kapat
15.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

ABDURRAHMAN YILDIRIM


Yüksek bono faizinde düşük kur etkisi mi var?

İhracatçılar bir süreden beri aşırı değer yitirmiş döviz kurunun rekabet güçlerini olumsuz etkilediğini, artık zararına satış yapmaya başladıklarını belirtip Merkez Bankası'nı döviz kurlarını yukarı ittirecek önlemlere zorluyorlar.

Merkez Bankası bu eleştirilere "Rekabet gücü yüksek kurla değil, ancak verimlilikle olur" yanıtını veriyor.

Aynen şu anda Avrupa'da yaşanan kur tartışmasında olduğu gibi. Tartışmayı başlatan dünyanın ikinci büyük ekonomisi Almanya'nın Başbakanı Schroeder. Bu eleştiriye Avrupa Merkez Bankası'ndan "Rekabet gücü sadece döviz kuruna bağlı değil" yanıtı geldi.

Avrupa'da da sorun ve eleştiri ile verilen yanıtlar Türkiye'dekiyle aynı.

Türkiye'de ihracatçının durumunun giderek zora girdiği doğru. Son olarak İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Süleyman Orakçıoğlu "Kurun bizi nasıl vurduğunu ekimde herkes görecek" dedi. Orakçıoğlu, alıcıların yüzde 5-10'luk fiyat farkını kabullenebildiklerini, ama şu an kur nedeniyle fiyat farkının yüzde 30-40'lara vardığını, ihracat sparişlerinin yüzde 50-60'a düştüğünü bildirdi.

* Genel gidiş iyi ama...- Merkez Bankası tarafından her ay yapılan anketler de durumun iyiye gitmediğini ama Orakçıoğlu'nun söylediği kadar kötü olmadığını gösteriyor. İkdisadi Yönelim Anketi'ni yanıtlayan 420 ile 550 arasında değişen reel sektör şirketleri, önümüzdeki üç aylık dönemde ihracat imkanlarının giderek daralmasını bekliyor. Tabloda görülebileceği gibi, ihracat imkanları daha iyi olacak diyenlerin oranı nisan ayında en üst düzeye çıktıktan sonra gerilemeye başladı. Buna karşılık ihracat imkanlarının kötüleşeceğini söyleyenlerin oranında hızlı bir artış var. İhracattaki bu olumsuz beklentiye karşılık genel gidişat konusundaki beklentilerde aynı kırılma yok. Gerçi son ay küçük oranlı bir düşüş var. Genel gidişat ile ihracat imkanları arasında son üç aydır makas iyice açıldı. Bu üç ay, aynı zamanda kurun TL'ye karşı hızla değer kaybettiği aylar.

* Düzeltme beklentisi- Aşırı değerli bir paranın olumsuz etkisi sadece ihracat veya ithalatla sınırlı değil. Ülkeye portföy yatırımlarını da sınırlıyor. Kurun aşırı düşüşünden sonra nasıl olsa bir gün gerçek düzeylerine geri dönecek beklentisinin oluşması, yatırımları caydırıyor.

Borsaya para geliÅŸini engelliyor.

Faize yabancıların gelişini sınırlıyor.

Ancak düşük kurun daha yıkıcı etkisi, aynı hesabı yerli yatırımcıların yapmasında görülüyor. Yani Hazine kağıtlarına yatırım yapanlar "Düşük kurun kendini bir gün düzeltme ihtimalini" faize ekliyorlar. Bu tıpkı, yerli para sahiplerinin yabancı sıcak parayı örnek almasında olduğu gibi, bir durum. Yoksa geçen haftaya göre 5-6 puan gerilemesine karşılık faiz hala yüzde 50 doayında olamazdı. Yılsonu için beklenen enflasyon yüzde 20'lere doğru yaklaştı. Bu kadar yüksek reel faizin başka açıklaması varsa öğrenelim.

* Sonuç- "Hayat bir oyuna benzer; istediğimiz kartları elde etmek elimizde değildir, ama oynamak elimizdedir" Terence

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr

Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır