|
 |
|

EMRE AKOZ
Ancak acemi ile kumarbaz tavlayi 'sans oyunu' sanir!
SABAH yazari Mehmet Barlas 'tavla'yi Turkler'in milli sporu ilan etti. Bu yari saka, yari ciddi saptamaya yurekten katilirim.
Ancak Barlas'in yazisinda tavlanin mantigina iliskin hem gayet dogru, hem de yanlis degerlendirmeleri var. Bir ikisine degineyim...
Turkler icin tavlanin; yuzde 95'i sans, yuzde 5'i de ezberlenmis oyunlar oldugunu yazmis Barlas. Ve eklemis Turkler bu kliseleri 'bilgi' saniyor. Gercekten de Turkler binlerce kere ifade edilmis sozleri bir kez daha tekrarlamayi 'bilgi' sanir. Ancak bunlarin gercek olmasi, tavlanin yuzde 95'i sansa dayanan bir oyun oldugu anlamina gelmiyor. Nedenini ortaya koymadan once anilara bir dalalim...
****
1980'li yillar... Ben o zaman firsat buldukca Kamburun Bahcesi'ne giderdim. Kamburun Bahcesi, Istanbul Besiktas'tadir. Semte Akaretler tarafindan girin. Ana caddede biraz ilerleyin. Solda, iki dukkan arasinda bir gecit vardir.
Iste bu gecitten girince birden bir 'vaha' ile karsilasirsiniz. Dev cinar agaclarinin kapladigi bir alan... Besiktas'in o 'ust uste', 'sirt sirta' duzeninden uzak bir soluk alma alani.
Denilene gore burasi bir kadininmis. Sonra kambur olan ogluna kalmis. Muteahhitlerin, vurguncularin agzinin suyunu akitan bu arsayi bina yapilmamak sartiyla birakmis.
Simdi dokulen, otopark haline getirilen bu alan eskiden gercekten cok hos bir mekandi. Kahve ile cay bahcesi arasi bir yerdi. Yaz geldi mi masalar bahceye cikarilirdi. Bir tarafta alisveris yorgunu Besiktas sakinleri cay-kahve icer, sohbet ederdi. Diger tarafta oyunlar oynanirdi Tavla, king, bric, satranc, okey...
Ben de firsat buldukca orada satranc oynardim. Dalga gecmeyin, son derece guclu oyuncular vardi. Yanlis hatirlamiyorsam 1986'da 4 asil, 2 yedek oyuncudan olusan 'kahve' ekibiyle Takimlar Sampiyonasi'na katilip Istanbul ucuncusu olmustuk. Kupayla bahceye dondugumuzde alkislarla karsilanmistik.
****
Son derece efendi, esprili, candan abilerimiz vardi kahvede. Tabii cogunlugu tavla oynardi. Bir yandan mac muhabbeti yapilir... Bir yandan zarlar atilir; caaat, cuuut pullar vurulurdu. Bir samata, bir girgir...
Tahmin edeceginiz gibi tavlada gayet iddiali olanlar vardi. O mu iyi, bu mu iyi? Tartismalar surerken, gunun birinde kahveden iceri girdik ki, duvara kocaman bir karton asilmis. Ustune de iki iddiali tavlacinin, Ahmet ile Murat'in adlari yazilmis.
Efendim iddiada o kadar ileri gitmis ki bu iki usta tavlaci, sonunda uzun soluklu bir kapismaya karar vermisler.
Ahmet ile Murat o gun bir parti yaptilar. Ahmet 5-3 yendi. Bunu kartona yazdilar. Ertesi gun Murat 5-4 yendi. Onu da kaydettiler. Bu arada biz satranccilar da merakla izliyoruz olup biteni.
Aradan iki uc ay gecti... Oynayip yaziyorlar, oynayip yaziyorlar. Sonucta bir de baktik ki Ahmet arayi aciyor. Diyelim ki 100 parti sonuda 60'a 40 one gecti. Murat da ister istemez yenilgiyi kabul etti.
****
Bu olayi niye anlattim? Cunku tavladaki sans payi sanilandan cok daha azdir. "Iyi zar gelirse kazanirsin, kotu zar gelirse kaybedersin" fikri bir kendini avutmadan ibarettir.
Nedenini anlatayim...
Sans faktoru tavlada elbette vardir ama anliktir. O oyuna, hatta o hamleye mahsustur. (Ayrica sunu da unutmamali Benim icin sans olan, karsi taraf icin de sanssizliktir.)
Bilim bize sunu gostermistir Eger zarlari gelisiguzel atmaya baslarsaniz... Uzun denemelerin ardindan... Diyelim ki 210 atistan sonra... Sayilar esitlenir!
Yani Iki zarda 21 farkli sayi tipi vardir. 210 atis sonra, faraza, 9 kere 6-6, 11 kere 6-5, 10 kere 6-4 ve digerleri gelir. Devam edin Diyelim ki 500 atis sonra bu sayilarin hemen hemen esit oldugunu goreceksiniz.
****
Bizim Ahmet ve Murat abiler de ustaliklarini olcmek icin iste bu yola basvurmuslardi. Gercekten de tek partinin sonucu sansa bagli olabilir. En acemi tavlaci, en kral tavlaciyi yenebilir.
Ama oynamaya devam ederseniz... Usta tavlaci, yani elindeki imkani (zari) iyi degerlendiren tavlaci zamanla ortaya cikar. Uzun vadede usta kendini belli eder.
Tavlanin satranctan farki sudur Satranctaki tek bir karsilasmada, bir aceminin bir ustayi yenme olasiligi diyelim ki yuzde 1'dir. Tavlada ise bu oran yuzde 45'e kadar cikar.
****
Iste tam da bu yuzden 'uzmanlasma' duzeyi dusuk Turkler icin tavla harika bir oyundur. Oyle ya Usta da olsan kazanirsin, acemi de olsan...
Tavlada emek vermek, ugrasip didinmek, yogunlasmak gerekmez. Yine de oyunu kazabilirsin. Satrancta ise bu tavir ise yaramaz. Ciddi caba gerektirir. Oturup calismadan usta olamazsin.
Ancak sunu da gormek gerekir Tavlada galibiyetin sansa bagli oldugunu soylemek bir iki parti icin gecerlidir. Yukaridaki anekdotta oldugu gibi, karsilasma sayisi arttikca usta tavlaci ortaya cikar. Yuzde 95 olan sans payi dramatik bir bicimde duser. Acemi tavlaci tuyer, ustanin yildizi parlar.
Dolayisiyla, "Tavla yuzde 95 sansa baglidir" demek, acemi zihniyetidir. Hatta o bile degil Aslinda bu, kumarbazin bakis acisidir. Yani "Bir parti oynarim, kazanirsam ne ala!"
Halbuki kendine guvenen usta tavlaci isi sansa birakmaz. Rakibine bir parti degil, 10 parti oynamayi teklif eder. Cunku fazla sayida karsilasma yapmanin istatistiki olarak kendisine yarayacagini bilir.
Iste bu yuzden, yani hem uzmanlasmamis acemilere ve kumarbazlara, hem de risk alirken ileriyi dusunenlere imkan tanidigi icin, tavla bizde cok sevilir.
SU HAYATIN ISINE BAK!
Hayat ne garip! Su dunyayi degerlendirirken hemen hicbir 'mutlak deger' yok elimizde. Haberi gormussunuzdur Uzun cabalar sonucunda, cezaydi tedbirdi derken, ABD'de trafik kazalari epey azalmis. Sahane degil mi? Ne mutlu Amerikalilar'a. Ama hayir, mesele olaya nereden baktiginiza bagli. Cunku bunun uzerine organ bekleyen hastalar umutsuzluga dusmus. Kazalar azalinca, olumler azalmis. Olumler azalinca doktorlar nakledecek organ bulamaz olmuslar. Yani birini kurtarayim derken, digerini feda ediyorsun. Hayatin ironisi iste!
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|