|
 |
|

İLKER SARIER
Babalar ve oğulları
Babalar, öldükten sonra oğullarında yaşamaya devam ederler.
Sevgi, babalar ile oğullar arasında, abartılmayan ve pek dillendirilmeyen bir üslupla yürür kuşaklar boyu...
"Yazılmamış" kurallar yol gösterir babalarla oğullar arasındaki derin bağlara ve ölümüne sevgilere...
Ama diktatör Saddam ile öldürülen oğulları arasındaki ilişki bunun istisnalarındandır. Onların ilişkisini sevgi değil, iktidar ve zulüm ortaklığı belirliyordu. Saddam, "gurur duyduğu evlatlarını" değil, Irak halkına kan kusturmakta kullandığı hempalarını kaybetti.
Evlatlarının kaybına "gerçek baba"lar üzülür. Saddam, gerçek baba olabilseydi, ülkesine ve halkına bu kadar zulüm yapamazdı. Baba yüreği el vermezdi buna...
Saddam, gerçek bir baba değildi ki evlatlarına gözyaşı döksün...
Zaten diktatörler kimseyi sevmez, sevemezler... Onların genel ilişkilerinde acı, özel ilişkilerinde ise "nefret" tayin edicidir.
Saddam açısından durum böyle...
Ya Uday ile Kusay açısından durum nasıl?..
Uday ile Kusay, basit iki politik serseridir. Babalarının oyuncağı olmuşlardır.
Sevgiyi hakedecek kişilik sergileyememişlerdir. O halde, üzüntüyü de haketmeyeceklerdir.
Basının bir kısmı, Uday ile Kusay'ın öldürülüşünü, "Saddam üzüntüden mahvoldu" türünden bir sığlıkla duyurdu okuyuculara...
İlişkilerinde korku ve zulmün hakim olduğu Saddam Ailesi, çok derin ve saygın bir sevgi ortamında yaşıyormuş gibi...
Diktatör Saddam, oğullarının öldürülmesinde bir tek duyguya kapılmıştır yalnızca
Kendi "istikbalini" görmüş ve korkuyla titremiştir.
(Yazmakta biraz geciktim, biliyorum ama Uday ile Kusay hakkında yorum yapmadan duramazdım)
Wolfowitz'in hatası
Pentagon'un iki numaralı adamı Wolfowitz, "Amerika'nın Irak'ta aptalca şeyler yaptığını" kabul etti.
Dedi ki Wolfowitz
"ABD'nin hesapları yanlış çıktı. Savaşta, önemli ölçüde Irak askeri bizim tarafımıza geçmedi. Polis teşkilatı elden geçirilmesi gerekirken, dağıtıldı. Ve direniş hafife alındı."
Wolfowitz ve arkadaşlarının asıl hatası bence, bizim Amerikancılardan "taktik almayı" unutmuş olmalarıydı.
Star'a "ağır" ceza!
Uzanlar'ın Star TV'si "bir ay" kapatıldı.
Buradaki temel mesele, Uzanlar'ın yayın organlarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanması değil.
Mesele şu
Televizyon gibi bir organın "bir ay" kapatılması, "eşyanın tabiatına" aykıdır.
Çünkü, "suç" ile "ceza" arasında "oransızlık" var.
Fırından ekmek çalan insana, ölüm cezası vermek gibi bir şey bu...
Neymiş, RTÜK'e aykırı davranılmışmış...
RTÜK, televizyonları düzelteceğine önce kendini ve yasasını düzeltsin!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|