|
 |
|

EMRE AKOZ
Unlulerin gizli hayati
Belki duymussunuzdur, zaten ben de burada yazdim 'Picus' adli yeni bir sanat edebiyat dergisi cikti. Epsilon Yayincilik'in finanse ettigi dergiyi tecrubeli gazeteci Berran Tozer yonetiyor.
Ben sanat edebiyat dergilerini 1970'lerden beri takip ederim. Tabii takip ederim dedimse tum sayilarini almiyorum. Ama uc asagi bes yukari bilirim neler olup bittigini.
Eskiden bu tur dergiler, hani nasil diyeyim, biraz 'asik suratli' olurdu Bol yazili, az resimli... Ve super entel! 20 yasindaki edebiyat heveslisi oglan bir yazi dokturur; anlamak mumkun degil. 'Karmasik ve anlasilmaz' olmak; 'derin ve de duyarli' olmanin isareti sayilirdi.
Hala da boylesi yok degil. Ancak baskiya, kagida, fotografa onem veren, konulari cesitlendiren, pop kulturu kaale alan, yeni ilgi alanlarina yonelen dergiler de var artik.
Iste adini Roma mitolojisindeki 'agackakan'dan alan Picus onlardan biri. Ornegin unlu yazar Murathan Mungan, G.Sarayli futbolcu Umit Karan ile roportaj yapmis. Dusunun Bir yanda Turkiye'nin en unlu yazarlarindan biri... Diger yanda, edebiyatla iliskisinin 'tisss' oldugunu soyleyen, en son dort yil once bir kitap okudugunu belirten bir futbolcu. Ama ortaya cok ilginc bir roportaj cikmis.
Mesela yeme icme konularinda ve dergicilikte uzman olan Hulya Eksigil, yazar Latife Tekin'i mutfaga sokmus. Hem yemekten, hem edebiyattan konusmuslar. O da cok hosuma gitti.
Bizde biyografi yok
Neyse... Benim Picus ile asil derdim baska. Eglenceli polisiyeler kaleme alan Mehmet Murat Somer, dergide unlu yabanci yazarlarin ozel hayatlarini anlatiyor. Ilk sayida ABD'li yazar Tennessee Williams var. Yazarin son derece 'zengin' escinsel deneyimleri oldugunu ogreniyoruz. Berran Tozer, Somer'in 'yabanci' yazarlari konu edinecegini Acik Radyo'da soylemisti. Sonra dergiye baktim Bunu yazmis da... Bir de telefon ettim teyit icin Evet, Somer hep yabanci yazarlari ele alacakmis.
Niye? "Cunku" dedi Tozer, bizde biyografi pek az. Kaynak bulamiyoruz. Halbuki bir Proust icin belki de 100 biyografi yazilmistir."
Hep baskasi kotu!
Hiiiim. Iste burada duralim. Ve soralim Bu iddia, yani unlu kisilerin hayatini anlatan biyografik kitaplarin pek az oldugu iddiasi dogru mu? Allah icin dogru. Tamam. Amaaa...
Isin bir de amasi var Bizde biyografi tarzi kitap az diye teslim mi olacagiz? Yapacak hicbir sey yok mu buna karsi? Yani ayda bir 'ozel hayat portresi' yazan bir kisi illa da yabanci kitaplara mahkum mu? Hayir...
Peki ortada dogru durust biyografi kitabi yoksa ne yapmali? Bir yazarin hayatinin ilginc, tuhaf, aykiri yonlerini okura nasil anlatmali? Biraz zahmetli ama bunun bir yolu var Karsilastirmali okuma.
Soyle Bizde epey ani kitabi vardir. Ancak bu anilarin yazarlari kendi yirtik ve sokuklerinden hemen hic soz etmezler. Onlar hep iyiniyetli, ahlakli, hakbilir, duzgun, 'normal' insanlardir. Kotu olan, sapkin olan, hak yiyen, arkadan vuran hep baskalaridir. O halde bir yazari ele alacak ama onun kendi anilarindan cok, baska anilarda neler yazildigina bakacaksiniz. Karsilastirmali okuma dedigim bu...
Sakin guvenmeyin
Ben bir ara anilara takmistim kafayi. 2002'nin ilk 6 ayinda sadece ani okudum. Sonradan baktim Bu donemde 60 civarinda ani kitabi almisim ve bunlarin 40 kadarini okumusum. Hala aliyor ve okuyorum ama eski hizim kalmadi.
Peki bu okumalardan neler cikti? Dedigim gibi Asla yazarin kendi hakkinda soylediklerine guvenmeyeceksin. Onun gercek yuzunu baska anilardan ve anekdotlardan ogreneceksin.
Bir iki ornek vereyim...
'Terbiyesiz' Hamit
'Sair-i azam' denilen Abdulhak Hamit (Tarhan) zarifligi, centilmenligi, sikligi ile bilinen bir kisidir; degil mi? Bakin Munevver Ayasli, 'Isittiklerim, Gorduklerim, Bildiklerim'de neler diyor...
Yer Tarabya'daki Alman Buyukelciligi. Bir 'garden party' var. Ingiliz Buyukelcisi Sir Percy Loraine ulkeye yeni gelmis. Ayaginda beyaz pantolon, ustunde lacivert 'blazer' ceket, iki eli pantolonunun ceplerinde, ceketinin arkasi bu yuzden iyice yukari kalkmis ortalikta dolasmakta.
Sir Loraine cevrede dolasirken ikide bir Ayasli ile Hamit'in oturdugu masaya geliyor. Duruyor. Donuyor. Arkasini masaya ceviriyor. Biriyle sohbet ediyor.
Sahne birkac kez tekrarlaninca Hamit sinir oluyor tabii. "Kim bu" diye soruyor. "Aman efendim nasil tanimazsiniz" diyerek adamin kim oldugunu soyluyorlar. Abdulhak Hamit bunun uzerine, "Herifi nereden bileyim? 'G....'une Ingiliz donanmasinin resmini yaptirmamis ki..." diyor.
Yine ayni anilardan ogreniyoruz. Sair Hamit'in Lusyen Hanim'la bir turlu evlenmez. Bunun uzerine Lusyen Hanim bir Italyan kont ile evlenip Venedik'e yerlesir. Derken aski alevlenen Hamit, Viyana'dan kalkip Lusyen ile kontun yasadigi saraya gelir.
Sarayda davet vardir. Lusyen Hanim maraza cikarmamasi Hamit'e bol sampanya verir. Basina da bir hizmetci diker. Ziyafete doner. Aradan bir sure gecer. Bir de bakar ki Hamit gayet sik giyinmis ama zilzurna sarhos bir halde, Italya'nin en buyuk nisanini pantolonunun kapali kalmasi gereken yerinden 'cikarmis' sallana sallana geliyor. Lusyen Hanim zor engeller skandali.
'Igrenc' Yahya Kemal
Bu ornegi gelisiguzel sectim. Daha neler neler var Yahya Kemal'in yemek sirasinda, herkesin onunde, takma dislerini cikarip temizlemesini mi istersiniz... Nazim Hikmet'in banyo yapmaktan nefret etmesini mi? Oglancilar, kiz icin birbirine girenler, capkinlar, baskasinin eserini yurutenler, rakibini hukumete gammazlayanlar, iktidar koltugunu gorunce ne oldum delisine donenler ve daha neler neler...
****
Benim gordugum kadariyla yerli edebiyatcilarla ilgili epey dokuman var. Ancak daginik. Eger merakli, sabirli ve caliskansaniz bu malzemeden son derece ilginc ozel hayat portreleri cikarabilirsiniz.
Ama isin kolayina kacarsaniz, o vakit yabancilarin hayatlariyla yetinmek durumunda kalirsiniz. Kaliriz!
Once 23 yasindaki kizin yazdiklarini itiraf.com'dan okuyalim "Annemden ogrendim. Meger 'efemine' sozcugu, Ingilizce'deki 'femine' kelimesinin basina 'e' eklenerek olusturuluyormus. Ben bunu, Efe ile Mine isimlerinin bir araya getirildigini ve escinsel anlaminda kullanildigini saniyordum!" Kelimenin Ingilizce degil Fransizca (effemine) olmasini, 'kadinsi' ve 'kadinsi hareketlere sahip erkek' anlamina geldigini filan bosverin. Olayi 'Efe+Mine' diye dusunmek... Ne muthis bir hayal gucu! Ustelik de makul Bos atip, dolu tutmus.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|