|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Al sana rezerv!
Merkez Bankası'nın yurtdışında çalışan vatandaşından ticari mevduat toplaması doğru mu? Konuyu dün gündeme getirmiştim. Hatta bir dostum ile aramızda geçen diyaloğu aktarmıştım.
Temel soru ÅŸuydu
Merkez Bankası geçen yıl yüksek faizle topladığı 15.5 milyar dolarlık işçi dövizleri için 1.3 milyar dolar faiz ödedi.
MB, neden ticari bankalara özgü fonksiyonu gerçekleştiriyor? Ödediğimiz bedel, kaynakları kıt bir ülke için yüksek değil mi? Ayrıca bu döviz yurtdışı bankalarda düşük faizle değerlendiriliyor. Yani astarı, yüzünden pahalıya gelen bir işlem yapıyoruz.
Önce Ankara'dan gelen düzeltmelere yer verelim
1) Dövizimiz Dresdner Bank'ta tutulmuyor. Bu banka ile yapılan anlaşma 1.5 ay önce bitti. Paramız yerli ve yabancı muhabir bankalarda duruyor. Anlaşma sırasında Dresdner'de tutulan miktar sadece 863 milyon dolardı.
2) Merkez Bankası'nın rezervlerinin sadece 426 milyon dolarlık kısmı kullanılamaz rezerv. Dolaysıyla işçi dövizleri kullanılabilir rezervdir.
3) Rezervler aktif yönetim prensibine göre nemalandırılıyor.
Detayları bir kenara bırakıp temel sorumuza verilen yanıta dönelim. MB, ticari mevduat toplamanın bankanın temel işlevine uygun olmadığını kabul ediyor ama ekliyor
"Geçmişten gelen bir uygulama. Merkez bankaları mevduat toplamaz. Doğru. Ama gurbetçilerimiz alıştı. MB'yi güvenli bir liman olarak görüyor. Aslında merkez bankalarının, bizde olduğu gibi yüksek döviz rezervi tutma iştahı olmaz. Türkiye'yi farklı kılan, ülkenin kısa vadeli yüksek dış borca sahip olması ve ekonomik istikrarsızlıklardan kaynaklanan dövize sürekli müdahale etme gereğinin doğması. Ticari mevduat işinden zamana yayarak çekilebiliriz."
Olayı karmaşıklaştırmanın gereği yok.
Özeti şu
Kamu, hesapsız ve plansız harcıyor. Hantal ve verimsiz yapısı ile ne kâr ne de sosyal politika üretiyor. Kamu ülkeyi büyütecek kaynakları emiyor. Kamu toplanan dolaylı ve dolaysız vergiler ile iç, dış borç ve cari harcamalarını karşılayamıyor. Bu kez Hazine devreye sokularak yurtdışında borç aranıyor. Borç veren resmi kreditörler (IMF gibi) ise verdiği mangırları geri alacak "yüksek döviz rezervi"ni şart koşuyor. Şartının yerine getirilmesi için "istikrar" adı verilen politikaların uygulanmasını istiyor. Hazine'nin kasası olan Merkez Bankası'nın yüksek rezerv iştahının altında bu kısırdöngü yatıyor. MB işçilerden en düşük vadesi bir yıl olan 15.5 milyar dolar topluyor. İşte size rezerv" diyor. İşçi dövizlerine de 1.3 milyar dolar faiz ödüyor. (% 9 civarında.)
Parayı Dresdner Bank'ta değil de yurtdışında faaliyet gösteren A, B, C bankalarında tutuyor. Karşılığında 200 milyon dolar faiz geliri elde ediyor. Ne farkeder? Merkez'in rezervi, gavurun sanayisine kaynak oluyor mu, olmuyor mu?
Allah bilir, Merkez'in parasını düşük faizle tutan, A, B, C bankaları, Hazine'ye yüksek faizle borç bile veriyordur...
Dün ve bugün dile getirmek istediğimiz çarpıklık buydu...
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|