|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Mevduat yap ama Hazine bonosu alma!
Sizce Hazine bonosu tasarruf aracı mıdır?
Yoksa tüm birikimlerinizi kaybedebileceğiniz, riski yüksek bir devlet kağıdı mıdır?
"Ne saçma, vade sonunda alacağınız faiz belli ise elbette tasarruf aracıdır. Ayrıca garantisi Türk Hazinesi'dir, riskli değildir" diyeniniz çıkabilir.
İsteyen bu şekilde düşünmeye devam etsin. Ama gerçek maalesef farklı...
Bu gerçeğe ulaşmak için birkaç sorunun yanıtını görmek yeterli.
1) Sizce neden BDDK, İmar Bankası'na mevduat yatıran herkesin parasına güvence verdi? Ve aynı BDDK neden bu bankadan Hazine bonosu alan vatandaşlara aynı hassasiyeti göstermedi?
2) İki kesim arasında "güvence kapsamı içinde veya dışında" denebilecek nasıl bir ayırıcı özellik var? Farkları nedir?
İmar'ın bonocuları suçlu mu?
İmar Bankası kanalıyla bono satın alanlar, garanti kapsamı dışında tutulmayı hakedecek nasıl bir hata yapmış olabilir?
Mevcut duruma göre, bu insanların elinde bulunan kağıt parçalarının üzerinde yazan seri numaraları İmar Bankası'nın Merkez Bankası nezdinde tuttuğu hesaplarda gözüküyorsa sorun yok, paralarını alacak.
Yok eğer, aynı bono bir kişi yerine, birden fazla kişiye satılmış ise paraları yandı demektir.
Bankaya para yatırıyorsunuz, diyelim ki banka sahipleri "kötü niyetli". Size bir cüzdan veriliyor ama gerçek kayıtlarda gözükmüyorsunuz. Sahtekârlık anlaşılıyor. Bankayı, görevi olmasına rağmen denetleyemeyen ilgili kurumlar, "Merak etmeyin. Belgelerinizi getirin. Mevduatınızın tümünü ödeyeceğim" diyor.
Aynı bankaya gidiyorsunuz, mevduat yerine Hazine bonosu alıyorsunuz. (Çünkü bu işlem ancak banka ve aracı kurum kanalıyla yapılıyor.) Niyeti bozulmuş bankanın size verdiği makbuz sahte. Ya da aynı bonoyu 100 kişiye satıyor. Sahtekârlık ortaya çıkıyor. İlgili kurumlar "Pardon ama bu işlem garanti kapsamı içinde değil" açıklamasını yapıyor.
Gerekçeleri ne olursa olsun, ortada saçma ve adaletsiz bir uygulama var.
Bankalara mevduat toplama ve Hazine bonosu, devlet kağıdı gibi iç borçlanma senetlerini alıp satma iznini mevduat sahibi mi veriyor?
Bankalar güven müesseseleri. Lisansını almış, faaliyetini sürdüren ve ilgili otoritelerce denetlenen bir banka, yine ilgili otoritelerce aksi söylenmediği sürece muteber oldukları varsayılır.
Anlaşılıyor ki, bankalarda bulunan toplam 141 katrilyon liralık mevduatın sahipleri rahat yatabilir. Ama 60'a yakın banka kanalıyla 53 katrilyon liralık iç borçlanma senedi alan (toplam borç stoku 175 katrilyon lira. Bunun yüzde 28'i şahıslara satılmış vaziyette) yüzbinlerce insan ile 35 katrilyon liralık bonoya sahip binlerce şirket için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Yani "Banka sizden mevduat istiyorsa sorun yok. Ama Hazine bonosu satıyorsa sakın güvenme" demeye getiriyorlar. Sanırsınız ki, Hazine bonosu sahiplerine, satın aldıkları bononun yerinde durup durmadığını (hisse senedinde olduğu gibi) test etme imkanı tanımışlar!
Hani o zaman bir mazeretleri olurdu.
1995 yılından bu yana iç borçlanma senetleri artık fiziki olarak basılmıyor. Bu kağıtlar aracılık yapan bankalar adına kaydi sistemde tutuluyor. Bono alındığını gösteren belgenin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını kontrol etme imkanı yok... Kaydi sistemde tutulduğu için fiziki olarak alıp, kasanıza koymanız da olası değil.
Yerimiz doldu. Yarın konuya devam edeceğim. Bize gelen yüzlerce e-mail'den bazılarını sizinle paylaşacağım.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|