|
 |
|

MANSUR FORUTAN
Bu kez oldu galiba!
Geçen hafta içi Daum'un Atatürk Hava Limanı'na gelişini izlerken yüzümde bir gülümseme belirdi.
Kanaryam gerçekten mizahi unsurların bolca olduğu bir takım.
Dört bin kişi üşenmemiş karşılamaya gitmiş.
İzdiham, kavga, gürültü, cop darbeleri, kurtar bizi Daum haykırışları ve tipik bir Fenerbahçe görüntüsü daha.
Daum'un "evime döndüm" sözüyle gülümsemem kahkahalara dönüştü.
Bir yandan hoÅŸuma gidiyor takdir ediyorum, bir yandan da komik buluyorum.
Pembe Panter serilerini bilirsiniz. Peter Sellers'dan başka oyuncu olmaz, yakışmaz diye düşünmüşümdür hep.
Ve Daum'u görünce de galiba Kanaryam uzun zamandır kendisine yakışan teknik direktörünü buldu diye geçirdim kafamdan. "Tesis Başkan" galiba bu kez doğru seçimi yapmıştı.
Yakın tarihe bir göz atalım, kimler gelmiş kimler gitmiş diye. Hepsini yazmaya imkan yok, yerim dar, akıllarda kalanlara bakalım isterseniz.
Denizli? Bize ait değildi. Emanete ihanet etmeyen değerli bir emanetçiydi.
Lorant? Hiçbir cazibesi yoktu. Alman kimyevi maddeler sektöründe yönetici olsa daha başarılı olurdu her halde.
Löw? Çok iyiydi ama sınıfın inek öğrencisi kıvamındaydı.
Rıdvan? Nefesi yetmedi.
Pareira? Mükemmel ama çok sakindi, hatta galiba biraz sıkıcıydı.
Osiek? Löw'ün sıra arkadaşı.
Veysel? Sadece ve sadece renkliydi.
Dün Sabah'ın spor sayfalarında yer alan Daum röportaj dizisinin ilk bölümünü büyük bir merakla okudum.
Aradığım bir sinyal, bir işaretti. Neden geldiğini, ne yapacağını kestirebiliyordum zaten. Sansasyonel cümleler şimdilik beni ilgilendirmiyordu.
Benim için önemli olan nasıl yapacağıydı. Felsefesi neydi, onu merak ediyordum daha çok.
Aradığım nasıl yapacağına dair bir ipucu, bir söz, bir cümleydi.
"Başarı planlanır."
Kanaryam'ın felsefesiyle taban tabana zıt bir görüş. Ama dibe vurmuşluğun da yegane çözümü.
Daum'un bu sözü açıkçası beni umutlandırdı.
Kanaryam eğer başarıları rastlantılara bırakmanın sadık bir savunucusu olma fikrinde direnecekse, korkarım ki Daum da çare olamayacak.
Artık o yıllar geride kaldı. Takımın başına Hacivat'ı, yardımcılığına da Karagöz'ü getirip en kötü lig üçüncülüğünü alma yılları geride kaldı. Biraz şansla şampiyon olma yılları bundan sonra olmayacak.
Artık başarının planlanması gerekiyor ve böyle yapanların aldığı neticeler ortada.
Tarihe "Tesis Başkan" olarak geçmek üzere olan Aziz yıldırım da galiba durumun farkında.
Daum, yakın tarihteki en iyi hoca.
Bu sadece bilgi ve becerisi anlamında görülmemeli. Kişiliği, heyecanı ve tavırlarıyla da ele alınmalı.
Planlanmış başarının sıkıcılığına Daum'un katacağı sürprizleri, çılgınlıkları, heyecanı ekleyin. Fenerbahçe'ye ne kadar yakıştığını göreceksiniz.
Lig tarihi boyunca Ağustos'un şampiyonu olma özeliğini kimseye kaptırmayan Kanaryam bu yıl da söz konusu branşın tek favorisi.
Artık hedef büyütmenin zamanı geldi. Kanaryam'ın önce ligi tek hocayla bitirmeyi, mümkünse iki sezon üst üste aynı hocayla çalışmayı becermesi gerekiyor!.. Geçen süre içerisinde de başarı planlamalarını gerçekleştirmeli. Çünkü artık yapılacak tüm tesisler yapılmış durumda. Uzun süre (yüz yıl kadar) yeni bir tesise ihtiyaç yok. Gırtlağımıza kadar tesisleştik. Tek ihtiyaç, planlanmış başarılar...
Ve eğer içimdeki hisler Ağustos Şampiyonu sendromu değilse galiba bu kez Daum bunu başaracak gibime geliyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|