ŞEKER REKLAMINDAKİDRAM 'KARİZMATİK arkadaşım Tunç' BAYRAM şekerinin içinden dram üzerine dram çıkıyor. Kent Gıda'nın reklam filminde oynayan Tulu Yunak'ın Türkiye'nin güzellik kraliçelerinden oyuncu Sema Yunak'ın babası olduğu ve oğlu Tunç Yunak'ı 1983 yılında öldürdüğü gazetelere yansımıştı. Bu dramın kurbanı olan Tunç Yunak, 1983'te henüz 24 yaşında ve İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda okuyan bir öğrenciydi. Ve bayramda evlatlarını ve torunlarını bekleyen yaşlı anne babayı anlatan reklam filmiyle aralanan bu sır perdesinin en karanlık noktasıydı. Bu karanlığı, Tunç Yunak'ın okul arkadaşı olan SABAH Yazıişleri'nden Kemal Kök'ün anıları aydınlattı. Kök, 1983 yılında henüz 24 yaşında hayata veda eden talihsiz arkadaşını şöyle anlattı; ENTELEKTÜEL BİRİYDİ "Tunç Yunak adı beni 21 yıl öncesine 1982'ye götürüyor. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda aynı sınıfta olan bir grup arkadaştık. 12 Eylül'ün izleri ağır biçimde hayatın her alanını etkisi altına almıştı. Gençlerin ilgisinin politikadan edebiyata kaydığı bir dönemdi. Biz de üç beş arkadaş sık sık toplanır edebiyat konuşur, aramızda eli kalem tutan arkadaşların yazılarını, şiirlerini değerlendirirdik. İşte bu grubun en aklı başında, en ciddi, aynı zamanda en entelektüellerinden biri de Tunç'tu. Tunç, iyi bir insan, iyi bir gençti. Karizmatik kişiliğiyle ve bilgi birikimiyle ön plana çıkan bir arkadaşımızdı. Bildiğim kadarıyla ailesiyle de arası iyiydi. Ancak babasının alkolle olan sorunu evi de etkiliyor, Tunç da bu duruma müdahale edememenin sıkıntısını yaşıyordu. Üniversitenin bahçesinde sık sık bu durumu konuşup dertleşirdik. Daha sonra bu durum bilindiği üzere ailenin felaketine yol açtı. Talihsiz olay, hatırladığım kadarıyla babanın yine alkollü olduğu bir gün, evde Sema'nın katıldığı yarışma yüzünden tartışma çıkıyor. Tunç'un babasıyla yaptığı tartışma kavgaya dönüşüyor ve Tulu Bey akolün etkisiyle Tunç'u bıçaklayarak ölümüne yol açıyor. Ancak, bildiğim bir şey varki kimse bunların olmasını istemedi. O zaman bir araya gelip sohbet ettiğimiz arkadaşlar arasından bir çoğu bugün gazeteci, yazar, yayıncı olurken, Adnan Özer, Hüseyin Öncü gibi çağdaş şairler de edebiyatımızda yerlerini aldı. İnanıyorum ki Tunç da kaderin ona oynadığı oyunun kurbanı olmasaydı, sahip olduğu o entelektüel birikimini toplumla paylaşmanın bir yolunu bulurdu." Kemal KÖK 
1982'de Sultanahmet'te çekilmiş bir fotoğraf (soldan sağa) Tunç Yunak, Faruk Akyoldaş, Kemal Kök ve Adnan Özer. |