kapat
21.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

MANSUR FORUTAN


Sınıfın yeni hocası Daum

Karadeniz seferi çok şükür selametle sonuçlandı. Sağ salim Teşvikiye'ye döndüm. Dürüst olmak gerekirse çok geç kalmış bir geziydi bu. Samsun'dan Trabzon'a uzanan bu gezi karşısında çok etkilendim.

Görev verdikleri için amirlerime teşekkür ediyorum.

Bu gezilerin iyi tarafı gündemden tüyebiliyorsunuz. Televizyon izleme şansınız düşük. Çünkü sürekli bir yerlerde oluyorsunuz. Gazeteleri de görmezden geldiğiniz an gündemin hayatınızı törpülemesi kısa bir süreliğine duruyor.

Zaten bir kışı elli milyona geçiren yaşlı adamla muhabbet ederken, Tarkan'ın iyi türkü okuyup okumadığının önemi olmuyor. Zaten ne kadar önemliydi ki?

Ancak ne yaparsanız yapın, nerede olursanız olun, onsuz yapamayacağınız şeyler de var

Kanaryam!

Transfer bombaları yavaş yavaş patlarken, VH formaları ekmek peynir gibi satılıyorken, hazırlık maçlarında Almanya'nın köklü kulüplerinden adını ilk kez duyduğum bir takımla hazırlık maçı yapıyorken, transferlerin devam edeceği haberleri manşetlerden veriliyorken, velhasıl ağustosun şampiyonu olmaya adım adım ilerliyorken, bendeniz bunlardan nasıl uzak durabilir ki?

Bütün bir kış cefa çekeceğim için, şu üç beş huzurlu günü ıskalamak benim adıma hiç de hoş değil, diye düşündüm.

Sefere çıkmadan önce spor bültenlerindeki bir görüntü dikkatimi çekmişti.

Fenerbahçe idmanından görüntülerdi bunlar.

Yan top çalışması, ortada sıçan falan oynamıyorlardı.

Futbolcular yüksek bir ahşap duvarın altında toplanmış, içlerinden birini tırmanması için alttan itekliyorlar. Üste çıkmayı başarmış olanlar da alttan geleni çekmeye çalışıyorlar.

Tüm futbolcular eğleniyor.

Hatta VH o kadar gülüyor ki, arkadaşını kaldıracak, itecek mecali kalmamış.

Belli ki Daum'un icatlarından birini izliyordum.

İzlerken ben de eğlendim açıkçası.

Sonra kendimce bu eğlenceli çalışmanın mana ve ehemmiyeti üzerine ahkamlar kestim.

Tek başına hiçbir futbolcu o ahşap duvarın tepesine kolay kolay çıkamaz. Birilerinin alttan yardım etmesi gerekiyor.

Bu da yeterli değil. Alttan gelenin yukarıdakiler tarafından çekilmesi gerekiyor.

Kimin ilk yukarı çıktığı sorusuna kafam epey takıldı ama bu önemli değil. Her takımda mutlaka bir iki maymun vardır diye geçiştirdim.

Üç beş saniyelik bu görüntü karşısında fevkalade umutlandım.

Bu bir takım olmanın oyun haliydi. Herkesin birbirine yardımcı olması gerektiğine dair bir dersti. Kanaryam'ın uzun süredir müfredattan kaldırdığı, unuttuğu bir ders.

Ve istisnasız tüm oyuncular bu dersten etkilenmiş gibi gözüküyordu.

Galiba bu sefer Fenerbahçe, zihinsel bir değişimi başarmış olarak sezona başlayacak.

Bugüne kadar denemeye tenezzül etmediği, takım olma özelliğini öğrenerek mücadele edecek.

Şampiyon olup olmaması çok önemli değil.

En azından ağustosun şampiyonu olma çaresizliğinden kurtulmaya çalışması çok önemli.

Uzun metrajlı filmlerde çok kullanılan bir tema vardır. Hani zeki, yetenekli ama haylazlarla dolu bir sınıfa yeni hoca gelir. Öğrencileri alır, bir amaç etrafında toparlar, savaşmalarını sağlar. Bu filmlerin sonu hep mutlu biter! Hedeflenen amaca ulaşılır.

Daum'un yaptığı da bu.

Ama hemen havaya girmenin bir manası yok. Sonuçta söz konusu olan Fenerbahçe. Değil mi?


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır