|
 |
|

MEHMET BARLAS
Türkiye'yi dinliyorum gözlerim iyice açık!.
Orhan Veli'nin "İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı" diye başlayan bir şiiri vardır ya..
Şimdi hepimiz Türkiye'yi dinliyoruz ve de gözlerimiz açık.. Herkes, kendince gördüklerini ve duyduklarını yorumlamaya çalışıyor..
Kesin olan şey, Türkiye eskisi gibi değil..
Dünya ne kadar değişmişse, Türkiye de en az o kadar değişmiş..
Dünkü gazeteleri okudunuzsa, bu değişim hakkındaki farklı kesimlerin gözlemlerini veya algılamalarını da, görmüşsünüzdür..
Örneğin Zaman'da, Nuriye Akman'ın sosyolog Elizabeth Özdalga ile yaptığı söyleşi vardı..
Özdalga, "Fethullah Gülen Hareketi"ni yorumlarken, genç okul hocalarının ve işadamlarının, çok çetin şartlar altında Orta Asya cumhuriyetlerine gidip okul açmalarının, sadece fedakârlık değil "Maceraperestlik" olduğunu da söylüyordu..
Bu olayda motivasyon, sadece "Din" olamazdı.. Rutin hayatları kırıp, yeni deneylere atılmanın arkasında, vizyon ve cesaret aramak da gerekiyordu..
Dünkü Milliyet'te Utku Çakırözer de, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Salim Dervişoğlu'na "Türban"ı sormuştu..
Ve ÅŸu yorumu getirmiÅŸti emekli Oramiral
- Türbanı savunanlara muhafazakâr deniliyor. Hayır.. Asıl muhafazakârlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, demokratik, özgür anayasal düzenini korumaktan yana olanlardır. Ben muhafazakârım. Öbürleri ise, din istismarcılığı temelinde, yavaş yavaş birtakım usulleri delmek suretiyle, uzun vadede Türk toplumuna katılacak yeni nesillerin, daha başka kültür çevresi içine yerleşmesini sağlayıp, devrim yaratmak isteyenlerdir..
Dünkü gazetelerde, Başbakan Erdoğan'ın, Carrefoursa'nın açılışında yaptığı konuşma da, bu politikacının devleti ve siyaseti gözlemlemesini yansıtıyordu..
Şöyle konuşmuştu Erdoğan
- Türkiye'de bir bürokratik oligarşi var ve bu bürokratik oligarşi, siyaseti bile parmağının ucunda döndürüp, duruyor... Siyaseti kötülemek, karalamak hep kolaydır. 4-5 yılda yapılacak seçimle sandığa gömersin ya da devam ettirirsin. Ama bürokratı indiremiyorsun. Geldiği zaman, 30-35 yıl orada.. Siyasetin böyle bir dezavantajı var..
Gözlerinizi ve kulaklarınızı açıp, Türkiye'yi dinlediğiniz zaman, bu çeşit algılamaların, eskisinden sık ve daha cesur biçimde seslendirildiğini görüyorsunuz..
Yeni bir dönem bu..
Tabuların yavaş yavaş eridiği, yasakların ürkütücü olmaktan çıktığı ve düşünceyi söylemenin cesaret gerektirmediği, yeni bir dönem..
Aslında her kesimin ve her farklı düşüncenin, daha yüksek sesle ifade edilmesi şart.
Yine sosyolog Özdalga'ya dönelim..
Fethullah Gülen Hareketi'ne dönük beklentisi veya eleştirisi şöyle
- Gülen Hareketi sistemle bazan fazlasıyla iyi geçinmeye çalışıyor. Resmi çevrelerin büyük bölümü, bu harekete karşı önyargılı.. Bazan, keşke seslerini yükseltip, biraz daha açık seçik konuşsalar, diye düşünüyorum..
Dünkü Sabah'ta, başı açık Semra Özal'la, türbanlı Emine Erdoğan'ın birarada fotoğrafları vardı..
Turgut Özal, "Annemin başını açamam, Semra Hanım'ın başını örtemem" demişti sağlığında..
Demek olay, kuÅŸak meselesi deÄŸilmiÅŸ..
ÅžAKA
Bazen tatlı, bazen sert!.
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Merkez Bankası'nın faizleri çok geç indirdiğine sinirlenmiş.
- Zamanında düzenleme yapın ki, bağımsızlığınıza halel gelmesin, demiş..
Sayın Tüzmen, keşke bu celadetini, "Adam gibi adam" Saddam'la konuşurken de sürdürseydi.
Merkez Bankası'nın bağımsızlığı, Irak'ın bağımsızlığı ile karıştırılmazdı..
ES SAHAF MODELİ
Yalandan kim ölmüş ki?
Hani Saddam Hüseyin'in bir Enformasyon Bakanı vardı.. Adı da, Es Sahaf'tı..
Bu Es Sahaf, Amerikalılar Bağdat'a girip, Saddam heykellerini devirirken, yabancı basına açıklamalar yapıyor ve "Amerikan kuvvetleri püskürtüldü" benzeri sözler söylüyordu..
Sonra bu adam kayıplara karıştı.. Ama adı hâlâ, "yalancılık" sembolü olarak anılıyor..
Nasıl anılmasın ki?
Hatırlayalım Irak Savaşı sırasındaki bazı açıklamalarını..
- Biz, Irak kuvvetleri olarak, iki Amerikan tankını, sayısız savaş uçaklarını, iki helikopteri tahrip ettik ve onları püskürttük..
- Amerikalı kafirlerin Bağdat'a girmeleri mümkün değildir. İngilizler'in ise, eski bir çift ayakkabıdan fazla değeri yoktur.
Şimdi bu Es Sahaf'ın nerede olduğu belli değil..
Diyelim ki Es Sahaf, "Ankara"da sözcülük yapıyor.
Size göre neler derdi?
- Amerika ile Türkiye arasında, hiçbir problem yoktur.. Amerika Türkiye'siz, Ortadoğu'da hiçbir şey yapamayacağını anladı..
- Türk ekonomisi düzlüğe çıkmıştır. Bundan sonra iç ve dış borçların döndürülmesi önem taşımıyor.
- Türkiye'de demokrasi problemsizdir. Askerler bütün önemli konularda, son sözü seçilmiş siyasetçilere bırakmıştır.
- Denktaş ve Türk Devleti, Kıbrıs'ta çözüm istemektedir. B.M Genel Sekreteri Kofi Annan, Rum yanlısı bir uluslar arası bürokrattır..
- Fenerbahçe Daum'un gelmesi ile şimdiden lig şampiyonu sayılmalıdır. Aziz Yıldırım, her şeye hakimdir.
Mesajlarınız için:
mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|