|
 |
|

ILKER SARIER
Odemeden kacmak mumkun mu acaba?
Aydin Dogan'in, Holdinginde mutluluk sursun diye "istihdam ettigi" malum yazari, yine SABAH'i diline doladi.
Adini anmiyorum cunku, Turk medyasinda "saldirganlik" ve "suclama" denince akla gelen bir tek isim var. Eskiler "ismiyle musemma" derlerdi ya, bu sahis da uslubu ile musemma!..
Adini tekrarlayarak, kelime sarfiyatina gerek yok.
SABAH'in gunluk satisi 400 binlere yukseldi, basin grubu kendi imkanlariyla ayakta kalir hale geldi ya...
Ne yapilmali?
Saldirip, gelismeleri baltalamali.
Bir kere, sunu sormuyor kendi kendine
"SABAH, bir borc odeyecekse eger, ayakta kalabildigi surece odeyecektir. Oyleyse bu yondeki her turlu caba, borclari odemeye hizmet etmektedir."
Dusunme sistemindeki birinci celiskisi bu saldirgan yazarin...
Ikinci celiskisi ise
Hesaplarinda yaklasik 5-6 milyar dolarin dondugu koskoca Imar Bankasi'na bile bir gecede "harc bitti yapi paydos" diyebilen BDDK'nin, SABAH grubunun borclari konusunda eli kolu bagli olabilir mi?
Kendi de inanmiyor BDDK'nin bu kadar celimsiz olabilecegine ama maksadi, "yapici" yaklasima fesat karistirmak. Yikici bir ortam yaratmak!
Ucuncu celiskisi ise su
Turkiye'de, devlet ve burokrasi oylesine bir erktir ki, "istenirse eger" hic bir borclu borcunu odemekten kacinamaz.
O halde bir tek secenek kaliyor BBDK, SABAH'in borclarini odemesini istemiyor. Yani yazarin mantigina gore "BDDK vatan haini!"
Eh, o zaman bize de, bu kadar cok sayida "vatan hainini" yetistirebildigi cihetle devletimizi kutlamak dusuyor.
Dorduncu onemli nokta ise, SABAH grubunun aylardir "borclarin odenmesi" icin anlasmak amaciyla ve makul bir odeme takvimi ile BDDK'nin kapisinda bekliyor olmasidir.
Ve zamani harcatan tek engel, burokratizmdir! Dune kadar, eksik uyesi sebebiyle BDDK yonetim kurulu toplanti bile yapmiyordu, demek istedigim bu.
Malum yazar, kargalari bile guldurecek komiklikle diyor ki, "Ben de SABAH'in yasamasini istiyorum."
Iyi ki yasamasini istiyor, ya olmesini isteseydi kimbilir daha neler yapardi?
En komik buldugum husus, bu sahsin, kendisinde vehmettigi gucun SABAH'a yetebilecegini dusunmesi; en musterih oldugum konu ise, o gucun SABAH'a yetmeyecegidir.
Bu arada, naciz sahsimiza, "satilmislar" seklinde "iltifatta" bulunmus, gazetemizi savunuyoruz diye...
Kendi patronu Aydin Dogan, SABAH'i temelli ortadan kaldirmak icin yillardir bu grupta calismis yuzlerce gazeteciyi bir gecede transfer etti. Gik demedik, isimize sahip ciktik, bu "taraf"ta kalinca da "satilmis" olduk otomatikman...
Bilemiyor ki, o tur komplikasyonlar icinde "yasamak"tansa, burada "olmeyi" tercih edenler hep cikacaktir.
Inanilir gibi degil
Erol Aksoy'un Iktisat Bankasi'na, "Kendine ait Trade Deposit Bank ile birles!" uyarisinda bulunan ilk BDDK baskaninin Zekeriye Temizel oldugunu biliyorsunuz.
Bu sayede, sonradan el konan Iktisat Bankasi'nin risklerinden 450 milyon dolarlik off-shore hesabi, kut diye Hazine'nin sirtina yukleniyor. Bununla da kalmiyor. Bankanin sahibi Erol Aksoy'a ait sirketlerin birlestirilen bankada bulunan 97 milyon dolarlik offshore mevduati "korunmus" oluyor. Yani Aksoy, kendisini de "off-shoreze"de hale getirecekken, Temizel tarafindan kurtariliyor.
Oyleyse, bu 97 milyon dolari ikiyle carpmak lazim. Niye mi?
Siz, 100 kaybedecekken, 100 kazanirsaniz, aslinda kac kazanmis olursunuz? 200!..
Anlasilmadi mi?
Haklisiniz, Zekeriye Temizel'in isleri anlasilir gibi degil!
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|