kapat
01.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMI


TURKIYE
DUNYA
POLITIKA
SPOR
MEDYA
SERI ILANLAR
METEO
TRAFIK
SANS&OYUN
ACIL TEL

20.yuzyilin en iyi oyuncusuydu

Dunyanin en iyi kadin oyuncusu muydu? Odullerine bakilirsa, kadin-erkek karisik en iyisi oydu Tam 12 Oscar adayligi (ki bu sayiya onun disinda tek erisen kisi Meryl Streep oldu) ve bunlardan tam dort tanesinde, hepsi bas oyuncu olarak dort Oscar heykelcigi. Erkeklerden ona yaklasani bile yok!...

Katharine Hepburn belki gercekten de 20. yuzyilin en iyi oyuncusuydu. Ama onu gecen yuzyilin en ilginc kadinlarindan biri yapan yalnizca bu degildi. Baska bircok sey vardi. New England yoresinin varlikli bir ailesinden geliyordu ve annesi oncu feministlerden biriydi. Ozel hocalar, pahali okullar, cocuk yaslarinda katildigi feminist gosteriler... 1907 dogumlu sanatci, 21 yasinda tiyatroyu secti ve Broadway'de sahneye cikti. 1930 yili baslarinin yeni yildizlar arayan ortaminda, Hepburn RKO sirketiyle anlasma imzaladi. Ve daha ucuncu filmi olan 'Sabah Zaferi'yle ilk Oscar'ni aldi. Ardindan bircok basarili film ve rol geldi Kucuk Kadinlar, Iskoc Kralicesi Mary, Sahne Kaprisi, Alice Adams, Slyvia Scarlett...

Ozel hayatini basindan titizlikle gizliyor, klasik star davranislarina aykiri davraniyor, modayi izlemeye tenezzul bile etmiyordu. Bol pantalonlari ve duz pabuclariyla onu Sunset Boulevard'da veya siradan bir kulupte gormek Hollywood'u sasirtiyordu. Ozgur, kisilikli, serbest kadin imajini o yillarda en iyi temsil eden ve Marlene Dietrich'le birlikte erkek giysilerini modaya ilk sokan yildizdi.

SAHNELERDEKI PERI KIZI
1940'larda bir sure tiyatroya dondu. Orada oynadigi oyunun filmiyle Hollywood'a donusu unutulmazdi Philadelphia Hikayesi. O aralar Yilin Kadini filminde tanistigi Spencer Tracy'yle iliskiye girdi. Bu 'iliski' basina yansimayacakti (iki taraf da bunun icin elinden geleni yapti). Ayrica evlilige de gitmeyecekti Tracy zaten evliydi ve karisini bosamasi olanaksiz gibiydi. Ama bu, sinema baskentinde gorulmemis derecede saglam bir aska yol acacakti. Tam 9 filmde birlikte olarak rekor kiran ikili, asklarini omur boyu surdurduler. Tracy asla bosanmadi, Hepburn hic evlenmedi. Onun aski da baskalarininkinden tumuyle farkli ve kendine ozel olmustu. Hepburn, George Cukor, John Ford, John Huston, Howard Hawks, Joseph Mankiewicz ve David Lean gibi ustalarla birbirinden guzel filmler cevirdi. 1950'lerle birlikte kirisan cildi ve yaslanan fizigi onu hic engellemedi. Hatta bunu bile bir avantaja cevirdi o olmasaydi Afrika Kralicesi, Venedik Tatili, Bir Yaz Macerasi gibi filmlerdeki yasli kiz portrelerini kim oynayacakti?

ASKINA HEP SADIK KALDI
Oynamadigi zamanlarda bile unutulmadi. 60'larda Gunden Geceye filminden sonra tam 5 yil uzaklasti. Ama doner donmez ardarda iki Oscar aldi Tracy ile son birlikteligi olan irk sorunlari uzerine Stanley Kramer komedisi Beklenmeyen Misafir. Ve de ertesi yil, bir Ingiliz kralicesini canlandirdigi Kis Aslani. Hollywood onu gercekten seviyordu. Ama o Hollywood'u herzaman oldugu gibi bosluyordu Bu Oscar'larin ilki disinda hicbirini almaya gelmedi bile... Spencer Tracy, Beklenmeyen Misafir'den hemen sonra olup gidecek ve Katie'si, Spence'in resmi esiyle birlikte onun basucunda olacakti.

70'leri birkac filmle gecirdi. 1981'de 'On Golden Pound- Altin Gol'le donus yaptiginda sasirtici birsey oldu. Filmin iki yasli oyuncusu, Hepburn ve Henry Fonda biraz surpriz bicimde yilin Oscar'larini aldilar. Hepburn'un tam dorduncu oduluydu bu...Fonda'ninsa ilk...Fonda odulden kisa sure sonra olerek, Hepburn'un ebediyete gocen rol arkadaslari dizisine katildi. Her olum onu biraz daha yalniz birakiyor olmaliydi.

Katharine Hepburn, 80'li yillarda parkinsona yakalandi. Ama mucadelesiyle bu hastaligi da yavaslatmayi basardi. 80-90'lardaki az sayida filminde basini surekli sallamasi belirgindir. (Bu aksam Cine 5'teki 1992 yaqimi "Ust Kattaki Adam'i izlerseniz, goreceksiniz...)

"Sahane bir yasamim oldu. Kendimi hic ozel biri saymadim, ama herkes oyle oldugumu soyluyor" diyen sanatci, 1994'de Love Affair filmindeki son rolunden sonra evine kapandi. Ve son 10 yilda hemen hic disari cikmadi. O yetenegiyle, kisiligiyle, hayatini tek bir aska adamasiyla, oncu feminizmi ve kale gibi korudugu ozel yasamiyla hemen tum Hollywood yildizlarindan farkli, cagin en buyuk, onemli ve kendine ozgu kadinlarindan biriydi.

Oscar aldigi filmler
* "Morning Glory-Sabah Zaferi" (1933)

* "Beklenmeyen Misafir" (1967)

* "The Lion in Winter-Kis Aslani"(1968)

* "On Golden Pound-Altin Gol" (1981).

Oscar adayi oldugu filmler
* "Alice Adams" (1935)

* "Philadelphia Hikayesi" (1940)

* "Yilin Kadini" (1942)

* "African Queen-Afrika Kralicesi" (1951)

* "Summertime-Venedik Tatili" (1955)

* "The Rainmaker-Yagmurcu" (1956)

* "Suddenly Last Summer-Bir Yaz Macerasi" (1959)

* "Long Day's Journey into the Night-Gunden Geceye" (1962)

Minik bir sandalda olabilirim ama hâlâ kurekler bende...
Oyunculuk oyle onemli bir yetenek gerektirmiyor. Unutmayin ki Shirley Temple daha 4 yasinda unlu bir oyuncuydu!

Insanlarin yillar boyu rahatsiz edip durdum. Guclu olan hersey rahatsiz edicidir. Ama ayni zamanda tahrik edici...

Ozel hayatim benimdir.Ve onu acip acmayacagima yalniz ben karar veririm.

Eski bir anit gibi saygi goruyorum. Ama hala kaderimin sahibi benim. Minik bir sandalda olabilirim, ama kurekler hala bende.

Basardigimin 3 katini yapabilirdim. Tam kapasitemi yerine getiremiyorum. Ama hayatta onemli olan seyler var. Yurumek gibi, aile gibi. Dogmak, aci, sevinc ve sonra olum. Oyunculuk sadece soslu turtayi beklemek gibi birsey. O kadar...

Atilla DORSAY


Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya tiklayin

<< Geri don Yaziciya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sari Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayincilik ve Iletisim A.S. - Tum haklari saklidir