|
 |
|

ÖMER ÜRÜNDÜL
Taş yerinde ağırdır
Amsterdam Turnuvası G.Saray için çok faydalı oldu, artılar ve eksiler net biçimde şekillendi. Fatih Terim çelişkide olduğu önemli bir konuda doğru tercihi yaptı. Kendisinin oturttuğu takımın senelerdir alıştığı 4'lü defansa döndü. Orta sahanın ortasını iki kişi kullanıyor, sahaya tipik bir 4-4-2 şablonu yansıyor.
Şimdi Fatih Terim'in ivedilikle karar vermesi gereken takım teşkili. Taşlarla fazla oynamak hiçbir zaman fayda getirmez. Defans blokunun ortasında ciddi sorunlar var. De Boer'un kalitesi belli ama ağır. Tamas genç bir yetenek ancak deneyimsiz olduğundan fazla pozisyon hatası yapıyor. Şu aşamada kaptan Bülent'ten vazgeçmemesi lazım. Defansın solunda Hakan Ünsal'ın performansının yükselmesi için önündeki orta saha çok önemli. Liverpool karşısında sol dışta Ergün oynayınca, Hakan Ünsal rahatladı. Sol kulvar ya Hakan Ünsal-Ergün olmalı ya da Ergün-Hasan Şaş.
Fatih Terim, Batista'nın pas yanlışlarına takılıyor, doğru. Ama Batista'nın iki kişilik pres yaptığını, her tarafa yardım götürdüğünü gözardı etmemeli. Çünkü Terim'in kafasındaki sisteme Batista en uygun orta sahalardan biri. Berkant genelde oyun organizasyonunda önemli rol üstleniyor, gezginci görev yapıyor. Orta sahanın içine girip buradaki arkadaşlarını defansif açıdan rahatlatırken, ofansif katkılarını da arttırıyor.
Fazla oynamamak lazım
Şu anda ben de dahil herkesin merak ettiği konulardan bir de Pinto olayı. Hareketli bir kenar adamı, adam eksiltiyor, içe katedebiliyor. Ancak gerek asistlerde gerek vuruşlarında olağanüstü beceriksiz. Hep tersini yapıyor. Meziyetleri dolayısıyla Terim üstünde ısrarla duruyor. Bakalım zaman kendisini haklı çıkaracak mı? Liverpool maçı açıkça gösterdi ki, Prates G.Saray için büyük bir kazanç. Kendisine güveni tam, sağ dışta sürekli teşebbüs halinde. Çabuk ve devamlılığı var. Ayrıca duran toplarda da büyük bir silah. Çok iyi kesme frikik atıyor, taç atışlarını da altıpasa indiriyor. Tek sorunu defansif yetersizliği. Çok çabuk olmasına rağmen üstüne gelen rakibine dengesizce atlayıp, kolay çalım yiyiyor. Halbuki yer alıp, arada mesafe bırakarak rakibini oyalasa bu rahatsızlığı düzelir.
Hakan Şükür de fizik açıdan kuvvetlenip, iki senelik maç eksikliğini kapattığı zaman Galatasaray'da işler yoluna girecek.
Yeter ki Fatih Terim sistemle ve taşlarla gereksiz yere oynamasın.
Hakemlerin derdi baskı
Süper Lig hakemlerinin Kuşadası seminerini iki gün takip ettim. Ağır maç trafiğinin, tatil yapma imkanı dahi bırakmadığı günümüz futbolu, müthiş bir tempoya ulaştı. Sınırsız enerji istiyor, ayrıca zihinsel açıdan da rahatlık. Aynı şekilde hakemler de bu değişime ayak uydurma mecburiyetinde.
MHK Başkanı Bülent Yavuz, disiplinli, işi bilen, yeteneği tartışılmayacak iyi bir eğitici. Ekip arkadaşları da kuvvetli. 10 günlük sıkı Riva kampının sonunda Kuşadası'nda 4 günlük seminer yapıldı. Tam mesai uygulanırken, konuk konuşmacılar ve dersler dışında her sabah 06.45'te sahada kondisyon çalışmaları yapıldı. Gençleştirme operasyonu devam ediyor. Oyun kuralları, zihinlere enjekte edildi. Hakemler günümüzün istediği fizik-kondisyona da sahip durumdalar. Kısacası sistem oturmuş durumda.
Yalnız bu çağdaş gelişmeler herşeyin toz pembe olması için yeterli olmuyor. Benim seminerdeki konuşmamın başlığı, 'Hakemler ve baskılar'dı. Ne yazık ki ülkemizdeki şartlar, hakemleri baskı altına alıyor. En büyük neden de üç büyükler. Beşiktaş, F.Bahçe ve G.Saray, İstanbul değil bütün Türkiye'nin takımları. Anadolu'da, diğer şehirlerimizde hemen herkes kendi ilinin dışında mutlaka bu üç takımın taraftarı. Böyle olduğundan da medya bu takımlar üzerinde yoğunlaşıyor. Kulüp yazarları hakemleri kendi gözlüğü ile izliyor. Büyükler lehine yanlışlar çok az yer tutarken, aleyhine hatalarda yer yerinden oynuyor. İşte sıkıntı burada yatıyor. Beyinlere yerleşen bu baskı şablonuyla istemeden de olsa büyükler korunuyor. Bilhassa kart standartlarında. Objektif kalıp, direnen hakemler de kaosun içine giriyorlar.
Hakemlerimizin güvenilirliklerini sağlamak için bu sorunun aşılması lazım. Tabii ki şu an için mümkün olduğunca. Yeni sezona bu umutla bakıyor, MHK'ye ve hakemlerimize zor görevlerinde başarılar diliyorum.
Süper Hamit
Amsterdam'daki turnuvayı izlemeye geldim. Cumartesi günü öğleden sonra oteldeki odamda tv kanallarını dolaşırken Schalke 04-B.Dortmund arasındaki Bundesliga'nın ilk haftasının çok önemli maçının naklen yayınını yakaladım. Oyun tempolu, hırslı başladı. Kısa süre sonra uzaktan nefis bir şut direği yaladı. Bu vuruşu yapanın Ümit Milli Takımı'ndaki Hamit Altıntop olduğunu gördüm. Tabii ki maç ilgimi daha çok çekmeye başladı. 90 dakika başarılı bir futbol sergileyen Hamit, uzak menzilli iki mükemmel gole de imza attı. Üç gollük şutu da direkleri sıyırdı. Ayrıca asistler yaptı, pres uyguladı. Adam eksilten driplinglerle ileriye doğru çabuk mesafeler katetti. Hamit'in Bundesliga'daki bu ilk maçında gösterdiği performanstan çok mutlu oldum, devamını diliyorum.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|