|
 |
|

SAVAŞ AY
Lale Manço kamusal alan mı?
Lale Manço hakkındaki iddialarla ilgili konuşurken çok güzel bir laf etti. Dedi ki "Savaşcım yoksa bu ülkede her şey özelleştirilirken ben özel hayatımı kamulaştırmalı mıyım ne?"
Bir sitem, bir isyan vardı bu sözlerin kimyasında. Diyordu ki "Çıkıp her iddiaya yanıt gerecek olsam, böyle bir durum çıkacak ortaya. Özel hayatım göz önüne serilecek, çarşı pazar olacak. Buna kimsenin hakkı yok ki.
SORAN BİLE YOK
Ama yine de şunu söylemek istiyorum. Bu olaylar 4 sene önce yoktu. Neden; çünkü ben yalnızdım. Ne zaman ki; bir hayat arkadaşı edindim, bunlar başladı.
Türkiye'de mahkemeler açık, evraklar açık. Bunlara niye cevap vereyim? Gerçekten meraklı olan her şeyi belgeler, kanıtlar öyle yazar çizer. Yazmadan önce bana bir soran bile olmuyor. Bir kanıt, bir evrak bile çıkaran yok ortaya. Belge filan arayan var mı? Sadece bir dolu laf.
DANS MI ETTİM?
Ne yapayım yani? Herkese teker teker laf yetiştiremem ki. Ben 3 yıldır son derece mütevazı bir yaşantı içindeyim. Beni görüyor musun hiçbir yerde Savaş? Gezerken, dans ederken, atlarken, zıplarken filan? Kendi hayatımı sakince yaşamak istiyorum. Gelip Kuşadası'nda bir köye yerleşmişim. Bir anlamda yalıtılmış bir hayat yaşıyorum yani. Çocuklar da yanımda. Hafta sonunda aile içinde kıyacağız nikahımızı.
KOMPLO TEORİSİ
Bu yapılanlar insan haklarına aykırı. Bu ülkenin ortak bir morali olması lazım, İnsanların birbirini kollaması lazım. Benim bir erkek arkadaşım var ve son derece normaldir. Burası Hindistan değil ki. Evimi satmışım. Doğrudur, sattım. İnsanlar para kazanır, yatırım yapar, gün olur bir şeylerini satar, bunlar normal olaylar. Hatta o evi satışım şu anda hayat arkadaşım olacak insanla da tanışmamıza vesiledir. Ama bunda abartılıp komplo teorisi kuracak ne var?
MALLAR HACİZLİ
Cam koleksiyonunu kaçırmışız filan. Bak hele yalana. Yahu herkes biliyor ki o cam koleksiyonu Halk Bankası tarafından haciz edilmiş vaziyette, İstanbul'da bankanın deposunda duruyor. Zaten Barış'tan kalan her şey haczedilmiş vaziyette. Sadece anılar ve yaşanmışlıklarımız bizimle birlikte.
Lale bunları anlatınca fazla ses edemedim. Aklıma sadece bir gazetecilik kuralı geldi "İki tarafı da dinlemeden karar veren doğru karar verse bile eksik karar vermiş olur!.."
Neyse... Sana yeni kuracağın yuvada şimdiden mutluluklar dilerim sevgili Lale Manço. Bir de... Bir de Allah kolaylık versin derim. Başka ne diyeyim ki?..
Sanatçı milletvekilleri
Zülfü Livaneli ya da Berhan Şimşek. CHP'li iki sanatçı-milletvekili. Nerede bunlar? Ne yaparlar? Sanatçılar için olsun herhangi bir hareket çekmezler mi? Parlamentoya girmek ikisini de üretimden etti bilmem bunu hiç düşünürler mi?
Atv ezip geçecek
Hani kendi kanalım diye söylemiyorum. Pilli Bebek ve Kurşun Yarası adlı yepisyeni iki dizi geliyor ki, çarşı karışacak valla. Yani bu yıl da atv dizilerde yine rakipsiz kalıp malı toplayacak. "Nereden biliyorsun?" diye sormayın. "Herhalde var bir bildiği" diye düşünüp eylülü kollayın. Bu arada birkaç büyük sürpriz daha var da, işin ustası Yüksel kardeşim yazmadan önce yazmak bize ayıp kaçar. Neyse, dedim ya yine yeni yeniden atv'ye kilitlenme günleri yakındır. Söylediydi dersiniz, kardeşinizin öngörüsünü o zaman belkim takdir edersiniz.
KIYMIK
LİLA
Bilal Erdoğan'ın düğün davetiyesi geldi. Rengi eflatunla lila arası. Çok hoş bi renk yani... .
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|