kapat
14.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

GREENCARD

EMRE AKÖZ


Çizgi zengin ama fikir fakir

Siz bu yazıyı okurken kısmetse Ürgüp'te olacağım. Bundan iki ay önce burada söz etmiştim Ürgüp Belediyesi'nin düzenlediği karikatür yarışmasında jüri üyeliği yapmıştık. Bugün de ödül töreni var. Katılıp döneceğim.

Karikatür dedik de... Bu arada İstanbul Esenyurt Belediyesi de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir yarışma düzenlemiş. Konu Her Yönüyle Kadın.

Turhan Selçuk, Semih Balcıoğlu, Erdoğan Bozok, Orhan Doğu, Ferit Avcı, Kamil Masaracı ve Mete Göktürk'ten oluşan jüri Huriye Akbal'ın eserini birinci seçmiş. Raif Gökkuş ikinci, Mehmet Altuğ ise üçüncü olmuş.

****

Yarışmada ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan karikatürleri kitap haline getirmişler. Bu kitabı karıştırırken bir şey dikkatimi çekti. Yarışmanın adı 'Her Yönüyle Kadın'; ancak yarışmacıların hemen tümü konuyu 'Kadın Sorunları' olarak algılamış. Kadınların evde ve sokakta karşılaştığı sorunları dile getirmişler.

Halbuki 1) Çeşit çeşit kadın var. Orta sınıftan ya da fakir kadınlar olduğu gibi manken de, zengin kadın da, siyasetçi kadın da, bilim kadını da bu toplumda yaşıyor. 2) Kadın sadece acı çeken değil, çektiren de bir yaratık Evet aldatılıyor ama aldatıyor da, evet seviyor ama kin de besliyor, törelerin kurbanı da oluyor, destekçisi hatta uygulayıcısı da... Kadının bu yönü ortaya konmamış.

****

Burada bir algılama sorunu ortaya çıkıyor. Biz de, tabii başka bir açıdan, benzeri bir sorunla karşılaşmıştık. Konu 'halı ve kilim' ya... 10 yarışmacıdan 7'si halıyı, kilimi Ürgüp ve Peri Bacaları ile bir arada düşünmüştü. Halının ve kilimin günlük yaşamdaki, politikadaki (örneğin kırmızı halı), ekonomideki, spordaki (örneğin halı saha) yerini irdeleyen sanatçımız pek azdı.

Sadece Ürgüp ya da Esenyurt belediyelerinin yarışmalarına katılan karikatürcülerde değil... Yıllar boyu uğraşıp didinerek neticede belli başlı gazetelerde çizen sanatçılarda da bu tip bir 'ideolojik' sorun olduğunu görüyoruz.

****

Çizgiler süper. İşçilik muazzam. Küçücük bir ayrıntıyla neler neler anlatılıyor. Ancak 'ideoloji' çoğunun gözünü karartıyor. Siyaset başta olmak üzere hayata tek açıdan bakıyorlar. Hatta şunu da söyleyeyim Çoğu kez olup biteni anlamıyorlar dahi.

Bugünden örnekler vererek polemiğe yol açmak istemiyorum. Geçmişe uzanalım.

Yaşı yetenler hatırlar Turgut Özal döneminde Türkiye'ye Çikita muz ithal edilmişti. O zamanlar muz 'zengin işi' bir yiyecek olarak kabul ediliyordu. Viski muamelesi görüyordu.

Vay efendim sen misin muz ithal eden! Sanatçılar fırçaya, kaleme sarılıp Çikita ithalini eleştiren sürüyle karikatür çizdiler. Yaptıkları sıradan bir popülizmden ibaretti. Özal'ın aldığı bu kararın ardındaki felsefeyi anlamıyorlardı.

Aradan yıllar geçti. Bugün muz hemen her yerde satılıyor. Üstelik birçok meyveden daha ucuz. Sıradanlaştı Muz yemenin hiçbir 'statü değeri' yok artık. Varoşlarda dahi isteyen muz alıyor. (Geçen gün yazmıştım; Yeni Rakı'dan daha ucuz sürüyle viski satılıyor marketlerde.)

****

İşin ironik tarafı şurada O dönemde Özal karşıtı karikatüristler Çikita'ya karşı çıktılar. Peki ne adına? Efendim yoksulun, dar gelirlinin, işçinin hakkını koruyorlardı. Evet görünüşte böyleydi. Karikatüristler 'halkın' çıkarını düşünüyorlardı.

Halbuki tam tersi geçerliydi. Muz ithaline karşı çıkmak bu meyvenin pahalı olmasına yol açıyordu. Sonuç Muz ancak zenginlerin yiyebileceği bir meyve olarak kalıyordu. Karikatüristler farkında olmadan amaçladıkları

şeyin karşıtını desteklediler o dönemde.

Bunları niye hatırlattım? Çünkü birçok kişinin 'hafife' aldığı karikatür sanatını çok severim, takdir ederim. Ancak 'çizgi zengini' bazı karikatüristlerin birer 'fikir fakiri' olmasından da üzüntü duyarım.

OKTAY EKŞİ'NİN YAZISI BOYA KÜPÜNE DÜŞMÜŞ
Yazar ve çevirmen Fahrettin Çiloğlu, Radikal'e gönderdiği mektupta bold (kalın harf) vb. kullanılmasını eleştirmiş ve bu uygulamanın sebebini sormuştu. Ben de durumdan vazife çıkararak, dozunda 'boldlamanın' gazete yazısını güzelleştirdiğini, fazlasının ise aşırı makyaj yapmış kadına benzettiğini belirtmiştim. Bugün olaya son noktayı koyuyoruz Hürriyet'in başyazarı Oktay Ekşi'nin dünkü yazısı baştan sona bold harflerle dizilmişti. Makyaj ne kelime; bu kez kadını boya küpüne sokup çıkarmışlar! (Herhalde bir hata oldu.)


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
TEMA

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır