kapat
09.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

Dünyayı küvetle dolaştı

Evgeniy Gvozdev adlı Dağıstanlı denizci, evinin balkonunda yaptığı 3.70 metrelik küvet kadar teknesiyle 17 Mayıs 1999'da başladığı dünya turunu bitirmek için, İstanbul Boğazı'ndan Karadeniz'e açıldı

İnsanın gözleriyle gördüğünde bile inanamadığı bir rekorun sahibi, İstanbul'a geldi. Daha önce dünya turu yaptığı 5.5 metrelik teknesi, halen Moskova Deniz Müzesi'nde sergilenen Dağıstanlı denizci Evgeniy Gvozdev, bu kez evinin balkonunda kendi yaptığı 3.70 metre boyundaki teknesiyle başladığı dünya turunun son etabı için dün İstanbul Boğazı'ndan Mahaçkala Limanı'na gitmek üzere Karadeniz'e açıldı.

Hareketten önce Ataköy Marina'da sorularımızı cevaplayan Dağıstanlı denizci, 4 yılı aşkın süredir denizlerde olduğunu ve bu süre içinde sadece 300 dolarla yetindiğini belirterek, "Teknenin küçük olması pek problem değil ama insanın parasız olması denizde bile en büyük problem" dedi.

Dağıstan'ın, Karadeniz kıyısındaki başkenti Mahaçkala'dan 17 Mayıs 1999'da ayrılan Evgeniy, dünya turu için en zor rotalardan birini, Macellan Boğazı'nı da kapsayan rotayı seçmiş. Toplam 350 kilo ağırlığında olan 'Said' adlı teknesine sadece 250 litre su ve 150 kilo yiyecek alabilen Evgeniy'in mucize teknesinin adı ise ülkesindeki yakın dostu Said Amirof'dan geliyor. Yola çıktığında seyir aleti olarak yanında sadece cep saati, pusula ve sekstant bulunan amatör denizci artık yolculuğu tamamlarken Cebelitarık'ta bir yatçının hediye ettiği GPS adlı seyir cihazına ve Arjantin'deki deniz severlerin armağan ettiği 2 beygirlik Johnson takma deniz motoruna sahip.

YATACAK YER YOKTU
Okyanus'ta kasırgaylar ve bir apartman yüksekliğindeki dalgalarla boğuşan Gvozdev, yaşadıklarını şöyle anlatıyor

Tüm yolculuğun en zor bölümlerini Macellan Boğazı ve Pasifik geçişi sırasında yaşadım. Macellan Boğazı'nı geçerken ikinci gün yakıtım bitti ve akıntıya, rüzgara karşı tam 36 gün volta atmak zorunda kaldım. Şili- Tahiti Pasifik geçişi sırasında ise teknemde yatacak yer olmadığından ancak oturarak uyuyabiliyordum. Çünkü bu geçiş çok uzun süreceği için teknemi ağzına kadar su ve yiyecekle doldurmuştum. Toplam suyum 250 litreydi. Bir insanın günde 4 litre su alması gerekir. Yiyecek sorununu balık tutarak hallediyordum ama suyu günde 1.5 litre ile sınırlı tutmak zorundaydım. Yağmur da yağmıyordu. Dört ay süren bu geçişin ilk ayında pek problem olmadı. İkinci ayından sonra böbreklerim rahatsızlandı. Sonra yağan yağmurla birlikte susuzluğumu giderebildim.

En çok zorlandığım bölümlerden biri de Kızıldeniz oldu. Burada sürekli kafadan esen sert rüzgarlar, sonunda teknemi kaldırıp karaya atıverdi. Dümenim parçalandı. Ancak hava sakinleşince etraftakilerin yardımıyla teknemi tamir ederek yola koyulabildim. İki yolculukta da Sri Lanka ve Mısır'ın dışında hemen her yerde insanlardan büyük yakınlık gördüm.

KIZILDENİZ ÇOK ZORLADI
Türk denizcisinin yeri ise bambaşka. Çanakkale'de akıntıyı geçmekte zorlanınca beni balıkçılar çektiler, teknemin suyunu ağzına kadar doldurdular. Geçtiğimiz seferde de bu kez de Açıkdeniz Yarış Kulübü yöneticisi Cahit Üren'in ve Ataköy Marina yöneticilerinin çok yakınlığını gördüm. Bu yolculuğumda teknemin direğinde geçen seyahatimde Cahit Üren'in hediye ettiği Türk bayrağını da taşıdım. Şimdi bunu Ataköy Marina Yat Kulübü'ne hediye ediyorum."

En büyük tehlike insanlar
Yolculuk boyunca açık denizde, kasırgalarla mücadele eden, köpek balıklarıyla, hatta timsahlarla karşılaşan Dağıstanlı Evgeniy Gvozdev, en korkutucu rakibinin insanlar olduğunu söyledi.

Daha önceki dünya turu sırasında Sri Lanka'da korsanlar tarafından soyulduğunu ifade eden Dağıstanlı denizci, "Bir iki yerde üzerime çevrilen silahları gördüğümde 'Şimdi işim bitti' dedim. Dönüşte Yunanistan'ın Kalimnos adasının önünde Türk sularına girerken gecenin karanlığında gözlerimi kör edecek projektörlerle karşılaştım. İki Yunan hücumbotunu üzerime sürdüler. Sürekli olarak 'Türk müsün? Casus musun?' diye soruyorlardı. 'Hayır Rus'um' diye cevap verdim. İnanmadılar ve zorla Kalimnos'a götürdüler. Sonra evraklarımı incelediler, bu arada beni tanıyan bir iki arkadaşım Pire'den aradı. Sonunda da serbest bıraktılar" dedi.

Turgay NOYAN


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır