|
 |
|

OKAN MÜDERRİSOĞLU
Barış rehaveti kısa sürdü
Rotasında sapma gözlenen ekonomiye IMF eliyle "ince ayar" yapıldı. 5. gözden geçirme sürecindeki takvim gecikmesi aslında hayırlı oldu. Bu sayede, yaz aylarının rahatlığı içinde kontrolsüz artan harcamalarda zamanında frene basıldı. Sonbaharda gösterime girmesi beklenen kriz senaryoları da büyük ölçüde vizyondan kalktı. Oysa korku filminin kare kare görüntüsü belliydi. Gevşek seyreden kurların, Ekim-Kasım aylarında hareketlendirilmesi, kur artışının enflasyonu tetiklemesi, enflasyondaki artışın faize baskı uygulaması sonucu geniş halk kitlelerine yeniden acı ilaç içirilecek, IMF'den çıkış planları suya düşecekti.
Siyasi konuların yanı sıra ekonomiyi de konuştuğumuz Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, hükümetin "erken teşhis ve tedavi" yaklaşımını, "Bize güvenen kazanır. Herkes hesabını buna göre yapsın" diye özetledi.
Nerede kaynağın bolluğu?
Peki, işe geçici bütçe ile başlayan, ardından Irak faturasını da dikkate alarak Mart ayından itibaren 2003 Yılı Bütçesi'ni uygulamaya koyan hükümet, nasıl oldu da Temmuz ayının ortasında, "Harcama azaltıcı bir dizi tedbiri almak zorunda kaldı?
Şimdilik, Tekel ürünlerinde vergi artışı ve Özel İşlem Vergisi'ne mini zamla geçiştirilen gelir paketinin daha kabarık olduğu biliniyor mu? 8 aydır zam yapılmayan elektrikte fiyat ayarlaması isteklerine, akaryakıt bayilerinin 2 cent arttırılan kârlarının ÖTV'de yarattığı 300 trilyonluk kaybın telafisi için benzine zam önerilmesine ne dersiniz? İki seçenek de Başbakan Erdoğan tarafından reddedildi. Ama hükümeti harcamaya yönelten gerekçe sonunda bulundu. Vergi Barışı'ndan yararlanmak isteyen mükelleflerin 6.5 katrilyon lira ödemeyi taahhüt etmesi, rehavetin doğum günü oldu. Taksit dönemi geldiğinde, evdeki hesap çarşıya uymadı. Bu yıl ancak 2.2 katrilyon lira kaynak sağlanabileceği görüldü. Unutulmasın, bütçedeki tutar 2.4 katrilyondu.
Hükümet'in etkili bir bakanının dediği gibi, "Kaynak bolluğu olmadığı görülünce harcama olmayacağı da görüldü!"
Sigorta atar mı?
1 Ağustos'ta toplanacağı söylenen IMF İcra Direktörleri Kurulu, geçen hafta Türkiye'nin göndereceği Ek Niyet Mektubu taslağını tartıştı. Hükümetin, "etkileyici" görülen performansına rağmen, "mali disiplindeki bozulma" eleştirilere hedef oldu. IMF, yüzlerce konu içinde, kritik hal alan sosyal güvenliğe takıldı. SSK ve Bağ-Kur'un 14.5 katrilyon liralık prim alacağında indirim yapılması, kalan tutarın takside bağlanması formülüne, IMF karşı çıktı. Bir ara görüşmeler tıkandı. IMF, "Ana para, faiz ve gecikme zammını toplayın. Bu tutarı indirmeyin. Uygun faizle istediğiniz kadar vadelendirin" dedi ve kestirip attı. Bu arada, az gelişmiş illerden vergi alınmaması sonucunu doğuran yasanın da kesinlikle uygulanmamasını istedi.
Ayrıca, şimdilik masaya gelmedi ama önümüzdeki aylarda, "spekülatif kazançlara veya sıcak paraya vergi" tartışması başlarsa kimse şaşırmasın.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|