|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Eylülde kriz olur mu, olmaz mı?
Yeni tartışma konusu şu.. Eylül ayında kriz olur mu, olmaz mı?
Durup dururken bu da nereden çıktı demeyin.. Ekonomistler ciddi ciddi tartışıyor..
Peki ne diyorlar?
Her zamanki gibi.. Kimi kriz çıkacak diyor, kimi çıkmaz diyor.. Durum belirsiz, hükümetin tutumuna bağlı diyenler de var..
Yani hükümetin hata yapmaması veya yapsa bile hataların telafi edilir düzeyde olması gerekiyor..
Aslında Türkiye yıllardır her eylül ayında kriz bekler.. Ekonominin hızlı büyüdüğü 1995-97 dönemi bile 'Eylülde kriz çıkar mı?' tartışmasıyla geçti..
Peki niye eylül?
Eylül okulların açıldığı, kış hazırlığının başladığı aydır.. Yaz rehaveti biter, zorunlu harcamalar başlar.. Bir de psikolojik etkisi var.. İnsanlar ekonomiyle, siyasetle bu aydan itibaren daha fazla ilgilenmeye başlarlar..
Gelelim tartışmanın kaynağına.. Türkiye ilk çeyrekte yüzde 7.4 büyüdüğü halde, ne oldu da 'kriz' tartışması çıktı?
Olan ÅŸu..
Türk Lirası fazla değer kazandı.. Döviz değer kaybetti.. İthalat arttı.. Cari açık 4 ayda 2.9 milyar doları buldu.. Yıllık hedef 3.5 milyar dolar civarındaydı.. Hükümet bunu 6.1 milyar dolar olarak revize etti..
Şimdi kimi ekonomist diyor ki Dolar değer kazanmazsa, cari açık böyle giderse eylülde, ekimde ortalık karışır..
Neden?
Çünkü ilk dört ayın rakamları yeni ortaya çıktı.. Sonbaharda temmuz ayındaki durumumuzu öğreneceğiz.. Açık aynı oranda büyürse, bu da yıllık cari açığın 9 milyar dolara vurması demektir.. Türkiye 2000 yılında 9.8 milyar dolarlık açıkla şiddetli bir krize girdi..
'Kriz olur' görüşünü savunanlar cari işlemler dengesine bakıyorlar..
'Kriz olmaz' diyenlerin savı ne?
İhracatın ithalatı karşılama oranına dikkat çekiyorlar.. Bu oran ilk dört ayda yüzde 72.4 oldu.. Krize girdiğimiz yıllarda ise yüzde 55'in altındaydı..
Büyümede hız kesme yok.. Oysa krize doğru giderken keskin bir düşüş olması gerekirdi..
Tartışmanın ana hatları böyle.. Rakamları yorumlamayı ekonomistlere bırakalım..
Konuya biraz siyasi açıdan bakalım..
Türkiye krizlere hep beklenmedik zamanlarda yakalanmıştır; bu bir..
İkincisi 'Krizler hep eylül ayında olur' diye bir iktisat teorisi yok.. 2001 temmuz ayını hatırlayın.. Telekom yüzünden Türkiye artçı kriz yaşamadı mı? Demek ki yaz sıcağında bile artçı da olsa kriz yaşanıyor..
Dış şokları hesaba katmazsak genelde krizlerin ana nedeni siyasal iktidarların tutumlarıdır..
Hükümet eylülde 6. gözden geçirme için IMF ile masaya oturacak.. Uzlaşma sağlanırsa, ekim ortasında Meclis'e sevk edilen bütçe popülizme kaçmazsa, Türkiye'nin sırtı yere gelmez..
AKP iktidarı, 'Martta seçim var. Bu bizim için referandum niteliğinde. İnsanlara biraz soluk aldıralım' diye programı kıyısından köşesinden delerek seçim yatırımlarına başlarsa, önümüzdeki kış yandık demektir..
Eylülü boşverin, ocak- şubat aylarına dikat edin..
1980, 1988, 1991, 1994, 2001 krizleri kış aylarına rastlamadı mı?
Türkiye krizdeydi, ama cebimize yansıması, bizi vurması hep ocak, şubat aylarında olmadı mı?
Kış, yazdan daha tehlikelidir..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|