|
 |
|

ERGUN BABAHAN
CEAS ve hukukun herkese gerekliligi
Hukumet, Turkiye'nin onde gelen gruplarindan birine verilmis olan "imtiyaz sozlesmesi"ni polis gucu de kullanarak iptal etti.
Islemin magdur tarafi, Turkiye'nin onemli isadamlari, sanatcilari, siyasetcileri, entelektuelleri ile kavga etmis, cogunun canini yakmis oldugu icin uygulama hic tepki cekmedi.
Rakipler sevindi, devletciler bayram etti. Acikca soylemek gerekirse Uzanlar bana da cok sempatik gelen bir grup degildir. Tarzlarini, tutumlarini, gazete ve televizyonlari kimi kullanis bicimlerini onaylamam mumkun olamaz. Bana gore, son uygulamaya gosterdikleri tepki de hakli olmakla birlikte, uslup olarak son derece yanlistir.
Ancak ortada bizim sempati veya ofkemize gore tavir alacagimiz bir olay soz konusu degildir. Soz konusu olan Turkiye'de hukukun ne olcude var oldugu veya olmadigidir.
Kabul etmek gerekir ki, Uzanlar Turkiye'deki mevcut hukuk sisteminin butun zaaflarini sonuna kadar kullanmayi bilen bir gruptur. Ulkede hukukun tam ustunlugunun saglanamamasindan yararlanmislardir.
Bugun gelinen noktada ise zaaflarini kullandiklari hukuk sisteminin kurbani haline gelmislerdir.
Cunku ellerinde devletle yapmis olduklari bir sozlesme olmasina ragmen, koskoca iki sirketleri ellerinden bir gunde alinivermistir.
Gerekcesi ne olursa olsun, bu uygulama Turkiye'nin ozellestirme atmosferine zarar vermistir.
Turkiye, devletle yapilan imtiyaz sozlesmesinin cok kolay bicimde kenara atilabilecegi bir ulke konumuna gelmistir. Bundan boyle Turkiye'de ozellestirme yatirimi yapmayi dusunen yerli ve yabanci girisimciler 5-10 yerine 20-30 kere dusunecektir.
Cunku hukuk sistemi bu yatirimi yapan grubu koruyamamistir.
Uzanlar'in sozlesmeyi ihlal eden uygulama ve davranislari elbette olmustur. Ama bu uygulamalari duzeltmenin tek yolunun sirketlere el koymak olup olmadigi tartismalidir.
Bu uygulamayla Turkiye'de devletle yapilan butun sozlesmelerin guvenligi tartismali hale gelmistir.
Turkiye'nin basarili devletlestirme degil, ozellestirme orneklerine gereksinimi vardir. Son uygulama, her ozellestirmeyi kamu mali elden gidiyor diye goren kesimleri cesaretlendirmis, ozellestirme yanlilarinin ise sevkini kirmistir.
Cunku hukuk zorlanmistir.
Turkiye'nin Avrupa Birligi yolunda en onemli sikintisi da hukuk ve adalet sisteminin yerine oturtulamamasidir.
Bunun sonucunda kapitalist sistemin en onemli haklarindan biri olan "mulkiyet hakki" siyasi iktidar tarafindan cok kolay bir bicimde ihlal edilebilmistir.
Yani Osmanli hukuk zihniyetinin, yani ozel mulkiyetin, sozlesmenin bir gecerliliginin olmamasinin; Cumhuriyet doneminde de varligini surdurebildigi bir kez daha kanitlanmistir.
Tekrar ediyorum, bu Uzanlar'a olan ofkemiz veya sempatimiz ile degil, ozellestirme, ozel mulkiyet hakki, sozlesmenin ustunlugu acilarindan bakmamiz gereken bir olaydir.
Hukuku ustun kilmadan, adalet sistemini isler hale getirmeden, Yargitay ve Danistay ictihatlarini 100 yilda bir degisir hale getirmeden Turkiye'nin cagdaslasmasi, yabanci sermaye cekmesi mumkun degildir.
Son olay gostermistir ki, elinizdeki varlik, medya gucu ne olursa olsun, herkese gerekli olan sey, guvenilir, saglam ve istikrarli bir hukuk sistemi ve uygulamasidir.
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|