|
 |
|

ABDURRAHMAN YILDIRIM
Ekonominin düğümü ekim sonunda çözülecek
Geçen hafta açıklanan altı aylık bütçe, beş aylık ödemeler dengesi verileri ve IMF heyetinin Türkiye'de bulunması, ekonomide 2000 yılı temmuz ayı ile 2003 yılı temmuz ayının büyük benzerlikler taşıdığını ortaya koydu.
1- Bunun birinci nedeni bütçede işlerin iyi gitmemesinde yatıyor. 2000 Temmuz ayı gazeteleri tarandığında görülür ki, 5 aylık bütçe açığı yıllık hedefin yarısına varmış. Şimdi ise altı ayda 45 katrilyonluk hedef açığın 25 katrilyonu gerçekleşmiş. Yani kamu açığını düşüremiyoruz. İç açık büyüyor.
2- Döviz kurunun düşük seyretmesinin ve ekonomideki büyümenin etkisiyle ithalat patlaması, cari işlemler açığını hızla büyütüyor. 2000 yılı temmuz ayında ilk dört aylık cari işlemler açığı 3.5 milyar dolar olmuştu. 2003'te ise 5 aylık açık 3.5 milyar dolar. Yani iç açıkla birlikte dış açık da büyüyor. Dış açık tartışması da 2000 yılıyla aynı.
3- Ekonomide büyümekte olan potansiyel tehlikelere karşı piyasalarda iyimserlik hakimdi. Döviz kuru rejimleri farklı olmasına karşılık kurda herhangi bir beklenti yok. Dövizden kaçış var. İyimser beklentilerle faizler negatifti. Ancak şimdi yüksek olmasına karşılık yılın kalan son 5 aylık döneminde Hazine'nin işi oldukça rahat. Çünkü piyasaya olan borç çevirme oranı yılın 7 aylık döneminde yüzde 103 olarak gerçekleşirken geriye kalan 5 ayda bu oran yüzde 74'e gerileyecek.
4- Temmuz ayında IMF heyeti Türkiye'den, artan kamu açıklarına ve ısınan ekonomiye yani ikiz açığa karşı önlem alınmasını istedi. Bu önlemler kısa bir süre tartışıldı ancak rafa kaldırıldı. 2003'te kamu açığı konusunda Hükümet önlem almaya yanaştı. Dış açık konusu henüz belirsiz.
* Ekimin önemi nerede?- Bu benzerliklere rağmen sonumuz aynı olmayabilir. Çünkü böyle bir deneyim yaşandı ve her şey hükümetin uygulamalarına bağlı. 5. Gözden Geçirme'nin atlatılmasıyla bir-iki aylığına riskler azalmış olacak. Ekonominin ne yöne gideceği konusunda bütün dikkatler ekim ayının ikinci yarısına dönecek.
Çünkü geçen hafta IMF ile ağustos sonunda yapılacak olan 6. Gözden Geçirme'nin ekim sonuna bırakıldığı ortaya çıktı. Ekim ortası aynı zamanda 2004 büyüklüklerinin ve bütçesinin belirleneceği tarih. 17 Ekim Cuma günü 2004 Bütçesi Meclis'e sunulacak ve kamuoyuna açıklanacak. Gelecek yıl iç ve dış borçların nasıl ödeneceği, ne kadar faiz dışında harcama yapılacağı, vergi gelirlerinin ne kadar artırılacağı ve harcamaların nasıl finanse edileceği belli olacak. Buna bağlı olarak enflasyon oranı ve büyüme hedefleri de netleşecek. Ekim sonundaki gözden geçirmenin şartları daha ağır olacak.
* İki farklı senaryo- Eğer hükümet 2004 Bütçesi'nde mevcut ekonomik programı uygulayacağını beyan eder ve bunu inandırıcı şekilde bütçede ortaya koyarsa, ay sonundaki gözden geçirmeyi başarıyla aşma ihtimali yükselecek. Hükümetin böyle bir tutumu piyasalara, 2004 yılında seçim kazanma uğruna ekonomik dengeleri yıkmayacağını göstermiş olacak. Bu da piyasalara ve ekonomi çevrelerine güven verecek. Senaryonun böyle gelişmesi durumunda ekonomide yeni bir sorun ortaya çıkmayacak, hatta kritik kavşak başarıyla atlatılacağı için sonrasında daha iyi gelişmeler gündeme gelebilecek.
Hükümetin bütün gücünü seçime yönlendirmesi ve ekonomik dengeleri daha da bozacağının anlaşılması halinde ise olumsuz gelişmeler bizi bekleyebilir. Faizlerden başlayarak enflasyona, kurlara kadar bir dizi olumsuz gelişme ekonominin havasını bozabilir.
* Melez senaryo- Hükümetin orman arazilerinin satışı ve imar affından bir kaç milyar dolara varabilecek belirli bir kaynak sağlaması, Körfez ülkelerinden borçlanmaya gitmesi gibi çalışmalarının olumlu sonuçlanması da, Ekim'in ikinci yarısındaki yol ayrımına nasıl girileceğini belirleyecek. Bu kaynakları sağlaması halinde hükümet hem gözden geçirme hem de 2004 büyüklükleri ve bütçesi konusunda hareket alanı kazanabilecek. Sağlanacak kaynak olumsuz etkileri azaltabilecek ve ortaya karışık, melez bir trend çıkabilecek.
Hükümetin durumuna ve tutumuna göre ekonominin daha iyi olması da mümkün, daha kötüye gitmesi de.
* Sonuç - "Cennet cehennem dünyada, hangisini kazanırsan" Türk Atasözü
2000 Temmuz'unda ne olmuÅŸtu?
* 2000 yılı temmuz ayında da IMF heyeti Türkiye'deydi. Kamu açıklarına ve ekonominin hızla büyümesine karşı önlem alınmasını istemişti. Bu istek yerine getirilmedi.
* Yıl sonu için yüzde 5.5 olarak hedeflenen GSMH yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.2 büyümüştü. Ancak işaretler ikinci çeyrekte büyümenin daha da arttığını gösteriyordu.
* Bütçe beş ayda 7.633 trilyon açık vermişti. Yıllık açık hedefi ise 145.128 trilyondu. Faiz dışı fazlada da yıllık 7.005 trilyon lira hedefine karşılık ilk beş ayda 4.070 trilyonluk gerçekleşme vardı. Bütçede gidiş iyi değildi.
* Cari açık dört ayda 3.5 milyar dolardı. Yıllık hedef 2.848 milyon dolar olarak alınmıştı. Ancak gerçekleşme karşısında yıllık 6 milyar dolarlık açık verileceği tahminleri yapılıyordu. Dönemin Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, ithalattaki artışı beklemediklerini, haziran ve temmuz rakamlarının ortaya çıkmasından sonra gerekirse müdahale edeceklerini söyledi.
* Enflasyon son 10 yılın en düşük düzeyine inmişti. Ancak yıllık hedefin yakalanması ancak üç ay gecikmeyle olacaktı. Beklentiler iyiydi. Hazine Müsteşarı "Not artışı hakkımız" diyordu.
Mesajlarınız için:
ayildirim@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|