|
 |
|

EMRE AKOZ
Serhat'in durumu
F.Bahceli arkadaslarla takimi konusmaya calisiyoruz.
"Calisiyoruz" diyorum, cunku henuz ortada bir sey yok. Daum, Lucescu ve Terim kadar sansli degil. Cunku soyle ya da boyle iki hocanin elinde de bir 'gecmis', bir 'iskelet' var. Daum ise takim haline gelememis bir futbolcular toplami devraldi. Bir de bunlara yeni transferleri ekleyin... Zaman alacak F.Bahce'nin 'takim' haline gelmesi.
Bu arada bir arkadas, "Su Serhat'tan kurtulmak gerek" dedi. Ona su cevabi verdim Su anda elestiri asamasinda degiliz. Daum'un nasil futbol oynatacagini, kimleri nasil kullanacagini bilmiyoruz. O problemli Serhat'tan bir yildiz da yaratabilir. Bu asamada her seyi Daum'a birakmak gerek. Once zihninde olanlari takima ve sahaya yansitsin... Elestiri ancak ondan sonra yapilabilir.
Bu arada bir iki not...
* Alman 2'nci Lig ekibi Mannheim'a karsi oynanan mac elbette bir olcu degil. Ancak 'savasan' bir orta saha yok Fener'de. Olacagini da sanmiyorum. Top rakibe gectiginde presten ziyade alan daraltarak oynuyorlar. Bu arada kanatlar hemen hic calismiyor.
* Van Hooijdonk herhalde Turkiye'yi az cok taniyan birilerine filan sormus; onlar da akil vermisler Gol atinca ciftetelli oynadi. Bir 'Anadolu takimi' goruntusu bu... Hele bu kadar cok yabanci futbolcu olunca, ciftetelli tatil koylerindeki animasyonlari hatirlatiyor. Halbuki Fener seyircisi gecen yillarda Athena'nin parcasiyla cosuyordu. Ben olsam farkli bir 'sevinme bicimi' bulmaya calisirdim.
* Buna karsilik onca yorgunluga ragmen hazirlik macinda dahi canini disine takarak oynayan Tuncay'i, oyundan cikarken Daum yanagindan optu. "Turkiye'yi taniyan Avrupali teknik direktor" boyle bir sey herhalde. Eminim su siralarda Tuncay'in keyfine diyecek yoktur.
Olen olene
Benetton firmasinin destekledigi Colors (Renkler) dergisi son sayisinda 'Siddet'i konu edindi.
Dunya Saglik Teskilati'nin (WHO) verilerine gore Dunyada gunde 2233 kisi intihar ederek, 1425 kisi cinayet sonucu, 850 kisi de silahli saldiriya ugrayarak hayatini kaybediyor... Insanlik tarihinde siddetin en yogun oldugu donem 20'nci Yuzyil. Gectigimiz yuzyilda 191 milyon kisi siddete bagli nedenlerle oldu. Bu 191 milyonun yarisindan fazlasi siviller...
Belli ki 'medeniyet' ilerledikce, insanlar arasindaki iliskiler yogunlastikca, savastan cinayete, siddet sonucu olenlerin orani da artiyor.
Ekstra geleneksel cilek receli
Hatirlarsiniz burada Tukas'in 'Ekstra Geleneksel Cilek Receli'nden soz etmistim. Lezzeti ve bol sayida tanesiyle guzel bir recel bu. Ama 'ekstra geleneksel' ibaresi de bana ilginc, hatta eglenceli gelmisti.
Tukas'in Genel Muduru Ahmet Uysal bu konuda bir not gonderdi. Meger bu ibare, sektorde kullanilan 'resmi' bir tabirmis. Tarim ve Koyisleri Bakanligi ile Saglik Bakanligi'nin 16 Subat 2002 tarihli tebliginde yer aliyor.
Ornegin receller; 'ekstra recel', 'geleneksel recel' ve 'ekstra geleneksel recel' gibi kategorilere ayriliyor. Bakin bu konuda tebligde neler deniyor
Meyve orani yuzde 45
"Geleneksel gul recelinde, gul tac yapragi orani yuzde 5 olmak kaydi ile geleneksel recelde meyve orani en az yuzde 33 olmalidir.
Ekstra geleneksel gul recelinde guc tac yapragi orani yuzde 10 olmak kaydi ile ekstra geleneksel recelde meyve orani en az yuzde 45 olmalidir."
Benim bu receli niye begendigim ortaya cikti iste. Demek ki icinde en az yuzde 45 oraninda cilek varmis. Buna karsilik bazi recellerin tanesi hemen bitiyor. Hevesiniz kursaginizda kaliyor. Niye? Cunku kategorisi farkli. Ornegin onlar 'sadece' recel. Ama 'ekstra geleneksel' olunca ye ye taneleri bitmiyor.
Kissadan hisse Marketlerden bir sey alirken urunun icindeki maddeleri incelemekte yarar var. Ama bazen bu da yetmiyor. Ornegin ben bu receli yazmasaydim; boyle kategoriler oldugunu ogrenemeyecektik.
'TURKCE SOZLUK' DEDIK DE..
OkurlarIn da bir alem oldugunu, bir Turk Dil Kurumu Sozlugu alip bakacaklarina gazete yazarlarina sorduklarini belirttik ya... Turk Dil Kurumu Baskani Prof. Sukru Haluk Akalin hem tesekkur ediyor, hem de "
www.tdk.org.tr
" internet adresindeki, surekli guncellenen 'Turkce Sozluk'u hatirlatiyor. Guzel... Bu vesileyle diyorum ki Ben bu 'mazosist' kelimesine taktim. Neden Fransizca'dan aliyorsunuz da, Almanca aslindan (ki dogrusu budur) alip 'mazohist' demiyorsunuz? Hadi oyle yaptiniz, nicin 'mazohist'e hic yer vermiyorsunuz?
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|