kapat
05.08.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

MUHARREM SARIKAYA


Gönül: İşte şerh nedenimiz

Yüksek Askeri Şura, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yine bazı subay ve astsubayların ihraçlarına hükümetin "şerh" koymasına tanıklık etti.

Peki, Başbakan olarak geçen yıl Abdullah Gül ve bu yıl da Recep Tayyip Erdoğan ile iki YAŞ toplantısına da katılan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün YAŞ kararlarına şerh koyma gerekçesi ne?

Veya, şerhini koyarken hangi gerekçeyi yazıyor?

Ahbabın verdiği fire
YAŞ kararlarının dün açıklanmasının hemen ardından bu soruyu Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'e yönelttik.

Gönül, öncelikle hem kendisinin, hem de Başbakan Erdoğan'ın dün YAŞ kararlarını imzalarken şerh şöyle açıkladı

"Tabii ben de, Tayyip Bey de şerh koyduk. Karara şerh konuluyor, ama sonuçlarını biz yine imzalayıp yürürlüğe sokuyoruz. Çünkü çoğunlukla bizim düşüncemizin aleyhine karar verilmiş olunuyor. Biz de Bakan ve Başbakan olarak onları uygulamak zorundayız."

Milli Savunma Bakanı bu sözlerinin ardından bir duruma dikkat çekti

"Askerler bir şey hazırlayınca iyi hazırlıyorlar. Bir kişinin sicilini bütünüyle bilmenize imkan yok. 40 yıldır tanıdığınız, ahbabınız olan adam bile bakıyorsunuz bir yerde öyle bir fire vermiş ki. Doğrusu ahbap diye tanımakla, amir, komutanın tanıması burada daha iyi ortaya çıkıyor."

Gönül'e göre, YAŞ toplantısı hem Başbakan Erdoğan, hem de askerlerin karşılıklı birbirlerini tanıyıp anlaması bakımından yararlı geçtiği inancında.

Yaş yargıya açılamaz
Bunları sıraladıktan sonra şerh gerekçesini açıklamaya başladı.

Önce şu cümlesinin altını çizme gereği duydu

"Ben YAŞ kararlarının yargıya açılmasına kesinlikle karşıyım. Çünkü bir yerde artık son sözü birisinin de söylemesi lazım. Askeri terfi ile ilgili son sözü de Askeri Şura gibi en üst bir kurum söylemeli."

Şerh nedeni
Milli Savunma Bakanı kendisinin ve Başbakan'ın şerh koyma gerekçesini de aynen şöyle açıkladı

"Burada yanlış olan şu; yüzlerce ihraç, YAŞ'a gitmeden bana geliyor. Ben imzalıyorum ve ihraç oluyorlar. Bir kısmını da YAŞ'ı dolaştırarak bana getiriyorlar. Yine ben imzalıyorum. Yine ben imzaladığım için ihraç oluyorlar. Ama YAŞ'ı dolaştırdıkları için onlar yargıya gidemiyorlar. YAŞ'ı dolaştırmadan getirdikleri benim imzaladıklarım yargıya gidebiliyorlar. Yani, bir takdir YAŞ'a götürüyor, bir takdir götürmüyor. Buna da Genelkurmay'ın stafı inceleyip karar veriyor; bu YAŞ'tan geçsin, bu geçmesin diyorlar. Her ikisinin de muamelesi aynı, her ikisini de ihraç eden makam aynı olduğu halde bir kısmı yargıya gidebiliyor, bir kısmı gitmiyor. Diyorum ki eşitsizlik oluyor. Bütün ihraçlar yargıya gitmese, hepsi YAŞ'tan geçmek zorundadır diye Anayasa'da hüküm bulunsa, diyeceğimiz bir şey yok."

Başbakan da imzaya hazır
Gönül'ün verdiği bilgiye göre, disiplin suçu işleyenlerin yüzde 90'ı YAŞ kararına gerek görülmeksiniz doğrudan Bakan olarak imzası ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden atılmış.

Geri kalan yüzde 10'unun ise YAŞ kararıyla ilişiği kesilmiş, ancak bunlarla ilgili son imzayı da kendisi atmış.

Gönül bu ayrıntıyı aktardıktan sonra ekledi

"Genelkurmay'da birileri çalışırken, incelerken bir kısmını YAŞ'tan geçiriyor, bir kısmını geçirmiyor. Biz; 'YAŞ'tan geçirilmesi istisna olduğuna göre, geçirmeyin, idari takdirinizi böyle kullanmayın' diyoruz. 'Doğrudan bana gönderin veya bir kısım yüksek rütbeliler de Başbakan ve Reisicumhura gidiyor, onlara gönderin' diyoruz. Başbakan da diyor ki; 'Doğrudan bana getirin ben imzalayacağım, takdirimi sizin kanaatiniz yönünde kullanacağım' diyor. Yüzde 90'ı askeri mahkemeye gitmeye sahip, yüzde 10'u ise YAŞ'tan haklarında karar çıktığı için gitme şansına sahip değil. Bunu idari takdir ile yapıyorsunuz. Yani YAŞ'a idari takdir ile bunları gönderiyorsunuz."

Gönül bunun ötesinde bir şey söylemiyor.

Erdoğan'a yakın kişilerle yaptığımız sohbette ise YAŞ kararlarına ilişkin şerh koyma nedeninin sadece bununla bağlı olmadığını anlıyoruz.

Öncelikle, Milli Savunma Bakanı'nın imzası ile doğrudan ilişiği kesilen yüzde 90'lık bölümün hakkında güçlü, ispatlı deliller mevcut.

YAŞ'a giden yüzde 10'luk bölüm hakkında ise aynı güçte delil bulunmuyor. Bunlar ispatı güç olan disiplin suçlarını kapsıyor.

Dolayısıyla, ordu kendi iç disiplini içinde hareket ediyor ve bu kişilere ispatı güç olduğu için mahkemede kazanma yolunu tıkayan bir yöntem uyguluyor. Ordu, gelebilecek tehlikelere ve oluşumlara karşı önceden tedbir alma yoluna gidiyor.

Bununla birlikte hükümetin YAŞ kararlarına ilişkin bir diğer sıkıntısının da 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 50'nci ve 94'üncü maddelerine harfiyen uyulmadığına ilişkin kaygısının da bulunduğunu anlıyoruz.

Bu iki madde subay ve astsubayların ordu ile ilişkilerinin nasıl kesileceğini düzenliyor. Her iki madde üzerinde 1983'te yapılan değişiklikte "sicil ortalaması en düşük olanlardan başlanarak ihraçların gerçekleşeceğine" hükmediliyor.

Hükümetteki kanı ise buna uyulmadığı yönünde.

Her ne olursa olsun, YAŞ kararları üzerindeki tartışmanın, tam bir hukuki düzenlemeye gidilmedikçe geçmiş yıllarda olduğu gibi gelecek yıllarda da tartışma yaratmaya devam edeceği görülüyor.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
kim
Sarı Sayfalar
GreenCard


Sizinkiler
GREENCARD
TEMA

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır