|
 |
|

Ic savas kapida
'Tek yumruk' gibi olan Irak, sert bir kayaya carpip bin parcaya bolunmus gibi. Sii'ler din adamlarina, Kurtler Barzani ya da Talabani yanlisi tutumlara, Sunniler baskanlik sistemi taleplerine gore ayrismis
Saddam donemi boyunca 4 kere Bagdat'i ziyaret etmistim. O zamanlar "Tek bir yumruk" gibiydi Irak halki. Hatta "federasyon" arzularini dile getiren Kurtler bile, "Irak'a disaridan bir saldiri olursa, bu ulke hepimizin, Araplar ve Siilerle birlikte savasiriz" demeyi ihmal etmiyordu.
Oysa simdi o yumrugun "sert bir kayaya carptigini", binbir parcaya bolunmus oldugunu gordum. Kurtler, Siiler, Sunniler, Turkmenler kendi aralarinda bile biraraya gelemiyorlardi.
Sii'ler "takip ettikleri" din adamlarina, Turkmenler ITC'li olup olmadiklarina, Kurtler, Barzani veya Talabani yanlisi tutumlarina, Sunniler ise krallik veya baskanlik sistemi taleplerine gore ayrismaya baslamislardi.
STALIN VE SADDAM
43 yasindaki Sunni Irakli yazar Abdul Kerim Yahya, su degerlendirmeyi yapti
"Bir toprak parcasini devlet, vatan yapan nedir? Dil birligi, din birligi, ulku birligi, ortak gelecek arzusu... Oysa Irak'ta ne dil birligi, ne din birligi, ne ulku birligi oldugu gibi ne de ortak gelecek arzusu var. Eger Irak halki, tek bir sinir icinde bunca yil birarada yasadiysa bu sadece Saddam Huseyin'in dikta rejimi ile basarilmistir. Korku ile saglamistir Kurt, Arap, Asurlu, Turkmen ve Sii'nin birlikte yasamasini. Bak korku kalkti da ne oldu? Demokrasi elbette hepimizin arzusu. Ama sunu yazmalisin. Uniter Irak devleti, demokratik sartlar altinda kurulamaz. Bu kadar farkli halk, demokrasi gelirse eskisi gibi birarada yasamayi tercih etmez. Irak insallah, Stalin sonrasi SSCB'ne benzemez..."
ALLAH'IN PARTISINI TUTARIZ
Al Mansur Caddesi'nde "Siki bir Sii" olarak adlandirilan 23 yasindaki Eymen Abud Abdulabbas'in dukkanini ziyaret ettim. Fotografini cekmek istedigimi soyleyince bir dakika deyip, Sii'lere ait bir bayragin onune gecip eline Kur'an-i Kerim'i aldi. "Demokratik bir secim olsa kime oy verirsin?" seklindeki soruma, "Biz Sii'ler hepimiz Allah'in partisini tutariz" demekle yetindi.
Konusmamizin basinda Siiler'in "birlik" icinde oldugu imajini vermeye calisan Abdulabbas, daha sonra "Ben Ali Sistani'nin ogretilerini dinliyorum. Muktada el Sadr'i 'Ayetullahci' buluyorum ve onu takip eden Sii'lerden hoslanmiyorum. Iran'dan Irak'a donen Muhammed Bakir El Hakim'i ise bana guven vermiyor. Bedr Tugay asla sivillesmedi. ITC Baskani Ahmet Celebi ise guya Sii. Dolayisiyla kimin nerede oldugunu kestirmek cok zor" dedi.
Sistani'nin kendilerine, "ABD'ye sozunde durmasi icin 3 ay sure verin. Bu sure icinde olay cikarmayin" dedigini anlatan Abdulabbas, "Bekliyoruz. ABD'nin sozunde duracagini saniyorum" dedi. "Yoksa?" diye sorduk; yalnizca bir gulumseme ile karsilik verdi. "Iran gibi bir Irak" gormek istemedigini vurgulayan Abdulabbas, bir anektod da anlatti
"Ben yobazlardan degilim. Iran gibi bir Irak gormek istemiyorum. Bazi Sii gruplarina ait hikayeler duyuluyor elbette. Guya ABD askerleri, sirf kadinlari daha iyi rontgenlemek icin tank uzerinde dolasmaya baslamislar. Akillarina gelene bakar misin?"
PAKSUT; EN ZORU ANAYASA
Aksam saatlerinde ziyaret ettigim Turk Buyukelciligi'nde, Buyukelci Osman Paksut'le gozlemlerime iliskin sohbet ettik. "Bagdat'i cok karisik gordugumu" ifade etmem uzerine Buyukelci Paksut, Irak'i cok daha zor gunlerin beklediginin sinyallerini verdi.
Irak'in gececegi en zor donemeclerden birinin yeni anayasanin hazirlanma sureci oldugunu dile getiren Paksut, sunlari soyledi "Asil onemli olan, kurulacak olan yeni yapinin adinin federasyon olup olmamasi degil, kaynaklarin nasil paylasilacagidir. Anayasal sistemin yapisidir en onemli olan. Eger Irak'in yeni anayasasi buyuk gruplar tarafindan benimsenmezse, o zaman bu bir felaket olur."
Buyukelci Paksut ile Turk askerlerinin ABD askerlerince tutuklanmasina kadar varan Irak'taki guvensizlik ortamini da gorustuk. Paksut, Turk askerlerinin silahlarinin biraktirilmasini "vahim" olarak nitelendirdi ve "Bu topraklar 400 yil Turk hakimiyetinde yasadi. Askerlerimiz, sadece bir kere, bundan 85 yil once, 1. Dunya Savasi'nda esir dusmustu. Ama onda bile Itilaf Devletleri kiliclarini ellerinden almamisti" dedi.
Gunun sonunda Irak Ulusal Kongresi'nin Bagdat Temsilcisi Mudar Sevket, beni aksam yemegine davet etti. Bagdat'in en sik restarantlarindan olan Mercan'da masamizda bir konuk daha vardi. Pentagon'un Yuzbasisi John L. Veley...
Yemekteki sohbet konusu ise elbette Irak'in gelecegi idi. Sevket umutsuzdu. "Bence ilk ara secimler 3 yildan once yapilamaz. Demokratik yapinin oturmasi ise 8-10 yili bulur."
YUZBASI KIZDI
Veley, Sevket'e "Neden bu kadar umutsuzsun" diye sordu.
"Rusya'ya baksana" diye soze basladi Sevket. "Egitimli bir ulus. Ruslar sizden once aya adamlarini gondermisti. Ama sistem birden dagildi. Toparlanmalari kac yili buldu?"
Sevket'in sozleri Veley'i biraz kizdirmisti. Bir gazetecinin yaninda olmaktan da huzursuz oldugu belliydi. Bana dondu ve birebir su sozleri sarfetti
"Demokrasi nedir? Sandigi koyacagiz ve Iraklilar kendi yonetimlerini sececekler. Neden bu kadar uzun sursun ki?"
Hayatta kalmanin 10 kurali
Bagdat'a varir varmaz, daha onceki ziyaretlerimde tanistigim bazi Irakli arkadaslar, can guvenligim icin dikkat etmem gerekenleri soyle siraladi
* Tenha yerlerde dolasma
* Kalabalik yerlerde de dolasma
* Esyalarini cantana koyma. Cikarmaya calisirken, silah cikardigini zannederler, seni o anda vururlar.
* Esyalarini elinde tasima. Calmak icin seni o anda vururlar.
* Arabani hizli kullanma, ABD askeri suphelenip vurabilir.
* Arabani yavas kullanma, soyguncular vurabilir.
* ABD askerlerinin bulundugu yerler yagmacilari korkutur. Nispeten guvenlidir.
* ABD askerinin bulundugu yerler, Sunni direniscilerin silahlarinin susmadigi yerlerdir. Nispeten guvensizdir.
* Kirmizi isikta durma, arabaya ates acabilirler.
* Kirmizi isikta gecersen ABD ile basin belaya girer, seni bir daha bulamayiz.
'No Saddam, no USA'
Peki butun bu karmasa icinde Irak'in gelecegini olusturacak gencler ne dusunuyordu? Solugu Bagdat Universitesi'nde aldim. Kocaman bir kampuse yayilan Bagdat Universitesi'nde genclerin sohbetleri ve gulusmeleri duyuluyordu.
Sonradan, Guzel Sanatlar ogrencisi oldugunu ogrendigim iki kizin, Silan Hammed ve Yusra Ibrahim'in yanina yaklastim. Daha sorumu tamamlamadan, "No Saddam, No USA" (Saddam hayir, ABD'ye hayir) dedi Silan. "Demek bir sekilde artik Saddam ile ABD'yi kiyasliyorsun" dedigim de ise soyle konustu
"Ileride gorecegiz kim daha iyi kim daha kotu. ABD, su ana kadar Irak'i ozgurlestirmek icin hicbirsey yapmadi. Verdigi sozlerin hicbirini tutmadi. Oysa Saddam en azindan bir soz verdi mi tutardi. Bir Ingiliz gazeteci sen gelmeden biraz once olduruldu. Saddam zamaninda katil cezasini gorurdu. Adam elini kolunu sallaya sallaya ayrildi buradan. Oysa universitenin onunde tanklar bekliyor. ABD'ye hala inanmak istiyorum ama..."
Silan'in yanindan ayrilip Ingiliz Dili ve Edebiyati ogrencisi Ramel Faris ile konusmaya basladim. "Mutlu degilim" diye sozlerine basladi Ramel ve soyle devam etti "Cunku ABD hala hicbir sey yapmiyor. Evimiz soyuldu. Babam isini kaybetti. Savastan once ABD'ye guveniyordum. Ne yalan soyleyeyim; her aksam, 'ABD savasi bugun baslatsa da kurtulsak' diye dua ediyordum. Simdi ise 'Umarim Saddam geri doner' diye dua ediyorum. Gelecege yonelik hicbir sey goremiyorum. Cunku cok karanlik..."
SADDAM'IN HAYALETI
Bagdat halkinin cogu Saddam Huseyin'in hala Irak'ta olduguna inaniyordu. Kah, Saddam Huseyin'in camide goruldugu, sakallarinin beyazlamis olmasina karsin iyi gozuktugu soyleniyordu; kah bir 'Baas saticisinin' Saddam'in emri uzerine vuruldugu haberleri kulaktan kulaga dolasiyordu. Saddam donemindeki ozgurce sokaklarda dolasabildikleri gunleri arayan Bagdat halki, buna karsin Saddam'in adindan bile hala korkuyordu.
YARIN
* Irak'ta hirsiz pazari
* Multeci kamplari...
Zeynep TUGRUL
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|