|
 |
|

ERGUN BABAHAN
Hukukla oynamak tehlikeli
Açıkça tebliğ edilmemiş bir yasanın çiğnenmesi, bir suç oluşturmaz. Gerçekleştirilmiş bir eylemden sonra yapılan hiçbir yasa, bu eylemi bir suç olarak göremez.
(Thomas Hobbes)
Türkiye, ne yazık ki, insanların ilkelere göre değil duruma göre tavır aldığı bir ülke. Sizin sevmediğiniz kişilerin başına gelen her olaya, hukukiliği tartışmalı olsa bile alkış tutulan bir ülke.
İmar Bankası skandalı öncesinde de yazmıştım. Uzan Grubu, benim bir tek temel değerimin birleşmediği bir aile. Aşırı milliyetçiliği, aşırı lüks tutkunlukları, düşman belledikleri insanlara tutumu, hukuku hiçe saymaları. Her biri, Uzanlar'a muhalif olmam için tek başına yeterli neden.
Ama bu gerçek, gelişmeler karşısında onlar gibi davranmamı gerektirmez. Uzanlar'ın gazetesi Star'ın zamanında "Hortumcuları asmalı" diye manşet attığını da hatırlıyorum. Ancak dediğim gibi, başkalarının hukuka inançsızlığı bizim de böyle davranmamızı gerektirmez.
Ben, Türkiye'de gerçek bir hukuk sistemi olmadan, hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğine inanlardanım. Hukukun, bankaları boşaltmakla suçlananlar kadar, onları suçlayanlara da günün birinde lazım olacağına inananlardanım.
Daha önemlisi, yasanın olaylara göre değişmemesi gerektiğine inananlardanım.
Çünkü, yasa ve adalet apayrı kavramlardır. Bir ülke yasalarla yönetilebilir ama bu durum onun adil olduğunu göstermez. Yasalar, hukuka aykırı da olabilir veya meşruiyeti olmayan bir yönetim tarafından hazırlanmış da olabilir.
Bunu böyle kabaca belirttikten sonra, şimdi Uzan düşmanlarının sevinç çığlıkları atarak yazdıkları "24 saatte mallara el koyma yasası"na bakalım.
Bu yasa baştan söyleyelim ki, hükümetin iradesi ne olursa olsun Uzanlar'a uygulanamaz.
Bunu da söyleyen ben değilim. Bu, dünyada hukuk fikri oluştuğundan beri uygulanan bir kural gereği böyledir.
Bizde daha devlet, hukuk, kural fikri oluşmadan Thomas Hobbes, ünlü Leviathan'ı yazdığında bunun böyle olduğunu dile getirmişti. Bizim şimdi uyum yasaları çıkararak uymaya çalıştığımız Avrupa Hukuku'nun temelinde de bu vardır.
Hobbes, bunu 500 yıl önce şöyle ifade etmişti
"Pozitif yasaların, tam anlamıyla yasa sayılabilmesi için egemenin açık bir işaretiyle yurttaşların bilgisine sunulması, yani ilan edilmesi gerekir. Dolayısıyla, açıkça tebliğ edilmemiş bir yasanın çiğnenmesi, bir suç oluşturmaz... Gerçekleştirilmiş bir eylemden sonra yapılan hiçbir yasa, bu eylemi bir suç olarak göremez." (Kral-Devlet ya da Ölümlü Tanrı/Mehmet Ali Ağaoğulları, Levent Köker)
Hobbes'un koyduğu bu kural, ceza yasalarında "Makabline şamil olmamak" diye yer almıştır. Yani, bir suç işlendikten sonra o suçun niteliğini veya cezasını değiştirecek bir yasa yaparsanız, bunu o suça uygulayamazsınız.
Pek çoğunuzun, "Yani Uzanlar'ın yanına kar mı kalsın" dediğinizi duyar gibiyim. Öncelikle altını çizmek gerekir ki, Türkiye'de mevcut yasalarla bile, eğer ortada gerçek bir suç varsa, kimsenin yaptığı yanına kalmaz.
İkincisi, dünkü manşetimiz açıkça gösterdi ki, Uzanlar'a isnat edilen suçlar uzun zamandır işleniyordu ve devletin koca koca yöneticileri bu suçlar karşısında kılını kımıldatmıyordu.
Türkiye, bu duruma yasalarının veya cezalarının yetersizliğinden değil, mevcut yasaların uygulanmamasından gelmiştir.
Şimdi, her suça özel bir yasa dönemi açarsak ve uygularsak, çok istediğimiz Avrupa hedefinden giderek uzaklaşırız. Çünkü Avrupa Hukuku'nun özüyle uyumsuz hale düşeriz, o zaman da bütün yaptıklarımızın sadece makyaj olduğu ortaya çıkar.
Böyle bir dönemde, unutmayalım ki, aslolanın hukuk olması gerekir. Hukuksuz uygulamalar sonunda totaliterizmi getirir.
Hukuka sahip çıkmak hepimizin görevidir.
"Alın size PO'dan 56 milyon dolar kar"
Bu Cuma günkü Hürriyet Gazetesi'nin 10'uncu sayfasının ekonomi manşeti. POAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Vural Akışık'ın basın toplantısını Hürriyet, bir gazete gibi değil de, Petrol Ofisi'nin basın bülteni gibi haberleştirmiş.
Böyle yaparak bizim tezkere döneminde ortaya koyduğumuz, "Kazançları için savaşı pompalıyorlar" yazımızın ne kadar doğru olduğunu da göstermiş.
İnsanlar, gazetecilik dışı işlerine umut bağlar, gazeteciliği güç ve zenginlik yolu olarak görmeye başlarlarsa, gelecekleri nokta budur. Bu saatten sonra onlara gazeteciden çok, POAŞ'ın halkla ilişkiler müdürü dersek, herhalde alınmazlar.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|