kapat
15.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

AHMET HAKAN


Gecikmiş bir Sivas yazısı

Ne söylendiğine değil de kimin söylediğine bakılan bir ülkede Sivas katliamına dair, bir şeyler söylemenin ne kadar zor olduğunun farkındayım...

Kaç kez haksız biçimde önüme çıkarıldı Madımak yangını, bir bilseniz...

"Haksız biçimde" dediğime bakmayın, kamplaşma ve cepheleşme o kadar olağan hale gelmiş ki bu ülkede, Sivas yangını her önüme çıkarıldığında tuhaf bir suçluluk duygusunun beni sardığını itiraf etmeliyim...

Değil mi ki ben bir 'kampın adamı' sayılıyordum ve değil mi ki Sivas'taki yangın benim de içinde bulunduğum kabul edilen kampın adamları oldukları iddia edilen kişiler tarafından çıkarılmıştı, o halde ben de suçluydum...

Her 2 Temmuz günü bu duyguyu iliklerime kadar hissederim ve acı çekerim...

Bana bu duyguyu hissettirenlerin başında, suçun kişiselliğini unutup, "Senin amcaoğlu, benim dayı oğlunu öldürmüştü, o halde sen de..." diyen feodal zihniyet sahipleri geliyor! İkinci olarak da o yangını çıkaranlara yeterince tepki göstermeyip, mazeretler üretenler...

****

Bir dünya görüşüne mensup olmak, o dünya görüşüne mensup sayılan herkesin tüm günahlarına ortak olmayı gerektirmez, bunun farkındayım. Bir dünya görüşüne mensup olanların tümünün aynı şeyleri düşündüğünü söylemenin 'küçültücü bir yaklaşım' olduğunun da bilincindeyim. Bütün bunları biliyorum ama yine de bu açık haksızlığa yüksek sesle itiraz edemiyorum.

İtiraz edemiyorum çünkü, Sivas'ta yaşananlara gösterilen tepkilerin biçiminde ve dozunda o kahrolası cepheleşmenin etkilerinin rol oynadığının farkındayım... Cepheleşmeden şikayet edenlerin bile, 10 yıldır cepheleşmenin gereğini yerine getirdiklerini görüyorum. Bir taraf "yaktılar" diyor, diğer taraf mazeretler bulmaya çalışıyor. İki taraf da içtenlikle, hesapsız bir biçimde, yüksek sesle isyan etmiyor! İki taraf da orada yaşananları soğukkanlı bir şekilde değerlendirmeden uzak...

Böyle bir ortamda ben ne diyebilirim ki? Ne desem boş, ne desem istismara alabildiğine açık!

Oysa bir birey olarak Sivas yangınında ölenlerden bazılarıyla kurduğum tek taraflı yakınlıklarım vardı Metin Altıok birçok şiirini ezbere bildiğim sevdiğim bir şairdi... Behçet Aysan'ın şiirlerini dergilerden takip ederdim. Karınca kadar çalışkan eleştirmen Asım Bezirci, benim ilk gençlik yıllarımda edebiyat alanında yol göstericiliğimi yapmıştı...

Bunların da bir anlamının olmadığının farkındayım...

Bu yüzden 2 Temmuz'da Sivas'ta ölenlerin nasıl anılmaları gerektiğiyle ilgili yapılan tartışmaları buruk bir tebessümle izledim, bu konuda görüş bildirmekten itinayla kaçındım...

****

Ama yine de konuşmak gerektiği kanısındayım...

Kim ne anlarsa anlasın, kim hangi sonucu çıkarırsa çıkarsın, bıkmadan, çekinmeden hesapsız bir şekilde, insan olmanın gereği olarak haykırmak gerekir Hiçbir gerekçe, 37 insanın öldürülmesinin gerekçesi olamaz!


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır