|
 |
|

Anne baba! Ben adam oldum
Dunya Bilardo Sampiyonu Semih Sayginer, ailesini trafik kazasinda kaybetmis. "Bu acidan sonra belki sokaklarda suclu olmaktan, bilardoyla kurtuldum" diyor
"Annemle babam beni 'Adam oglum' diye severlerdi. Ben once adam oldum, sonra sampiyon. Onlara layik bir evlat olabildigim icin cok mutluyum. Huzur icinde yatsinlar. Adam oglunuz." Bu yurek burkan sozler, tuccar terzi Faruk Bey ile Sureyya Hanim'in oglu Semih Sayginer'e ait. Unlu bilardo sampiyonumuz, alti kardesin besincisi olarak 1964 yilinin 12 Kasim'inda Adapazari'nda dogdu. 14 yasina kadar mutlu ve duzenli bir hayat suren Sayginer'in yasami, anne-babasinin Sakarya Koprusu uzerinde gecirdigi trafik kazasindan sonra bambaska bir yone kaydi.
HIRSIZLIK BILE YAPTI
Anne babasinin "adam oglu", yasadigi psikolojik sorunlar nedeniyle once lise 1. siniftayken okulunu terk etti. Hayata karsi yalniz ve savunmasiz hissettigi sirada karsisina cikan yanlis yonlendirmelere aldanan Sayginer, henuz 15'indeyken kumarla tanisip, hirsizlik bile yapmis. Yengesinin altin yuzugunu calip sattiginda, ne yaptiginin farkinda bile degilmis. Sayginer, bir sure banklarda yatip kalktigi, iki gun boyunca sadece yarim simitle durdugu gunlerini anlatirken hep gulumseyen gozleri sabit bir noktada kilitleniyor. Okulu biraktiktan sonra bir sure televizyon tamircisinin yaninda ve bir sandalye atolyesinde calismis hatta boyacilik bile yapmis.
Anne babasini kaybettikten sonra hayatin onune cikardigi girdaplardan kilpayi kurtulan Sayginer, o gunlere dair hatirladiklarini soyle anlatiyor
"Arkadaslarim beni kumar oynamaya goturduklerinde 15 yasimdaydim. Ilk kez oynadim ve kazandim. Para kazanmak beni cok mutlu etmisti. Kotu aliskanliklar edinebilecegim durumlarla karsi karsiya kaldim. Sokak cocugu olma potansiyelim vardi. 'Istanbul'a geldigimde cok surundum' diyen arabeskcilere on basarim.
Hepsinden daha fazla aci cektim ama hicbir zaman kendimi zavalli hissetmedim. Parkta yattigim donemlerde bile. Hep bir gun siranin bana da gelecegini biliyordum. Iki gun bir parca simitle durdugumu, kisin buz gibi havada ayaklarimi camide yikadigim gunleri unutamam. Aile uyeleri tarafindan da bazi yanlisliklar yapildi. Ama bunun icin kimseyi suclamiyorum ve kin duymuyorum.
'Hirsiz, serseri olacak bu cocuk' diyorlardi ama ben adam oldum. Aileler cocuklarina karsi pozitif olsun. Icindeki iyi yani ortaya cikarmaya calissinlar. Bir cocugun hayatini karartmak cok kolay."
IYILIK VE KOTULUK INSAN ICIN
"Babam annemin pesinde cok kosmus" diyor ve buyuk bir ozlemle onlari anlatmaya basliyor "Annem en sonunda babama 'Ben uc cocuklu bir dulum. Alacak misin?' demis. O da kabul etmis. Babam annemden 9 yas kucuktu. 'Ben olursem sen gorursun Faruk' diye soylenirdi annem. O da 'Merak etme olursek beraber oluruz' derdi.
Mutlu olduklerine inaniyorum. Cocuklarina cok duskunlerdi. Annem ev hanimiydi ve 7-8 kap yemek pisirmediginde mutsuz olurdu. Babam Adapazari'nin en buyuk tuccar terzisiydi. 'Tuccar terzi Faruk Sayginer' diye takim elbiselerin icinde adi yazardi. Bu elbiseleri giyen kisiler hala var. Onlar eger bu yaziyi okuyorsa bana o elbiselerden birini getirsinler. Benim icin anlami cok buyuk." 6 Subat 1978... Sayginer'in hayatinin akisini degistiren tarih. Kazanin yasandigi o gunu anlatirken kelimeler zar zor ciksa da, "Butun iyi seyler insanlar icinse, butun kotu seyler de insanlar icindir" diyor.
OLUMLERINE AGLAYAMADIM
"Annem ve biz evlenen ablami ziyaret etmek icin Ankara'ya gidecektik. Abimin arabasiyla babam bizi Arifiye'deki tren garina birakti. Ancak farkettik ki yolda bavullarimiz dusmus. Babam bizi trene bindirip, annemi bir sonraki sefere gonderecegini soylemisti. Biz kizkardesimle bindik. Daha sonra bavullari bulup tren istasyonuna geldiginde babam arkadasiyla karsilasmis ve onun otomobilini almis. Wolkswagen'den daha hizli oldugu icin annemi bir sonraki duraga yetistirip, bizimle yolculuk etmesini istemis. Ancak Sakarya Koprusu'nde minibusle carpismis. Babamla minibus soforu olay yerinde, annem ise hastanede bir saat sonra olmus. Haberi duyunca aglayamadim bile. Olayin sokuna ugradim, algilayamadim o an."
'Bilardo, bana hayati sevdirdi'
Bunalimli gecen genclik yillarinda en buyuk destegi bilardo masasinin etrafinda onu izleyen kisilerden gormus. Bir arkadasinin, "Hadi gel bilardo oynayalim" demesiyle, 16 yasinda hic bilmedigi masa, istaka ve toplarla tanisan Semih Sayginer simdi 39 yasinda ve Las Vegas'ta kazandigi Dunya Sampiyonlugu'nun tadini cikariyor.
Daha 17 yasindayken Istanbul Bilardo Sampiyonu olan Sayginer, o gunden beri yaptigi her vurus, aldigi her sayi ve kazandigi her sampiyonayla zirveye oturdu ve bilardoyu Turkiye'ye sevdirdi. Onun sayesinde gencler bilardoyu daha ciddi oynamaya basladi, bu spor kahve koselerinden kurtuldu.
Hayalperest biri olmadigindan bahseden Sayginer, "Kendimi hayatla satranc oynuyor gibi hissediyorum. Karsidan gelen hamleye gore hareket ediyorum. Ezbere hamle yapmam cunku sonuc yenilgi olur. Hayata karsi oyunu kazandigimi dusunuyorum" diyor ve ekliyor
"O donemlerde hayatin beni surukledigi yone gitmedim. Bilardo guzelligiyle kandirdi. Psikolojisi bozuk bir cocuktum. Sevgi acligi cekmeye basladim ve bu sevgiyi bilardoda buldum. Bilardo Turkiye'de resmilesmeye baslayinca dogru yolda oldugumu anladim. Ortaokul mezunuyum ama bir suru insani cebimden cikaririm. Simdi bes dil biliyorum. Okudum, yasadim, ogrendim."
Ali ESER - Pervin METIN
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|