|
 |
|

MEHMET TEZKAN
İşitme özürlüler uçağa binemez mi?
Geçen cumartesi başıma geldi.. Ankara'da geçirdiğim yoğun ve yorucu günün ardından 18.00 uçağı ile İstanbul'a dönmek için havaalanına gittim..
Saat 17.30 sularıydı.. Elektronik panoda 18.00 uçağının karşısında 10 dakika gecikme yazıyordu..
atv Haber Müdürü Tayfun Gönüllü'yle birlikte uçuş kartımızı aldık, North Shields'in deri koltuklarına oturduk..
İkimiz de o kadar yorgunuz ki, konuşacak halimiz yok.. Çalınan müzik de hoşumuza gitti, koltuklara resmen yayıldık..
Ben bir bira söyledim..
Tayfun 'Bir şey içmem' dedi.. Oturduğu yerin tam karşısında dev elektronik pano var..
Aradan bir süre geçti.. Tayfun 'Hayret' dedi; "Hala uçağa çağırmıyorlar." Kalktı, THY görevlilerine sordu..
'Biraz sonra çağıracaklarmış' dedi.. Ben de 'Panoya bak, uçağa gidin yazınca kalkarız, burası rahat' dedim..
Saat 18.10'a kadar bekledik.. Panoda bir değişiklik yok.. Uçağa gidiniz yazmıyor..
Tayfun'a 'Kalk' dedim.. 'Sıkıldım.. Alanı turlarız, vakit geçer.'
Kalktık, sallana sallana yürüyoruz..
'Tayfun' dedim.. 'Bunlar galiba 18.00 uçağı ile 19.00 uçağını birleştirecekler.. Baksana hala uçağa çağrı yazmadı.'
Gitti, sordu.. Baktım sinirli.. 'Uçak dört dakika önce kalkmış' dedi..
Uçuş panosuna baktık.. Hala 'On dakika gecikme' yazıyor.. THY görevlisine gittik, 'Biz sizi ismen anons ettik' dedi..
Doğru, anons etmiş olabilirler.. Ama elektronik ponada uçağa gidiniz yazmadı, son çağrı diye uyarmadı..
Görevli 'Bizim sorunumuz değil' dedi, 'Devlet havameydanı görevlisine söylüyoruz ama değiştirmiyorlar.. Bazen de geç değiştiriyorlar.'
Bu arada pano aynı.. On dakika gecikme yazıyor.. Uçak kalkmış gitmiş, gecikme yazısı değişmemiş..
Görevli 'Siz panoyu değil, anonsu dikkate alacaktınız' dedi..
Ya işitme özürlüysem?
'O zaman yanınızda refakatçi olurdu' dedi..
'Karıştırdınız' dedim.. Görme değil, işitme özürlüden söz ediyoruz..
Soruyorum.. THY'nin kuralı mı? İşitme özürlüler, refakatçisi olmadan uçağa alınmıyorlar mı?
İşitme özürlü bir kişi, havaalanına geldi.. Uçuş kartını aldı.. Geçti elektronik panonun karşısına oturdu.. Panoda uçağa gidin yazarsa gidecek, başka çaresi yok..
Duymuyor..
Böyle bir kişinin uçağa binme, tek başına yolculuk etme hakkı yok mu?
Peki görevini yapmayan devlet havalimanı görevlisinin hiç mi suçu yok?
Tartışma sürerken panoda hala 'On dakika gecikme' yazıyordu.. THY görevlisi telefonu açtı, sert bir dille uyardı.. 'Rezil oluyoruz değiştirin artık.'
Sonuç.. Yapılacak bir şey yoktu, farkı ödedik bir sonraki uçağa bindik..
Bu arada havaalanlarındaki elektronik panoların bir işe yaramadığını, göstermelik olduğunu da öğrendik..
Siz siz olun.. Elektronik duyuruları dikkate almayın..
Teniste hata alkışlanır mı?
Yeşilyurt Tenis Kulübü'nde uluslararası bayanlar tenis turnuvası vardı..
Finale bir Türk çıkınca, ilgi büyük oldu.. Demek ki tenisseverler başarıya hasret..
Türk tenisçileri yarıfinalde, finalde görmek istiyorlar..
Başarı arttıkça seyirci de artacak.. Bu belli.. Bu tür turnuvaların sayısı çoğaldıkça tenis izleme kültürümüzün gelişeceğine inanıyorum..
Çünkü biraz eksik..
Finalde İpek Şenoğlu'nun rakibi Bulgar Tzvetana Pronkova idi..
Seyirciler doğal olarak Şenoğlu'nu tuttu.. Destek verdi..
Ancak destek için izlenen yöntem tenis sporu ile pek bağdaşmadı..
Oyun başlamadan önce yapılan alkışlı desteği anlıyorum.. Bu gerekiyor.. Moral veriyor, güç veriyor..
Şenoğlu'nun güzel hareketlerini, aldığı sayıları alkışla kutlamak da gerekiyor..
Peki ya Şenoğlu'nun sayı almadığı, rakibinin sayı verdiği anlarda ne yapacağız?
Bulgar tenisçi basit hata yapıyor, topu fileye takıyor..
Seyirciden alkış..
Bulgar tenisçi servis atarken çift hata yapıyor, yine alkış..
Çift hata alkışlanır mı?
Şenoğlu'nun yaptığı bir şey yok ki.. Durmuş bekliyor.. Sayıyı kendi almıyor, rakibi veriyor..
Bulgar tenisçi de şaşırmıştır..
'Herhalde hata yaptım diye beni protesto ediyorlar' demiştir..
Alkışın başka anlamı var mı?
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|