|
 |
|

Ordulu sikintidan kendi kendine konusuyor
Gecen yil kilosu 1.6 milyona satilan findik bu yil da neredeyse ayni fiyata verilecek. Eskiden bir kilo findikla on kilo patates alan uretici, bugun 1.5-2 kilo alabiliyor
Karadeniz tek urune dayali kalkinma cabalarinin sikintisini yasiyor. Misir, aycicegi, soya tarlalarina yuksek taban fiyati tesvigiyle findik bitti. Findik diken uretici devletin sektorden elini cekmesiyle sudan cikmis baliga dondu. Findik artik para etmiyor, gecen yil 1 milyon 600 bin liradan satilan urun bu yil da neredeyse ayni fiyata verilecek. Eskiden soya yagi uretmek icin kurulan tesisler simdi Hazine'nin elinde kalan findigi sivi yaga donusturuyor. Oysa Turkiye gecen yil sivi yag uretmek icin ham aycicegi yagi ithalatina 640 milyon dolar odedi.
Findigin en cok uretildigi illerden biri olan Ordu'yu dolastik. Ureticiyle, tuccarla ve sanayiciyle konustuk. Gorunen o ki, Karadeniz'in bu sorununa kisa vadede cozum bulmak zor. Ordu'da artik ne sanayici, ne uretici, ne de tuccar mutlu. Ordu Ticaret Borsasi Baskani Necdet Gursoy'un deyimiyle, sokaktaki 10 vatandastan 8'inin yuzu asik, 20 vatandastan biri ise yururken kendi kendine konusuyor.
BU YIL REKOLTE DUSUK
Devlet IMF'nin de baskisiyla iki yildir taban fiyat belirlemiyor. Ancak serbest piyasa kosullari oturmamis. Varolan ticaret borsasi sadece alim satimin kayit altina alindigi bir kurum olarak kimlik kazanmis. Borsada gercek anlamda arz ve talebe gore bir fiyat olusmuyor. Gursoy, "Oysa alivrenin onunu kesecek olan yani tek anlamda fiyatlarin belirlendigi bir urun borsasidir" diyor.
Gecen yil 1 milyon 600 bin liraya satilan findik icin bu yil uretici 2.5-3 milyon arasinda bir fiyat istiyor. Ureticinin verdigi bilgiye gore aslinda bu fiyat araligi yakalanabilir. Zira bu yil rekolte dusuk. 550 bin ton civarinda urun bekleniyor. Ama sorun rekolteden cok findigin ayni anda pazara cikmasi. Paraya sikisan uretici urununu elinde tutmaktansa dusuk fiyata da olsa satmayi tercih ediyor ve eskiden koylu bir kilo findikla on kilo patates alirken, bugun 1.5-2 kilo alabiliyor. Para kazanamayan koylu haftada bir Ordu'ya inerken simdi iki ayda bir iniyor. Esnaf da gunde 10 kilo doner yerine 2 kilo satmak zorunda kaliyor. Findiktan kazanilan para esnafa donmuyor. Cunku uretici aldigi parayla ancak zorunlu ihtiyaclarini karsilayabiliyor.
Tuccar Fiskobirlik'in artik kendini yeniden tanimlamasi gerektigini dusunuyor. Fiskobirlik'in devletin emriyle findik alip depolayan bir kurum olmaktan cikmasi gerektigini dusunuyor. Bunun yerine aldigi urunu pazarlamak icin dunya pazarlarina satmak icin ugrasmasini istiyor.
Dogu Karadeni, Bati Karadeniz'e ates puskuruyor. Cunku Bati Karadeniz'in verimli ovalarina dikilen findiktan dekar basina 200 kilo urun aliniyor. Oysa Dogu Karadeniz'de bu rakam 100 kiloyu gecmiyor. Dogu Karadeniz'deki findik ureticisi "Nasil biz cay ekemiyorsak, Bati Karadeniz'de de findik ekimi yasak olmali, devlet koydugu kurallari uygulatsin" diyor. Bolgede yavas yavas alternatif urunler kesfedilmeye baslanmis, bunlardan biri de kivi. Ancak bu alanda da suursuzca dikim yapildigi belirtiliyor. Uretim pazarlama faaliyeti ile desteklenmedigi icin kivinin de cozum olmayacagindan endise ediliyor.
Zengin Avrupali, fakir ureticinin derdini bilmiyor
Gelelim bu yilki urunun fiyatinin ne olacagina. Fiskobirlik iki gun once gecen yil aldigi findiktan on bin ton satmak icin ihaleye cikti. Ihalede olusan fiyat 1 milyon 625 bin lira oldu. Bu da eylulde pazara girecek olan yeni urunun yuksek fiyattan belirlenmesini engelliyor. Cunku Avrupali tuketici, bir ay once 1 milyon 600 bin liradan aldigi findigi bir ay sonra neden 2.5 milyon liradan almasi gerektigini anlayamiyor.
TUCCAR SIKINTILI
Tuccarin en cok yakindigi konulardan biri de alivrecilikle suclanmasi. Konustugumuz tuccarlar aslinda dusuk fiyattan mal satmaktan sikayetci. "Biz de pahaliya mal sattigimizda kazaniyoruz, ucuz fiyat bizim de isimize gelmiyor. Devletin fiyat belirlemesinden de rahatsiz olmuyoruz. Ancak devlet bir fiyat soyluyor, bunu veremeyince tuccarini da zor durumda birakiyor. Yeterli sermaye birikimimiz olmadigi icin Avrupali tuketici karsisinda da duramiyoruz" diyor. Yani findiktaki sorun zengin Avrupali ile fakir uretici arasindaki kavgadan kaynaklaniyor.
VERGI ENGELI
Ihracatcinin en cok sikayet ettigi konulardan biri Turkiye'nin komsularina yeterince findik satamamasi. Bu konudaki ornek ise soyle Iran'dan fistik geliyor, Rusya'dan dogalgaz, kereste ve komur geliyor ama biz ne Iran'a ne de Rusya'ya findik satabiliyoruz. Rusya Turk findigina yuzde 40 vergi koyuyor. Almanya da bizden aldigi findigi Rusya'ya satiyor. Iste butun bunlari asacak olan devlettir. Devlet para verip kenara cekilen degil, sorun cozen olmali."
IHRACATCILAR BIRLIGI BASKANI OZONGUN'A GORE EKIM ALANLARI SINIRLANMALI
Tarla sokmeye gerek yok yeni dikim olmasin, yeter
Turkiye'nin 700-800 bin ton findigi eritecek kapasiteye sahip oldugunu savunan Istanbul Findik Ihracatcilari Birligi Baskani Ufuk Ozongun, "Yapilmasi gereken sey tanitim ve pazarlamaya destek vererek dunyadaki tuketimi artirmaktir" diyor
Ufuk Ozongun, Turkiye'de en fazla findik ihrac eden ucuncu sirketin sahibi. 20 yildir bu isle ugrasan Ozongun, Giresun'da 400 kisinin calistigi bir isleme tesisinde findigi kavrulmus ve kirilmis hale getirip Avrupa'ya satiyor. Yani katma degeri yuksek urun ihrac ediyor. Ozongun'un sirketi Progida, gecen yil 34.4 milyon dolarlik findik ihrac etmis. Ayni zamanda Istanbul Findik Ihracatcilari Birligi Baskanligi'ni da yuruten Ozongun, ihracatci ya da alivreci olarak tanimlanan tuccarin dusuk fiyat istedigi gorusune katilmiyor. "Turkiye, dunyanin en degerli findigini uretiyor. Ve kim ne derse desin soylendigi gibi badem findigin yerini alamaz" diyen Ozongun, bu kadar kaliteli bir urunun 1 dolara satilmasinin mumkun olmadigini savunuyor.
Ozongun'a gore onemli olan tanitim ve pazarlamaya daha fazla destek olmak. Yeni pazarlar olan ABD, Japonya, Cin, Hindistan ve Rusya gibi ulkelerde findigi sevdirebilmek. Ozongun burada, yeni ekim alanlarinin yaratilmamasi gerektigine de dikkat cekiyor.
Sorun, ureticinin findigini hasattan sonraki ilk iki ayda pazara getirmesi. Cunku Karadeniz'de baska bir para kazanma kaynagi yok. Koylunun hastane parasi da, dugun masrafi da, okul parasi da findik. Paraya sikisan koylu findigini neredeyse kurutmadan pazara cikariyor. Uretimin buyuk kismi iki ayda satildigi icin de fiyat dusuyor. Oysa ABD'de arz fazlasi oldugunda devlet ureticinin, urunun tamamini pazara surmesini engelliyor. Ufuk Ozongun sorun ve cozum onerilerini soyle siraliyor...
* Fiyatlari ihracatci mi yukseltmiyor?
Hayir. Tabii ki bu bir ticarettir. Ama islenmemis ic findigin olmasi gereken degeri 2.5 dolardir. Bir yerde arz fazlasi varsa o urunun ipini elinizde tutamazsiniz. O zaman tuketicinin dedigi olur. Findigi islenmis olarak ihrac etmemiz gerekiyor. Oysa ihracatin yuzde 70'i islenmemis ic findik olarak yapiliyor. Devlet, destekleme alimi yerine findiga dayali sanayii desteklese Avrupali fabrikalar da bize daha fazla muhtac olacak. Cunku fabrika findigi alip kavurmak, kirmak istemiyor. Onlar, findigi cikolatanin icine direkt koyacak sekilde islenmis istiyor. Uzun soluklu bir strateji ile fiyatlar 2.5 dolar seviyesine oturur. Fiskobirlik piyasayi regule etsin. Bu yil bunu basardi. Fazla oldugu zaman aldi, tam ic piyasada urun tukenmek uzereyken satti. Biz de Fiskobirlik'in yaptigini ABD ureticisine yaptiriyor. Urunun yuzde 20'sini sonraya saklayacaksin diyor.
* Kim suclu? Ya da bir suclu aranmali mi?
1980 yilindan beri findiga yuksek taban fiyatlari verilmeye baslandi. Politikacilar, 'ureticiye parayi vereyim, oyu alayim' kaygisiyla olaya yaklasti. Ozal'la baslayan bu surec, Demirel'le devam etti. Demirel kalkip, "Kim ne veriyorsa ben 5 fazlasini verecegim' dedi. Fiskobirlik'e tonlarca alim yaptirildi. Yuksek fiyattan alim yapan birlik, bunu yuzde 6 verimle yag yapmak zorunda kaldi. Hazine kasasindan trilyonlar gitti.
* Ekim alani sinirlandirilmali mi?
Kesinlikle. Varolan findigi sokmeye gerek yok. Bunu akilli bir strateji ile eritebiliriz. Ama yeni alanlarin yaratilmamasi lazim.
* Ciftcinin magduriyeti nasil onlenir?
Uzun vadeli bir strateji belirlenmeli. Arz fazlasi oldugu donemde ciftci dogrudan gelir destegi ile desteklenebilir. AKP hukumeti gecen yil, 'Findigin kilosunu 1 milyon 600 bin liradan 2 milyona cikaracagim' diye soz verdi. Bu farki da temmuzda dogrudan gelir destegi olarak odedi. Boylece ciftcinin en sikisik oldugu donemde eli rahatladi. Koylu urunu kurutmadan fabrikaya goturmek zorunda kalmazsa fiyat olmasi gereken yere oturur.
Leyla SEN
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|