|
 |
|

'Bey' nostalji oldu 'Oğlu' korku içinde
İstanbul'un turizm ve eğlence merkezi Beyoğlu artık suçun da merkezi. Gündüz yaya olarak kapkaç yapılıyor. Çığlıklara kimseler aldırmıyor. Esnaf dertli, polis her şeye yetişemiyor. 'O eski, Beyoğlu' çok ama çok uzaklarda...
Beyoğlu'nun son yıllarda turizm ve eğlence açısından yıldızı sürekli yükselmesine karşın, güvenlik açısından tersine bir süreç yaşanıyor. Her geçen gün yeni bir polisiye olayla adı birlikte anılan Beyoğlu Sıraselviler, İstiklal ve Tarlabaşı caddeleri arasında kalan sokaklarıyla adeta her köşesinde bir başka tehlikeyle burun buruna gelinen dev bir korku tünelini andırıyor. Beyoğlu'nun eskileri pavyonlar dönemi olarak bilinen yıllarda bile korkunun bu derece yükselmediğini belirtiyor. Polis 170 kişilik kadroyla Beyoğlu'nda asayişi sağlamaya çalışıyor. Ancak 11 Eylül saldırıları nedeniyle hassaslaşan ABD Konsolosluğu'nun korunmasına da büyük önem veren polis Beyoğlu'nun asayişi konusunda zaafa uğruyor.
Kezban Alan bir avukat. Aynı zamanda Beyoğlu'ndaki Müşkül Cafe'nin ortaklarından. Bundan birkaç yıl önce Beyoğlu'nun asayiş yönünden daha iyi durumda olduğunu vurgulayan Alan "Beyoğlu asayiş yönünden daha kötüye gidiyor" diyor. Beyoğlu'ndaki bu duruma herkesin bizzat yaşayarak şahit olduğunu ifade eden Alan şunları söylüyor
HIRSIZLIK DİZBOYU
"Bazı sokaklar var ki bunu polis de biliyor, İmam Adnan Sokak ve Balo Sokak bunlar çok tehlikeli. Gece oradaki barlara gitmemeyi tercih ediyoruz. Tarlabaşı Bulvarı'na yakın yerlerden yürümüyoruz. Otobüs durağı bile tehlikeli. Sık sık kapkaç yaşanıyor. Gasp yaşanıyor ve gayriihtiyari silahlar patlıyor. Örneğin bir hafta önce karşıdaki FEM Dershanesi'nin önünde birisi birisini daha önce dövmüş, o da gelip onu orada görünce beş el ateş etti. Birisi yaralandı, hepimiz yerlere yattık. Geçen sene karşıdaki kafenin önünde bir turist yaralanmıştı. Çok sık silahlar patlıyor."
Ortağı olduğu hukuk bürosunun da Beyoğlu'nda bulunduğunu söyleyen Kezban Alan yaşadığı hırsızlık olaylarını da şöyle anlattı "Daha üç gün önce birisi zorla bana kapıyı açtırmaya çalıştı. Saat 7.30 falandı. Açmadım. Çok ısrar etti sonra kaçtı. Birkaç ay önce birisi müvekkil gibi gelip su istiyorum diye sekreteri mutfağa yollayıp telefonunu almış o arada. Yani sürekli soygun, hırsızlık. Gece soygunları da çok oluyor. Bizim hukuk büromuz çok düzgün bir yerde olmasına karşın bütün bilgisayarlar gitti."
ÇETELER BİLİNİYOR
30 yıldır Mis Sokak'ta olduğunu belirten Demir Cafe'nin işletmecisi Necdet Demir ilk defa polisin bu derece aciz kaldığını gördüğünü vurguluyor. Kapkaçın bu kadar ilerlemesini polisin yeterince çalışmamasına bağlayan Demir "Polis istese bunu keser" diyor. Beyoğlu'nda çeteleşme yaşandığını kaydeden Demir şöyle devam ediyor "Bunların hepsini polisin bildiği ve bunlara yol verdiği kanaatindeyim. Eskiden polis daha sık gezerdi, daha etkiliydi. Ben hırsızın kim olduğunu biliyorum. Esnaf olduğum halde. Ki polis bunu daha da iyi bilir. Ben yoldan geçerken adamın ne iş yaptığını biliyorum. Yüzüne baktığın zaman, ayakkabısına baktığın zaman az çok tahmin ediliyor. Bunu polis daha iyi bilir."
NEREDE O GÜZEL İNSANLAR?
Beyoğlu'nda 46 yıldır berberlik yapan Eyüp Fırat ise konunun bir başka yönüne dikkat çekiyor. Beyoğlu'nun gelişmediğini belirten Fırat "Bu eski binalar böyle dururken, insanların kafasına taş düşerken nasıl gelişsin ki Beyoğlu" diye soruyor. "Beyoğlu 1970'e kadardı" diyen Fırat şöyle sürdürüyor konuşmasını "70'ten sonra Beyoğlu tırtlamaya başladı. Bir defa bakımsızdır. Eski binalar ne olacak işte. O zamanlar da bir sürü eğlence yeri vardı. Hatta o zamanlar daha kaliteli daha bakımlıydı yerler. İnsanlar kaliteliydi bir kere. Şimdi daha kalitesiz insanlar geliyor. O zamanlar asayiş de böyle değildi. Bu kadar hırsızlar, cepçiler falan yoktu. Kapkaççılar falan yoktu. Tertemiz insanlardı."
89 yaşındaki ayakkabı boyacısı Vezir Bozkurt son noktayı koyuyor; "Beyoğlu öldü öldü."
Beyoğlu sakinleri dertli: Her şey kötüye gidiyor
Kim önleyecek
Fitaş Sineması görevlisi Hakan Doğan gündüzleri insanların kendilerini rahat hissettiklerini ama bunun yanıltıcı olduğunu vurguluyor. Çoğu zaman sinemanın İstiklal'e açılan kapısı önünde gençlerin fütursuzca durduğunu belirten Doğan "Ama arkalarında iki üç tane ufak çocuk çantalarını zorluyor farkında bile değiller. Etrafta da bunu önleyecek kimse yok. İnsanlar gördükleri halde herhalde korkudan olsa gerek seslerini çıkartamıyorlar. Yani çok rahat bir yer değil" diyor.
Liderleri belli
Avukat Kezban Alan'ın bürosu Beyoğlu'nda. Çetelerin bilindiğini belirten Alan başına gelenleri şöyle anlatıyor "Zaten bütün kapkaççılar Çukur Mahallesi'nde oturuyorlar. Fırat diye çok tanınmış bir kapkaççı lideri var. Herkes biliyor. Taksim meydanında bir çocuk bizim çantamızı almaya çalıştı. Yakaladık. Ama oradaki polis 'ben anıtı beklemekle görevliyim bir şey yapamam, telefon açıp karakola müracaat edin' dedi. Yani güvenlik için polis yok ama anıtı beklemek için bir kişi var."
Kalabalık arttı
30 yıllık Beyoğlulu Arsenal Butik'in sahibi Yervant Manukyan bu durumu şöyle açıklıyor "Dükkanımız 50 senedir burada. Ticari hayatta bir tarz değişikliği oldu. Eskiden ailelerin alışveriş yaptığı bir yerdi. Şimdi gençlerin ve turistlerin alışveriş yaptığı bir yere dönüştü. Eğlence Beyoğlu'nda eskiden beri vardı. Aile türü eğlence yerini gençlere yönelik eğlenceye bıraktı. 35 yaşın üstünde insan yok. Hepsi 35 yaşın altında. Çok kalabalık oldu. Bu aşırı kalabalık suçu da peşinden getirdi."
O insanlar yok artık
89 yaşındaki ayakkabı boyacısı Vezir Bozkurt son noktayı koyuyor; "Beyoğlu öldü." 9 yaşındayken Siirt'ten gelip Beyoğlu'na yerleştiklerini anlatan Bozkurt, tam 80 yılını burada geçirdiğini kaydediyor. 22 yıl boyunca Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi üzerinde lostra salonu çalıştırdığını vurgulayan Bozkurt geçmişteki durumla şimdiki durumu şöyle karşılaştırıyor "Burası o zamanlar Beyoğlu'ydu. İstanbul hanımefendileri, beyefendileri vardı o zamanlar. Şimdi kaldı mı? Kıyafetlerine bakınca anlaşılıyor.
Kalabalık falan istediği kadar kalabalık olsun. Kalabalıkla bir şey olmaz. Kalitesizler. Kanunlarda hakimiyet yok. Ne belediyede, ne poliste, ne mahkemede. Hiçbir yerde adalet ve kanun hakimiyeti yok. Her şey parayla oluyor."
Nevzat ATAL
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|