyle Takımlar Şampiyonası'na katılıp İstanbul üçüncüsü olmuştuk. Kupayla bahçeye döndüğümüzde alkışlarla karşılanmıştık.

****

Son derece efendi, esprili, candan abilerimiz vardı kahvede. Tabii çoğunluğu tavla oynardı. Bir yandan maç muhabbeti yapılır... Bir yandan zarlar atılır; çaaat, çuuut pullar vurulurdu. Bir şamata, bir gırgır...

Tahmin edeceğiniz gibi tavlada gayet iddialı olanlar vardı. O mu iyi, bu mu iyi? Tartışmalar sürerken, günün birinde kahveden içeri girdik ki, duvara kocaman bir karton asılmış. Üstüne de iki iddialı tavlacının, Ahmet ile Murat'ın adları yazılmış.

Efendim iddiada o kadar ileri gitmiş ki bu iki usta tavlacı, sonunda uzun soluklu bir kapışmaya karar vermişler.

Ahmet ile Murat o gün bir parti yaptılar. Ahmet 5-3 yendi. Bunu kartona yazdılar. Ertesi gün Murat 5-4 yendi. Onu da kaydettiler. Bu arada biz satranççılar da merakla izliyoruz olup biteni.

Aradan iki üç ay geçti... Oynayıp yazıyorlar, oynayıp yazıyorlar. Sonuçta bir de baktık ki Ahmet arayı açıyor. Diyelim ki 100 parti sonuda 60'a 40 öne geçti. Murat da ister istemez yenilgiyi kabul etti.

****

Bu olayı niye anlattım? Çünkü tavladaki şans payı sanılandan çok daha azdır. "İyi zar gelirse kazanırsın, kötü zar gelirse kaybedersin" fikri bir kendini avutmadan ibarettir.

Nedenini anlatayım...

Şans faktörü tavlada elbette vardır ama anlıktır. O oyuna, hatta o hamleye mahsustur. (Ayrıca şunu da unutmamalı Benim için şans olan, karşı taraf için de şanssızlıktır.)

Bilim bize şunu göstermiştir Eğer zarları gelişigüzel atmaya başlarsanız... Uzun denemelerin ardından... Diyelim ki 210 atıştan sonra... Sayılar eşitlenir!

Yani İki zarda 21 farklı sayı tipi vardır. 210 atış sonra, faraza, 9 kere 6-6, 11 kere 6-5, 10 kere 6-4 ve diğerleri gelir. Devam edin Diyelim ki 500 atış sonra bu sayıların hemen hemen eşit olduğunu göreceksiniz.

****

Bizim Ahmet ve Murat abiler de ustalıklarını ölçmek için işte bu yola başvurmuşlardı. Gerçekten de tek partinin sonucu şansa bağlı olabilir. En acemi tavlacı, en kral tavlacıyı yenebilir.

Ama oynamaya devam ederseniz... Usta tavlacı, yani elindeki imkanı (zarı) iyi değerlendiren tavlacı zamanla ortaya çıkar. Uzun vadede usta kendini belli eder.

Tavlanın satrançtan farkı şudur Satrançtaki tek bir karşılaşmada, bir aceminin bir ustayı yenme olasılığı diyelim ki yüzde 1'dir. Tavlada ise bu oran yüzde 45'e kadar çıkar.

****

İşte tam da bu yüzden 'uzmanlaşma' düzeyi düşük Türkler için tavla harika bir oyundur. Öyle ya Usta da olsan kazanırsın, acemi de olsan...

Tavlada emek vermek, uğraşıp didinmek, yoğunlaşmak gerekmez. Yine de oyunu kazabilirsin. Satrançta ise bu tavır işe yaramaz. Ciddi çaba gerektirir. Oturup çalışmadan usta olamazsın.

Ancak şunu da görmek gerekir Tavlada galibiyetin şansa bağlı olduğunu söylemek bir iki parti için geçerlidir. Yukarıdaki anekdotta olduğu gibi, karşılaşma sayısı arttıkça usta tavlacı ortaya çıkar. Yüzde 95 olan şans payı dramatik bir biçimde düşer. Acemi tavlacı tüyer, ustanın yıldızı parlar.

Dolayısıyla, "Tavla yüzde 95 şansa bağlıdır" demek, acemi zihniyetidir. Hatta o bile değil Aslında bu, kumarbazın bakış açısıdır. Yani "Bir parti oynarım, kazanırsam ne ala!"

Halbuki kendine güvenen usta tavlacı işi şansa bırakmaz. Rakibine bir parti değil, 10 parti oynamayı teklif eder. Çünkü fazla sayıda karşılaşma yapmanın istatistiki olarak kendisine yarayacağını bilir.

İşte bu yüzden, yani hem uzmanlaşmamış acemilere ve kumarbazlara, hem de risk alırken ileriyi düşünenlere imkan tanıdığı için, tavla bizde çok sevilir.

ŞU HAYATIN İŞİNE BAK!
Hayat ne garip! Şu dünyayı değerlendirirken hemen hiçbir 'mutlak değer' yok elimizde. Haberi görmüşsünüzdür Uzun çabalar sonucunda, cezaydı tedbirdi derken, ABD'de trafik kazaları epey azalmış. Şahane değil mi? Ne mutlu Amerikalılar'a. Ama hayır, mesele olaya nereden baktığınıza bağlı. Çünkü bunun üzerine organ bekleyen hastalar umutsuzluğa düşmüş. Kazalar azalınca, ölümler azalmış. Ölümler azalınca doktorlar nakledecek organ bulamaz olmuşlar. Yani birini kurtarayım derken, diğerini feda ediyorsun. Hayatın ironisi işte!


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
sınırsız hosting
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır