|
 |
|

VEDAT BAYRAM
Tel örgüler öncesi
Hafızalarımızı bir yoklayınız! Bugün Türkiye'de tartışılan tel örgülerin kaldırılması konusu 2001-2002 futbol sezonu sonlarına doğru F.Bahçe Stadı'nda yönetimin aldığı bir kararla aniden uygulanmaya konuluyor.
Günü birlik bir karar ve fiili bir durum! Ertesi gün, İstanbul eski Valimiz Sn.Erol Çakır arıyor. 'Kiminle görüşüldü, kim izin verdi? Riskli bir konu' diye tepki koyuyor. Başkan Yıldırım, 'İçişleri Bakanı Tantan'la görüştük' diyorsa da; Vali bey tepkisini devam ettiriyor, şehrin asayişinden 1. derecede sorumlu olduğunu ifade ediyor ve teşebbüs öylece kalıyor. Ülkemizde, tel örgüleri savunan yok! Ancak kaldırılmasının öncesi çalışmalar, ivedilikle tamamlanmalıdır. Bu öncelikli aşama TEL ÖRGÜLERİN ZİHİNLERDEN kaldırılmasıdır. Bunun için bir süreç başlatarak işin alt yapısı hazırlanmalı ve stat müdavimleri ruhen bu işe hazır olmalıdır. İlk aşamada planlanması gereken bu çalışma da;
Tribün liderlerine de yetki ve sorumluluk verilmelidir. Adı üstünde tribün lideri! Üzerlerinde bulunan bir takım titir ve üniformalarla insanlar bu yok sayılamayacak gruba net bir gözlükle bakmalı ve demeçlerinde rehabilitasyona dikkat etmelidir.
Vali, emniyet müdürü, kulüp başkanı, futbolla ve sporla ilgili tüm kurum yetkilileri bu insanlara çapulcu muamelesi yapmamalı. Aksine onlara görev ve sorumluluk yüklemelidir. Bunun örneği 1990'lı yıllarda görülmüştür; Mehmet Ağar Bey'in İstanbul Emniyet Müdürü, Süleyman Başgör'ün Kadıköy İlçe Emniyet Müdürü olduğu dönemlerde bu uygulama yapılmış ve başarıya ulaşılmıştır. Önce bu kişiler davet edilmiş, kendileri ikaz edilerek çıkacak olaylardaki sorumlulukları hatırlatılmış uymayanlar hakkında gereği yapılmış ve bu hadise başarıyla sonlanmıştı.
Basın Yayın kuruluşları ile de desteklenecek bu çalışma ile halk oyu yaratılarak tel örgülerin fiziken kaldırılması için ortam hazır edilmelidir. Televizyonların spor müdürleri programlar yaparak her kesimi temsil eden tartışmacılar ve toplum psikoloji uzmanları ile bu konu desteklenmelidir. İstanbul'un bu husustaki önemli şansı, Sn.Vali Muammer Güler ve zamanında Kadıköy İlçe Emniyet Amirliği de yapan, şehri ve halkı iyi tanıyan değerli dostum İstanbul Emn. Müdürü Celalettin Cerrah'tır.
2002 Sayılı güvenlik tebliği de, çalışmaya temel oluşturmalıdır. Önerilerimizin dışında bazı uygulama girişimleri başarısız olmuştur. 'Asarız, keseriz, ceza veririz' demeçleri de zaman kaybından başka bir netice vermeyecektir. Bu işlemler tamamlandıktan sonra "Tel örgüler kaldırılmalıdır." Acelecilikle, önemli bir iş yaparcasına kaldırılmaya çalışılan tel örgünün ortaya koyacağı sonuç; "Dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet" olabilir. Sorumlularda silsile yolu ile bu suça iştirak etmiş sayılır
Protokol karmaşası
Basın Yayın organlarında Vip Tribününe girişlerin 100 milyon TL. olduğuna dair haberler var. "İnsanların zihinleri bulanıyor!" Sanki daha önce "protokol tribünlerinden hiç ücret alınmıyormuş" gibi yanlış bir intiba veriliyor. Geçen yıl protokol tribünü ücreti 45-50 milyondur.
Akabinde M.Atalay, hiç şık olmayan açıklamalar yapıyor, "Dünyanın hiçbir yerinde böyle bedavacılık yok" diyor. Cumhurbaşkanı ve Valiler hariç, herkesin 100 milyon TL vereceği beyanları basında çıkıyor.
Şimdi teamüllere uymayan bedavacılıkla nitelendirdikleri kişi ve kurumlara bakalım. Milletvekilleri, mevcut ve emekli or.gen. rütbeli askeri zevat. Belediye Başkanı Harp Akademileri Kom., Vali Yardımcıları, Jandarma Bölge Komutanı, Mit Bölge Başkanı, Emniyet Müdürü, ömür boyu kart sahibi teşkilat mensupları ve Milli Takım Teknik Direktörleri vs..
Bu kişiler yaptıkları görev ve verdikleri hizmetler karşılığı kendilerine devletin verdiği hakla buraya girerler. Bu meslek grupları Milletvekilleri hariç, mahdut ücret alırlar, sayıları da 20-25'i geçmez. Dünyada karşılaştırılan meslektaşları ile maddi standartları mukayese edilemez. Ne önemli rakam! Bravo yetkililere. Ha kastedilen ve gazete resimlerine yansıyan kesim Milletvekilleri ise sayıları bir hayli kabarık geliyor.
Sn.Atalay, bedavacı diye nitelendirdiği kesimle, bunu kastediyorsa; buram buram masa başı bürokrasi kokan bir karar olur, çünkü uygulayamaz. Onlara karşı, İl Müdürleri ve diğer görevliler, nasıl direnip, kendilerini nasıl savunacak? Sn. Atalay; sonuç olarak bu Milletvekillerinden 100 er milyon tahsil edebilirsen, seni ayakta alkışlayıp iltifat edeceğim.
NOT Futbol federasyonu üyelerinden de, ücret alınmaz.
Uçan kız
Şampiyon atletimiz Süreyya Ayhan, Golden Lig'in 4. ayağı Berlin'de harikalar yarattı. 3.59.58 lik derecesi ile koşmadı, adeta uçtu! Ve en yakın rakibine 70.80 m fark atarak, pist rekoru ile yarışı tamamladı. Geçen yarışta "Bayraksız Koşturulan Şampiyon" diye yazmamız onu çok etkilemiş olmalı ki; Yarışı tamamlar tamamlamaz bayrağımıza sarıldı. Şimdi oldu Süreyya Ayhan! Türk Bayrağının gölgesi sana çok yakıştı! Kutlar ve Zürih'de başarılar dilerim.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|