|
 |
|

EMRE AKOZ
Gormemisin jet-skisi olmus...
Bizde trafik kurallarina uymayanlarin ya da baskasinin hakkina saygi gostermeyenlerin hep egitimi ve gelir seviyesi dusuk kesimler oldugu iddia edilir Taksiciler, kamyoncular, minibusculer gibi...
Halbuki bu saygisizligi ve bencilligi; cuzdani kabarik, universite mezunu, pahali araclari kullananlar, en az digerleri kadar yapiyor. Ustelik sadece asfaltta degil denizde de boyleler... Bakin okurumuz, S/Y 'Emirbey' teknesinin sahibi, emekli deniz subayi Ersin Gokcen nasil yakiniyor. Uzun mesajini ozetliyorum
****
10.5 metrelik yelkenlisi ile senenin 6 ayini cennet kiyilarimizda esi ve dostlariyla dolasarak geciren biriyim. Size bu e-postayi Gocek koylarindan yaziyorum. Gecen gunku 'Gormemisin teknesi olmus' baslikli yaziniza uygun olarak buradaki magandaliklar da devam etmekte...
Gocek koylari daha cok motor yatlarin sevdigi yerlerdendir (az yakitla her gun baska koya gecebilme imkani, havaalani yakinligi gibi). Bu motor yat asigi cici beylerimiz palamari agaca baglar baglamaz (o yuzden kiyiya yakin agaclarin pek cogunun denize suruklendigini de hatirlatalim) hemen jet-skilerini cikarip, tam gaz dolasarak o kucucuk koylari (ve tabii tum tekneleri) hallac pamugu gibi atarlar...
Gecen aksam gun batiminda, yemek saatinde hala burnumuzun dibinden gecen bir mahluka 'Yeter artik; insaf be kardesim' diye avazim ciktigi kadar bagirmak mecburiyetinde kaldim.
Peki o beni dinledi mi? Hayir! O icindeki sesi dinleyerek takdir ve gipta ile izlendigini dusundugu baska teknelerin civarinda hava atmaya devam etti.
Gecen yil da, agustos ayinda yildiz yagmuru olacagi bildirilen bir geceyi izlemek icin, Gokova korfezinde bir koya girdik. 8-10 yelkenli tekne (hepsi yabanci) tek ses yapmadan, tek lamba yakmadan, husu icinde bu olaganustu tabiat olayini seyrediyoruz. Derken gumbur gumbur motor sesiyle bir motor yat gorundu. Gelip yakinimiza demir atip kictan bagladi. O da ne? Tum isiklarini yakti, kic havuzlukta amcam acti gazetesini okudu saatlerce... Be adam, buraya gazete okumaya mi geliyorsun? Otur marinanda oku! Etraftaki tekneler neden terk edilmis gibi? 'Acaba onlari rahatsiz ediyor muyum' diye bir dusunce yok.
Maalesef kara trafigindeki, 'Ben varim, baska kimse yok' mantigini hic olmamasi gereken denizcilige de tasidik.
Sizin iskeleye yanasan Alman bayrakli tekne bir Turk'e aittir merak etmeyin. Marinalari dolastiginizda goreceginiz gibi motor yatlarin yarisindan cogu yabanci bayraklidir ve de tamaminin sahibi ve calisani Turk'tur.
****
(Not Benim Bozburun Sogut Koyu'nde gordugum tekneden cikanlar yabanciydi. Biliyorum cunku yanimizdaki masada yemek yediler.)
Kola tadim seansi
Ulker'in 'ColaTurka'si piyasaya cikti, reklamlari konusuluyor ama ben henuz tatma imkani bulamadim. Acaba tadi nasil? Vatan gazetesi cok hos bir haber yapti ve gunde iki litreye bana misin demeyen kola tutkunu, basketbol yorumcusu Kaan Kural'a ColaTurka'yi tattirdi (10 Temmuz).
Kural uc bardaktaki kolalari, icinde neler oldugunu bilmeden icti. Pepsi'yi hemen tanidi. Ama ColaTurka'yi Coca-Cola'dan kolayca ayirt etmekte zorlandi.
Iste kola uzmani Kural'in yorumlari
Pepsi Digerlerine gore daha tatli. Hatta 'surup gibi' diyenler de vardir. Gazi azdir ve daha icimseldir. Digerlerinden uc bardak icerken, Pepsi'den bes bardak icebilirsiniz. Pepsi'nin en buyuk ozelligi susuzlugu dindirmesi.
Coca-Cola; Gazi cok fazladir. Bu yuzden surekli Pepsi icen biri rahatlikla Coca-Cola icebilir ama Coca-Cola duskunleri Pepsi'yi yadirgar. Susuzlugu kesinlikle gidermez. Cok gazli oldugu icin serttir ve fazla icemezsiniz. Arka arkaya uc bardak icin size keser. Bir de adami sisirir.
ColaTurka Sasirtici denecek kadar kaliteli. Tat olarak Coca-Cola'ya cok benziyor. Gazi ondan daha az; Pepsi'ye oranla daha az tatli. Ilk ictiginizde Coca-Cola tadi aliyorsunuz ancak sonradan agzinizda cok hos bir aroma birakiyor. Hayal kirikligi yaratmiyor.
Iste benim okurum!
Bugun okur mektuplarina agirlik veriyorum... Bogazici Universitesi Uluslararasi Iliskiler Bolumu ogrencisi Onur Sar (ozetle) soyle demis
****
Ilk gununuzden beri takip ediyorum yazilarinizi. Her ne kadar tuttugumuz takim farkli olsa da (ben GS'liyim) goruslerinizin cogu son derece akla uygun geliyor bana. Aslinda bana mantikli gorunmeyenleri de son derece guzel bir sekilde formule ediyorsunuz. Bu nedenle yazilarinizi, katilayim katilmayayim, begeniyle takip ediyorum. Ozellikle kiyida kosede kalmis bilgi kirintilarini okurlarla paylasmaniz cok hosuma gidiyor.
****
Onur Sar icin 'Iste benim okurum' dememin sebebi su Onemli olan gazete yazariyla okurun ayni fikirde birlesmesi degil bence. Cunku o zaman 'korlerle sagirlar birbirini agirlar' durumu cikiyor ortaya. Halbuki bizim ihtiyacimiz olan degisik fikirler ve farkli bakis acilari. Aksi halde don baba donelim ayni seyleri tekrarlar dururuz.
'Bilgi kirintilari'na gelince... Ben onlari hep bir aysbergin tepesi gibi gorurum. Biraz arastirinca altindan ne dunyalar, ne baglantilar cikar.
Ozetle 'hangi noktalarda anlasamadigimizi' apacik bilmek, 'ayni fikirde' olmak kadar onemlidir. 'Mutabakat'a giden yolun ilk adimi sanirim budur!
(Not Onur Sar'in bir de sorusu var. Onu onumuzdeki gunlerde cevaplamaya calisacagim.)
OZDEMIR ASAF ICIN...
Sair Ozdemir Asaf'in iki oglu miras yuzunden kanli bicakli. Bu olayin uzucu etkisini sairin 'Uzun Kosu' adli siiriyle hafifletmeye calisalim. ('Varlik Siirleri Antolojisi'. Ocak 1970. Der. Enver Ercan.)
Sana yeni ulasan simdi eski bir bakistan gelmedir.
Onun gozu senden oncedir, bir yalniz kalistan gelmedir.
Senin simdi duydugun sicak ve yasamini onaran ses
Cok olumlu savaslar kadar zorlu bir yaristan gelmedir.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|