kapat
13.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI


TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

HINCAL ULUC


Silahsor ile tetikcinin daglar gibi farki..

Uc Silahsorler'i gecenlerde yazmistim.. Yeri geldi, bir daha yazmam gerek.. Romanda, sonra dort olan silahsorler vardir..

Athos, Portos, Aramis ve Dartanyan..

Bir de polis sefi.. Rosfor!..

Fransa kralicesi, krali ezeli dusman Ingiltere'nin bir duku ile aldatir. Olayi ogrenen ve kraliceden nefret eden basbakan Kardinal Risliyo, kurdugu tuzakla ihaneti kanitlamaya karar verir.

Kralin silahsorleri, kralicenin, dolayisi ile krallarinin namusu icin, tuzagi bosa cikarmak uzere harekete gecerler.

Kardinal de polis sefi Rosfor'a, silahsorleri durdurma emrini verir. Roman polis sefi ile silahsorlerin savasi halinde devam eder gider..

Simdi olaya toplumsal ahlak acisindan bakalim..

Silahsorlerin yaptigi yanlis.. Cunku kralice, krallarini hem de dusmanla aldatiyor.

Rosfor'un yaptigi dogru.. Ihaneti kanitlamak icin ugrasiyor.

Ama romana bakin.. Ama Fransa halkina bakin.. Ama dunyaya bakin..

Silahsorler kahraman.. Rosfor ise hain, alcak, rezil..

Neden?..

Cunku, dogru ya da yanlis.. Silahsorler inanclari ugruna kelleleri koltukta savas veriyorlar. Temelde yanlis da olsalar, onlar bir kahraman..

Rosfor ise inanclari olmayan, Kardinal ne emrederse onu yapan bir kopek.. Bu yuzden temelde hakli oldugu halde lanetleniyor.

Athos, Portos, Aramis ve Dartanyan, kendi inandiklari haksizliklarla olumu goze alarak savastiklari icin nerdeyse Aziz mertebesinde.. Tapiliyor, dunya gencligine asirlar boyu ornek oluyorlar.

Rosfor, inancsiz bir emir kulu tetikci oldugu icin lanetli.. O da ornek.. Pisligin, onursuzlugun, serefsizligin ornegi..

****

Fatih Altayli'nin bir tetikci oldugunu iddia eden herkese sunu anlattim ki..

"Ben bu adamla 20 yildir beraberim. O bir silahsordur. Dogru, yanlis inandiginin kavgasini yapar. Yanlis bilir, eksik bilir, hatta Gaskonyali Dartanyan gibi gaza da gelir.. Ama o bir silahsordur."

Fatih Altayli bir yazi yazmis.. "Bana tetikci derlerse koruma, Hincal Agbi.. Ben tetikciyim" diye..

Sakasi bile agir..

Fatih Kardesime farki bir daha anlatmak geregi duydum..

****

Altayli kardesim, Ali Atif Bir ve Ali Saydam'i reklam kurumlarina danismanlik yaparken, reklam elestirisi yaptiklari icin agir sekilde elestiriyor ve diyor ki?.

"Simdi ben bir bankanin basin musaviri olsam, benim bu banka veya baska bankalar hakkinda yazdiklarimin kiymeti harbiyesi olur mu?."

"Ya da bir otomobil firmasinin danismani olsam, benim o firma veya baska otomobil firmalari hakkinda yazdiklarim inandirici sayilabilir mi?."

Orneklere devam etmek isterim..

"Simdi ben bir gazetenin yazari olsam, benim bu gazete veya baska gazeteler hakkinda yazdiklarimin kiymeti harbiyesi olur mu?."

"Ya da bir holdingin onde gelen bir calisani olsam, benim o holding, ya da baska holdingler hakkinda yazdiklarim inandirici sayilabilir mi?."

****

Elestiri hakki herkese aittir ve kutsaldir.

"Ben gazeteciyim. Ben elestiririm. Benden baskasi elestiremez" dediginizde, inandiriciliginizi yitirir, giderek kendi kazdiginiz kuyuya dusersiniz.. Sizi de susturmaya kalkar ve sizin mantiginizla hakli olurlar.

Ali kardeslerim elestiri haklarini ozgurce kullanirlar.. Biz de keseri kendi firmalari lehine yonttuklarini tespit edersek, yazdiklarini elestiririz. Boyle surer gider..

Insanlari hangi sebeple olursa olsun "Susturma" diye bir hak yoktur!.

Susturanlari, bir gun sustururlar.

Tarih hep boyle yazdi.

Coban gazeteci..
Pek cogunun dikkatini bile cekmedi kucuk ilan..

"20 yillik profesyonel, arastirmaci gazeteciyim. Cobanlik yapmak uzere ulkenin neresi olursa olsun is ariyorum.. 0535 399 85 89."

Bir ironi miydi?.. Gazeteci olmak isteyen genclere bir agabey nasihati mi?..

Haluk Girti bu ilani butun gazetelere vermek istemis, pek cogu geri cevirmis.. "Bu ilani yayinlarsak, Hincal Uluc'a malzeme oluruz" demisler hatta..

Haluk Girti, 1973'te Tercuman'da baslamis gazetecilige.. Muhabir.. Hem fotograf cekiyor, hem yaziyor.

Sonra Hurriyet, Sabah, Aksam, BRT, Kanal D, Show TV, Dogan Haber Ajansi'nda muhabir, haber alma sefi, bolum sefi..

Yani dolu dolu bir portfoy vc basarili bir kariyer.. Ama issiz.. Ama caldigi butun kapilar yuzune kapaniyor. Niye kapaniyor, onu da anlatti bana Haluk, ama "Off the record.." Izin verirse yazarim, birileri fena halde utanir..

Evli, iki cocuk babasi.. Caresiz..

Ve iste bu ilan..

Van, Agri, Kars, Konya, Tekirdag, Ankara ve Kirikkale'den aramislar.. "800 koyun.. 500 koyun.. 150 buyuk bas hayvan.. 400 milyon maas, vergi sigorta, giyim kusam, yeme icme" teklifleri..

"O kadar hayvana bakamam" demis.. "Yardimci veririz" demisler..

Bu arada baskalari da Haluk'a basvurmus.. "Beni de yanina al, cirak olalim" diye..

Birisi 31 yasinda iktisat fakultesi mezunu bir kadin. "Iki ayaklilarla ugrasmaktansa, dort ayaklilara hizmet evladir" diye yalvaranlar olmus.

"Bana gelen tum muracaatlari dosyaliyorum, Hincal Agbi" diye yazali, 3 hafta oldu. Yeni bir haber alamadim. Alirsam onu da yazarim!..

Tecelli'den Abuzittin'e mektuplar
Abuzittincigim,

Marmaris'in Orhaniye'sinde orman yangini ciktigini duydugumda saat 17.00 idi. Icimi aci kapladi. Oysa artik buna alismak lazim.. Buralari hep yanacak! Neden yanacak; yeterli onlem alinmadigi icin yanacak.. Belki birileri istedigi icin yanacak.. Ve oyle bi gun gelecek ki Balikasiran'da baslayan yangin Marmaris'i de silip goturecek..

Ohh herkes memnun ve rahat!

Orhaniye yangininin nedeni henuz kesin belli degildi. Ama ayni saatte Bodrum'da cikan yanginin nedeni ruzgardan kopan elektrik telleriydi. El insaf yahu! Bu, elektrik tellerinden cikan kacinci yangin? Belki Orhaniye'deki de oyle oldu.. Copten cikti diyenler de var.. Ama ben inanmiyorum orada copluk mopluk yok.

Surasi kesin, denize yakin yerden basliyor alevler.. Ucaklarla helikopterler hemen mudahale edebilse, ruzgara ragmen, kontrol altina alma sansi var.. Peki ucaklarla helikopterler ne zaman geldi dersen, tam 1 saat 59 dakika sonra!

Bunu nereden bu kadar dakik bildigimi de soylim. Ben yangin sirasinda Ankara'daydim. Eski muhabirlik gunlerimin verdigi heyecanla bi elimde telefon Orman Genel Mudurlugu'nun Yanginla Mucadele Daire Baskanligi'ndan bi yetkiliyle konusuyorum;

"Yeterli ucak helikopter gonderildi mi acaba?" diye soruyorum "Gonderildi!" diyor. Oteki elimde cep telefonu karsimda Orhaniye Muhtari Zeki Dinc.. Yanginin icinde, tam ortasinda Zeki Dinc ".. Ne ucagi.. Ne helikopteri.. Yarim saat daha boyle giderse bu alevler Osmaniye'yi de yutar.. durum cok kotu" diyor.

Ozetle Abuzittincigim muhtar, "..Helikopterler denizden su tasimaya basladi" dediginde yanginin parlamasindan bu yana tam 1 saat 59 dakika gecmis, pek tabii, "is de isten gecmis"ti. Alevler aldi basini gitti. En az 300 hektar alan kul! Gene de acidi Allah.. Alevleri Akdeniz'e kadar indirmedi!

Deniz kiyisindan baslayan yangina denizden su tasiyan helikopterlerle ucaklar ancak 2 saatte mudahale edebilirlerse bu iste de bi sakatlik var demek degil midir Abuzittincigim? Tipki yillardir (40 yil oldugu soyleniyor) bakimi yapilmayan elektrik telleri gibi.

Peki kim cozecek bunu?.. Yok cozecek adam yok! Hayret verici bi durum.. Muazzam bi umursamazlik.. Taa Cumhurbaskanligi'ndan baslayip ormanin, TEDAS'in seflerine kadar uzanan garip bi umursamazlik. Ne valisi, ne kaymakami, ne belediye baskani.. Hepsi sessiz.. Oysa bu yanginlarin hic degilse bi kismini onlemek mumkun.. Peki neden herkes sus pus.. Neden icraat yok? Yoksa "orman mafyasi" oylesine kuvvetlendi de devlet bunlardan korkar hale mi geldi? Valla aklima bu geliyor! Bu caresizligin baska bi izah yolu yok kardesim.

Munasip yerlerinden operim Abuzittincigim.

Gunes.

Pazar Nesesi
Bu hafta pazar nesemiz Los Angeles'ten.. Kazim'dan..

Genc adam yeni bir apartmana tasinmis.. Kapiya isim levhasini vidalarken karsi dairenin kapisi aciliyor.. Ben diyeyim Cameron Diaz, siz deyin Jennifer Lopez.. Uzerinde sadece tul bir gecelik var, altinda camasir falan da yok, goruluyor. Konusmaya baslayinca o tul geceligin onu tamamen aciliyor.. Genc adami fena halde ter basarken, kadin elinden tutuyor..

"Hemen benim daireme girelim.. Duyuyorum, biri geliyor.."

Iceri girince kadin tul geceligi tamamen cikariyor. Delikanli cirilciplak vucuda yutkunarak bakiyor.

Kadin konusuyor..

"Iyi bak bana.. Iyi bak ve soyle, en harika yerim neresi.."

"Kulaklarin olmali" diyor genc adam..

"Ne" diye ofkeyle bagiriyor kadin.. "Su memelere bak.. Su kalcalara bak.. Nerden cikardin en harika yerimin kulaklarim oldugunu.."

"Sey" diyor, delikanli.. "Kapinin onunde iken 'Biri geliyor, duydum' dedin ya.. Gelen bendim.."

"Ne Guzeldir"
..Yikanmis, utulenmis, mis gibi kokan yatak takimlarinin koynunda uyumak...

****

..En sevdiginiz yemegin ilk lokmasini agziniza aldiginiz an...

****

.. Nefes almak, konusmak, duymak, yurumek, gormek, anlamak...

Hulya Ozer Ciltas gondermis..

SEVDIGIM LAFLAR
Hic kimse tipatip benim gibi olamaz. Bazen ben bile bunu yapmakta zorlaniyorum.

Talullah Bankhead

YOKLUK!..
Yoklugun adi var mi yokluk cebe sigar mi dokundukca tellerine hayatin ahhh var olmak gibisi var mi

(Ozgur Saba'ya dizeler icin tesekkur.)


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


TEMA
Sari Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayincilik ve Iletisim A.S. - Tum haklari saklidir