|
 |
|

ILKER SARIER
Dugunun analizi
Basbakan Erdogan'in oglu evleniyor ya, sanirsiniz kiyamet koptu.
Medya teyakkuza gecti.
Rant ortamini kacirmak istemeyen zevat-i muhterem ise davetiye telasina kapildi.
Bana da gelir mi acep?
Postacinin yollari gozlenir oldu.
Davetiyesine kavusanlar, kostular, 10 bin kisinin arasina tikistilar.
Maksat, gorunmek!
"Adam yerine konma" sendromu!..
Hele hele basinda bu kovalamacanin modasi hic gecmez.
Ismet Pasa tarafindan "fevkalade musaadeye mazhar" kalemler, bu imtiyazlarindan nasil pek mutlu oluyorlardi ise, bugun de devam ediyor ayni durtuler.
Saray edebiyatciligindan beri devam eder bu gelenek.
Ozal'in "yatak odasina" kadar kabul edilmekle ovunenleri, "Semra Hanim beni gecelikleriyle karsiladi" diye boburlenenleri de gordu bu basin...
Bu durtuler galiba insanin dogasinda var.
"Adam yerine konulmaktan" hoslaniyor insanoglu...
Adem Baba'miz da, Havva Ana'nin basit bir pohpohlamasi ile hart diye isirmadi mi elmayi?
Yillardir hangi yavelere el cirptigimiza bir bakin
Amerika Turkiye'siz yapamaz... Fransa bize adeta tapiyor... Helga, Turk erkeklerine bayiliyor, falan filan...
Aslini ararsaniz, George Bush bize ozgu politika yapmasini bilmiyor.
Beyaz Saray'in bahcesine cikip, "Ortadogu'daki en guclu dostumuz, canimiz cigerimiz Turkiye olmasa, biz bir hiciz" dese, o gazla aniden bir sevgi manyagi haline gelir de, butun gucumuzle Kuzey Irak'tan dalip Japonya'dan cikmaz miyiz, soyleyin Allah askina...
Bizim ruhumuza islemis bu duygusallik.
Bana gore, Erdogan'in duzenledigi nikah toreni, "kalabalik" ama aslinda "sade" bir torendi.
O sade toreni "muhtesem" hale sokan medyadir.
Projektorlerini "torene" cevirdigi icin...
Tek tek gazeteciler ve yazarlar bakimindan da, bu toren ya "cok onemli" bir etkinlik olarak algilandi ya da soyledigim gibi "sade bir toren" olarak algilandi.
VIP olmayi, VIP muamelesi gormeyi onemseyenler acisindan, bittabii ki "davet edilmis olmak" hayati bir meseleydi.
Bizim icinse, iki gencin nikahlandigi sade bir toren.
Bana davetiye gelmedi. Gelseydi de buyuk ihtimalle gitmezdim.
Cunku agir bicimde sikilirdim.
Resmi birlesimleri, gosteriye yonelik toplanmalari sevmiyorum. Beni daha ziyade ceken, az sayida kisiyle samimi sohbet ortamlaridir.
Ayrica, bu kadar inatla sergilenen "muhafazakârlik" atmosferlerinin "bogucu"lugu da cabasi, dogrusu o ya, biraz da sinir bozucu...
Genelkurmay resepsiyonunda da bulunamamistim, asiri "resmiyeti"ndan oturu sikilirim diye...
Bunlar benim kisisel tercihlerim.
"VIP" gorunmekten, "VIP" zannedilmekten hoslanmiyorum.
Konumlari ve degerleri ile "VIP" duranlari yadirgamiyorum ama "VIP" gorunmeyi, bir "titr", bir "unvan" gibi algilayanlarla karistirilmaktan da korkarim.
Ne yaparsiniz ki hayat boyle, kimisi duygu ve degerlerin, kimisi de rantin pesinde omur tuketiyor.
Celimsiz omuzlarina yuklenen "izdiham"a ragmen, nikahtan yara almadan kurtulan iki gence mutluluklar diliyorum.
Baba ve annelerinin de muruvvet sevinclerini tebrik ediyorum.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|