|
 |
|

MEHMET BARLAS
Bodrum'un geceleri de, gunduzleri gibi renkli!
Bodrum'un gunduzleri, gunes ve deniz anlamina geliyor. Cok yakin gecmiste, Istanbul da boyleydi. Dunyanin en temiz ve en guzel denizi cevrelerdi Istanbul'u.
Kimbilir kac milyon yil boyle temiz olan Istanbul denizlerinin kirlenmesi, bizim yasam donemimize rastladi..
Ne yazik degil mi?
Bodrum ise, hala piril piril bir denizle cevrili.
Aslinda Bodrum'un karasi da, Istanbul'un kaderini paylasiyor.. Kotu ve genellikle cirkin bir yapilasma var.
Ama doga o kadar zengin ve guzel ki, Istanbul gibi Bodrum da, ne yapilirsa yapilsin, buyusunu koruyor.
Bodrum'un gecelerine gelince..
Istanbul'un bir uzantisi simdi Bodrum'un geceleri.
Guzellikleri de var, magandaliklari da..
Ersoy Cetin'le Emre Ergani, eski Maca Kizi'ni yeniden duzenleyip, "Tampa" diye bir mekan cikarmislar ortaya.
Yemekleri guzel..
Et sevenler icin ziyafet sayilacak bir "Kaburga" yedim mesela..
Kemigi tutup salliyorsunuz, etler dokuluyor. Nefis bir rizottonun uzerine oturtulmus bu kaburga.
Tampa'ya, mimari acidan da bakmak, insana heyecan veriyor.
Denize inen yamac, doga ile muthis uyumlu tahta platformlarla yumusatilmis.
Gunduzleri denize girip, guneslenmek icin hazirlanan platformun ortasinda, minik bir ic deniz var.
Dekorasyondan oteye bir mimari olay bu..
Sanki Frank Lloyd Wright'in ruhu, Sullivan'la birlikte gelip, Tampa'yi cizen Mahmut Anlar'a, "Bicim, islevi takip eder" demisler.
Geceyarisini gece Tampa'dan cikip, Ibrahim Tatlises'in "ASO"suna gittik.
Bir alem bu ASO..
Civil civil, muthis bir kalabalik..
Ibrahim Tatlises ne soylese, herkes cosmaya hazir. Cosuyorlar da.
Kadinlar en tatillik giysileri icinde.. Bir nevi, "Modern gayrimahrem" burasi.
Erkekler, masalarindaki hanimlarin, yerlerinde gobek atmalarindan, sandalyelere cikip bel kivirmalarindan mutluluk duyuyor.
Bu bir "Turk-Yunan Sentezi" gibi.
Ibrahim Tatlises, "Tek tek"i soylerken, izleyici kitlesi nasil cosuyorsa, Kurtce turkuleri seslendirirken de, ayni kalabalik, ayni coskuyu yasiyor.
Uyum paketleri henuz kagit uzerindeyken, kitle, yurt ve dunya gerceklerine uymus bile.
Eski Bodrum'da (1980'ler), Rumca soylemek de, Kurtce soylemek de, sarkicinin karakolda biten seruvenini baslatirdi.
Daha hosgorulu, daha renkli bir ulke haline geldigimiz kesin.
Tele-vole programlarinda izledigimiz kadin-erkek iliskilerindeki ve kadin giysilerindeki rahatlik, orta ve alt gelir duzeyindeki insanlarin yasamlarina da yansimis.
Bunu Ibrahim Tatlises'in lokalindeki izleyici kitlesinin verdigi goruntuden anliyorsunuz..
Acaba bu goruntu, Turkiye'nin sadece bir yuzu mu?
Baktim gazetelere.. Basbakan Erdogan'in oglu ile evlenecek olan genc kiz, mustakbel kayinvalidesinin uslubunda basini ortmeye baslamis.
Oysa bu genc kizin okul fotograflarinda, basi acikti.
Acaba ayni ailede hem basi ortulu, hem de basi acik olanlarin bir arada yasabilmeleri mumkun degil mi?
Oysa ASO'da, basi ortulu olanlar da vardi.
Ya da kadinlar ortunurken, erkekler neden acik basla geziyorlar.
Yaz sicaginda, erkekler de eziyet cekse, daha adil olmaz mi?
Ama neticede isin ozu, kimsenin baskasinin kiyafetine karismamasidir.
Basi acik olanlar, bir seylere uymak icin baslarini ortmemeli veya ortulu olanlar da, acmamali.
SAKA
Erkegin adi yok!
Amerika'da disi farelerin bir bolumune yagli, bir bolumune de yagsiz yemek yedirmisler.
Yagli yiyenler erkek, yagsiz yiyenler de disi fareler dogurmus.
Acaba bu farelerin babalarinin ne yedigini kimse inceledi mi?
Insan ya da fare, erkegin adi yok mu artik?
Mesajlariniz icin:mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|