|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Meşruiyet mi ulusal çıkar mı?
Aslında tezkere adı altında tartıştığımız konu şu Uluslararası meşruiyet mi önemlidir, ulusal çıkarlar mı?
Hangisi önde gelir?
Uluslararası meşruiyetin nasıl sağlanacağı belli.. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri bir konuda hemfikir olacaklar.. Karar alacaklar..
Türkiye Konsey'de var mı?
Yok..
Peki Konsey'in aldığı karar 'Uluslararası meşruiyeti' sağlasa bile ulusal çıkarlarımız ile örtüşmüyorsa ne yapacağız?
'Ne yapalım; Konsey üyeleri böyle istiyor' diye ulusal çıkarlarımızı savunmayacak mıyız?
Demek ki her ülke için ulusal çıkarlar daha önde geliyor..
Ankara 1 Mart'ta ulusal çıkarlar üzerinden hesap yapmadı.. Uluslararası meşruiyeti daha fazla önemsedi..
Bunu geçerli saydı..
'BM kararı olmazsa adım atmam' dedi..
Atmadı da.. Aradan altı ay geçti.. Irak'ta sürmekte olan yangına seyirci kalmanın ulusal çıkarlarımızla bağdaşmadığı ortaya çıktı..
Yeni bir tezkere gündeme geldi..
Ama uluslararası meşruiyet yine yoktu.. BM'den hiçbir karar çıkmadı..
BM kararı olmazsa asker gönderemeyiz diyen.. Bir ay öncesine kadar bu tutumundan taviz vermeyen Cumhurbaşkanı Sezer bile değişti..
Uluslararası oydaşma, hemfikir olma önkoşulunu kaldırdı, yerine ulusal çıkarların gerektirdiği biçimde davranılması talebini koydu..
Yani, ulusal çıkarların daha önde geldiğini kabul etti..
Sezer dün yaptığı açıklamada da 'BM kararı şart' demedi, 'uluslararası meşruiyet koşulunun bulunup, bulunmadığını takdir etmek yetkisi Meclis'indir' dedi..
Bu sözlerle tezkereye yeşil ışık yaktı..
Şimdi konu önce Bakanlar Kurulu'na, sonra Meclis'e gelecek..
Bakalım retçi AKP'liler ne diyecek?
Meclis Başkanı Arınç da, bu uğurda bakanlık koltuğunu bırakan Yalçınbayır da, Sezer gibi fikir mi değiştirecek?
Bekleyip göreceğiz..
Şimdi diyebilirler ki Irak'ta durum değişti.. O zaman savaşa gidecektik, bugün istikrarı sağlamaya gideceğiz.. Bu yüzden gönül rahatlığıyla oy veririz..
Tamam da, o gün risk çok azdı, bugün çok fazla..
Savaşa girseydik, hem K. Irak'ta olacaktık, hem de askerimizi risk altına sokmayacaktık..
Şimdi aynı durum geçerli değil.. Çünkü askerimizi şeytan üçgenine göndereceğiz..
Bunu ben söylemiyorum..
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök söyledi.. 'Askerimizin burnu kanamadan geri gelecektik' dedi.. Tezkere reddedilince söyledi..
Daha savaş patlamadan söyledi..
Peki İstikrar Gücü'ne katılmamızı daha riskli bulan kim?
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt..
Yani, 'İstikrar Gücü'ne katılacağız' şemsiyesi durumu kurtarmıyor..
Türk askerinin Irak'a gitmesi, orada görev yapması meşru mu?
DeÄŸil..
Ama ulusal çıkarlarımız bunu gerektiriyor..
Demek ki uluslararası meşruiyet, ulusal çıkarların önünde gelmiyor..
'Gelir' diyenler, yanıldıklarını altı ayda gördüler..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|