|
 |
|

MEHMET BARLAS
Özal, rakamları fazla büyüttü!..
Rahmetli Turgut Özal'ın hatası, galiba Türkiye'nin rakamlarını büyütmesidir.
Özal öncesi Türkiye, kendi halinde giden ve dünyaya karşı, "Biz bize benzeriz" diyen bir ülkeydi.
2-3 milyar dolar ihracat yeterdi bize. İhracatın da tamama yakını, tarımsal ürünlerdi.
Kişi başına 1000 dolar civarında bir ulusal gelir payı.
Bütün otoyol niteliğindeki çift gidiş-gelişli yol toplamı, Gebze-İstanbul arasındaki 40 kilometre.
Turistik yatak kapasitesi, Yunanlıların Rodos adasındaki yataklardan daha az. Yani 40-50 bin.
Enflasyonun yüzde 120 olduğu dönemde, bankaların mevduata verdiği faiz yüzde 5, krediden aldığı faiz yüzde 18...
Döviz rezervi sıfır... Döviz bulundurmak suç.
Tek kanallı televizyon.
Şehirlerarası konuşmak için, saatlerce beklenen bir telefon sistemi.
Türk Hava Yolları'nın en uzak uçtuğu kent Londra.
Turgut Özal, hata yaptı.
Türkiye'nin bütün rakamlarını, bütün ölçülerini ve tüm hedeflerini büyüttü...
Ama devletin büyük olan rakamlarını küçültemedi... Devletin küçük olan dünya görüşünü büyütemedi.
Rakamlar büyürken, tabii ki rüşvetler de, kokuşmuşluk da büyüdü.
Özal öncesinde de, rüşvet ve genel kokuşmuşluk vardı.
Ana rakamlar, genel ölçeğe uygun olarak küçüktü.
Düşünün enflasyon yüzde 100'ün üzerinde.. Kredi faizi de, yüzde 20'nin altında.
Bir kamu bankasını ayarlayıp, iyi bir kredi alırsınız. Bununla mal ve emlak alırsınız.. Bir yıl içinde kazandığınız paranın küçük bölümü ile, banka borcunuzu kapatabilirsiniz.
Veya döviz alırsınız resmi fiyattan.
Bunu serbest piyasada TL'ye çevirince, köşeyi dönersiniz.
Özal öncesinde bir de, "Kaçakçılık" mesleği yok muydu?
Merkez Bankası'nda döviz olmayınca ithalat yapılamazdı. Siz de, çifte ödeme yolu ile getirebildiğiniz her malı, inanılmaz karlarla satabilirdiniz.
Daha da ballı börekli olanı, sigara kaçakçılığı, içki kaçakçılığı değil miydi?
Hatırlamaz mısınız şehir meydanlarında "Marlboro" diye satış yapan çocukları?
Evinde viski bulundu diye tutuklanan ünlü isimleri unuttunuz mu?
Yurtdışında banka hesabı olduğu için yargılananları hatırlamıyor musunuz?
Özal her şeyi değiştirdi.
Bir tek devleti deÄŸiÅŸtiremedi.
Kamu gücü kullanılarak yapılan yolsuzlukların türü aynı kaldı, ama rakamları büyüdü.
Bir de, yeni büyük rakamların ekonomisini denetleyebilecek mekanizmalar kurulamadı.
Bankacılık büyüdü ve işlemler çeşitlendi, karmaşıklaştı.
Bu bankacılığı denetleyebilecek yeni kadrolar kurulamadı.
Borsa derinleşti, halka açılan şirket sayısı arttı.
Ama manipülasyonu, içeriden ticareti denetleyip, cezalandıracak yapı oluşamadı.
Siyasetin ve idarenin nüfuz rantı büyüdü. Buna karşı, önleyici hukuk küçük kaldı.
Özal keşke büyütmese miydi Türkiye'nin rakamlarını?
Kokuşmuşluk ve soygun rakamları da, küçük mü kalsaydı?
Ya da hukuku büyütebilseydi...
ÅžAKA
Bakanlar kurulu açıklanıyor!
Bu hafta TBMM Yolsuzluk Komisyonu Raporu açıklanıyor. Daha doğrusu, hangi isimler için Soruşturma ve Yüce Divan yolu açılacağı belli olacak.
Bir nevi, bakanlar kurulu açıklanacak.
İsimlere bakın.. Takvimleri birkaç yıl geriye alın.
Bakan isimlerini öğrenirsiniz.
TRAJİK TABLO
"İmar Bankası Skandalı" sürüyor!
Fatih Sultan Mehmet'in, babası 2'nci Murat'a yazdığı mektup vardır ya...
- Padişahsan gel geç ordunun başına, düşmanla savaş... Ben padişah isem, emrediyorum sana. Gel ordunun başına geç düşmanla savaş, der mealen.
Şimdi vatandaş olarak, BDDK'ya böyle bir mektup yazacak Fatih'e ihtiyacımız var.
"İmar Bankası Skandalı"nın, bu çizgide devam etmesi mümkün değil çünkü.
Eğer tasarruf mevduatına devlet güvencesi verildi ise, İmar Bankası'ndaki hesaplar ödenmeli.
Eğer bankaları denetlemek yetkisi BDDK'da ise, İmar Bankası'nda var olduğu iddia edilen usulsüzlüklere, kim göz yumdu?
Şu anda kamuoyuna yansıtılan tablo ile, hangi tasarruf sahibi, bankalar aracılığı ile Hazine Bonosu alır, Repo'ya para yatırır?
Veya tasarruf mevduatı açanlara verilen banka hesap defteri, kimin için bir değer ifade eder?
Mesajlarınız için:
mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|