kapat
Sabah Gazetesi 21.12.2002

Türküleri bilmiyorsan...

Merhum Nida Tüfekçi Hoca'nın "Dersini almış da ediyor ezber/ Sürmeli gözleri sürmeyi neyler?" diyen Yozgat Sürmelisi'ni bilmeyen bir memleket evladı, üç yabancı dili sular- seller gibi konuşsa, bilgisayarla oyuncak gibi oynasa, Oksford'dan yıldızlı şahadetname alsa ne fayda?

Türküleri mutlaka, mutlaka bileceksin. Sadece bilmekle, dinlemekle de kalmayıp, bir de söyleyeceksin.

Detone mi, o da ne?

Sesin; varsın cırtlak, ayarsız, sıtma görmemiş olsun. Türküleri hem bilip hem söyleyeceksin.

Bir ulusu, bir ülkeyi, bir coğrafyayı, bir aşk, kavga, kin, nefret, intikam, barış, coşku, tutku, paylaşım, üretim olgusunu. Kısacası yaşamı tepesinden tırnağına, gelmişinden geçmişine türkülerden iyi ne anlatabilir ki? Tarih kitapları mı? Peeh!..

Haydi göster kendini

Unutan hatırlasın, bilen tekrarlasın, bilmeyen bir baksın. Aşağıda bu dediklerimi, yine bizzat türkülerin kanıtladığını görsün herkes.

Aşk:

* Kirpiklerin ok ok eyle. Vur sineme öldür beni.

* Kırmızı gül demet demet. Sevda değil bir alamet,

* Kara çadırın düzü, mevlam ayırdı bizi. Bakkal Mahmud'un kızı, yaktı yandırdı beni.

* Yollar uğurlamış nice güzeli, türküsüz sevdalar kimin aklında?

Mizah:

* Manda yuva yapmış söğüt dalına. Yavrusunu inek kapmış gördün mü?

* Bahçelerde pırasa, dallarına kar yağsa. Kızlar kocasız kalsa, bekarlara yalvarsa...

* Damda kara kediler. Miyav miyav dediler. Kör olası kediler, kaynanamı yediler

* Kaynanayı n'apmalı? Kaynar kazana atmalı muallim. Yandım yandım dedikçe, altına odun atmalı muallim.

Hasret-Gurbet

* Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar. Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler.

* Gideceğim gurbet ele, ya dönülür ya dönülmez. Benim derdimin ilacı ya bulunur ya bulunmaz.

* Neden geldim İstanbul'a? Kapıldım kaldım amade.

Erotizm:

* Çamdan sakız akıyor, kız nişanlın bakıyor. Koynundaki memeler, turunç olmuş kokuyor.

* Oy çinçini çinçini, öpem ağzın içini. Öperken ısırmışım bağışlayın suçumu.

* Yar yanımda yatarken, elim durmaz huysuzum.

* Kaytan bıyıklarımı, sürem nerelerine ?

* Dam başında un eler tombul tombul memeler. Memeler baş kaldırmış kavuşmuyor düğmeler.

Sosyal yaşam:

* Ağlayan gülmedi mi? Göz yaşın silmedi mi? Rakı içenler öldü de, su içen ölmedi mi?

* Kışlalar doldu bugün. Doldu boşaldı bugün. Gel gardaş görüşelim. Ayrılık oldu bugün.

* Pencereden kuş uçtu. Yandı yürek tutuştu. Bizim de böyle olmamıza düşmanlar sebep oldu.

Kahramanlık:

* Vurun Antepliler, namus günüdür!

* Kolumu salladım, toplar oynadı. Yaşasın Urfalılar teslim olmadı!

*Sivastopol önünde yatar gemiler. Atar da Nizam topunu yer gök iniler.

* Çanakkale içinde bir uzun çarşı. Ana ben gidiyom düşmana karşı.

İdeolojik türküler

* Başın öne eğilmesin. Aldırma gönül aldırma.

* Şu Metris'in önü bir ulu çınar. Bir tek seni sevdim, yüreğim kanar

* Çırpınırdı Karadeniz, bakıp Türk'ün bayrağına. Ah ölmeden bir görseydim. Varabilsem otağına.

* O şarkılar türküler. Türkü söyler türküler. Yaşar kalpte öyküler...

Türküler, öyküler

Her türkünün bir öyküsü var. Bir tanesini, "Hatçam Türküsünü" sunayım size mesela: Ama önce türkünün sözleri:

Denizin dibinde Hatçam demirden evler

Ak gerdanın altında da çiftedir benler

O kınalı parmaklar da o beyaz eller

Yolcuyu yolundan eyleyen dilber

Dalga dalga dalga dalga dalgalanıyor

Hatçayı görenler sevdalanıyor

Üçünü de beşini de Hatçam onuna

Ben de yandım Hatça'mın basma donuna...

Öyküsü şu:

Burdur'dan Antalya'ya doğru giderken yaklaşık 38 km. uzaklıkta bulunan Arvallı, yeni adı ile Bağsaray Köyü'nde geçer hikaye. Hatçe alımlı bir köy güzelidir. Köyün çobanı Hatça'ya gönlünü kaptırır. O da çobanı sever. Ne var ki Hatça evlidir. Kader onları bir türlü bir araya getirmemiştir. Her ne kadar olumsuzluklar çok olsa da aşklarına engel olamazlar ve bir zaman sonra birlikte kaçmaya karar verirler. Çobanla birlikte kaçarak Antalya'ya yerleşirler. İbrahim Can isimli mahalli sanatçı bu türküyü yakar. Mehmet Erenler ise derlemesini yapar.

Eski ustalar şimdi nerelerdeler?

TÜrkÜLerİ en iyi söyleyenler kim peki? Peki eskiden beri iyi söyleyenler neredeler, şimdi ne yaparlar? Kimisi rahmetli oldu. Kimi köşesine, evine çekildi. Hadi şöyle bir yoklayalım kendimizi. Kim iyi söylerdi, kim hala iyi söylüyor? Eksilerimi artılarımı siz de bana yazın, onları da şeref duyarak ekler çıkarırız.

Unutulmaz kadın türkücüler (ustalar)

* Nezahat Bayram, Muzaffer Akgün, Muazzez Turink, Fatma Türkan Yamacı, Necla Erol, Yıldız Ayhan, Nurten İnnap, Yüksel, Neriman Altındağ Tüfekçi, Bedia Akartürk, Banu, Seher Uludağ, Gülbin Kılıç, Saniye Can, Belkıs Akkale, Sabahat Akkiraz, Can Etili.

Yeniler

* Şükriye Tutkun, Seher Dilovan, Zara, Türkü, Songül Karlı, Nuray Hafiftaş, Güler Işık, Yasemin, Melda Duygulu, Güler Duman, Pınar Dilşeker, Hilal Özdemir.

Unutulmaz erkek türkücüler (ustalar)

* Celal Güzelses, Muharrem Ertaş Hakkı Coşkun, Mükerrem Kemertaş, Ruhi Su, Neşet Ertaş, Hacı Taşan, Çekiç Ali, Nuri Sesigüzel, Ahmet Sezgin, Celal Adanalı, Cahit Seyhanlı, Fevzi Üreten, Turan Engin, Aşık Mahzuni, Ali Ekber Çiçek, Ahmet Gazi Ayhan, Ali Can, Nurettin Çamlıdağ, Şemsi Yastıman, Muhlis Akarsu, Şahin Gültekin, Osman Türen, Ömer Şan, Arif Sağ, Yavuz Top, Musa Eroğlu, Ersen, İzzet Altınmeşe, Rahmi Saltuk, İbrahim Tatlıses, Fatih Kısaparmak, Ahmet Kaya, Sadık Gürbüz, Mahmut Tuncer

Yeniler

* Yavuz Bingöl, İbrahim Erkal, Kubat, Özcan Deniz, İzzet Yıldızhan, Ferhat Tunç, Bülent Serttaş, Ferhat Güzel, Soner Olgun, Mustafa Yıldızdoğan, Ozan Arif, Alişan, Mahsun Kırmızıgül, Hüseyin Turan, Kıvırcık Ali, Tolga Sağ, Erdal Erzincan, Muzaffer Özdemir, Erensoy Akkaya, Mazlum Çimen, Yücel Arzen, Onur Akın.

TEKLİF

Ara ara kopartanlar

Aslen türkücü olmayıp da arada bir türkü çığıran ses sanatçılarımız da var. Keşke daha fazla türküye eğilseler. Çok kıyak olur. Kimler mi? İlk aklıma gelenler şunlar:

Cem Karaca, Selda Bağcan, Yıldız Tilbe, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Leman Sam, Haluk Levent, Sertap Erener, Yaşar, Hilal Cebeci, Yeşim Salkım.