Herkesi ağlatan yaşlı adamın bilinmeyen sırrı Milyonlarca kişiyi ekran başında ağlatan şeker reklamında rol alan Tulû Yunak, ünlü oyuncu Sema Yunak'ın babası. 73 yaşındaki Yunak, yıllar önce oğlunu öldürmekten tam 8 yıl cezaevinde yattı SON 2 yıldır gündeme gelen Kent Gıda'nın reklam filmleri genç-yaşlı pek çok kişiyi duygulandırıyor. Hatta reklamdaki görüntülerden etkilenip bayram tatilini iptal edenler bile var. Firma, bu yıl da hayli duygusal bir reklamla gündemde. 73 yaşındaki Şükran Uçpınar ve Tulû Yunak'ın rol aldığı filmde bir dram gizli. Daha doğrusu dram filmde değil 73 yaşındaki tonton dede Tulû Yunak'ın yaşamında gizli. Soyadından da tahmin edebileceğiniz gibi Tulû Yunak, bir zamanların ünlü fotomodeli, oyuncu Sema Yunak'ın babası. Filmde, çocuklarını, torunlarını hasretle bekleyen ve onlar için alışveriş yapan Tulû Yunak, gerçek yaşamında evladını öldürmekten 8 yıl hapis yatmış bir baba. Reklamdakinin aksine bu bayram onu oğlu ziyarete gelmeyecek. EVLAT MEZARA BABA HAPSE Söz konusu olay 1983'de meydana geliyor. 16 yaşındaki Sema Yunak, Türkiye Güzellik Yarışması'nda o yıl ikinci oluyor. Ancak bu, aile içinde sorun yaratıyor. Özellikle 24 yaşındaki ağabeyi Tunç Yunak, kardeşinin bu yarışmaya katılmasına karşı çıkıyor. Ve babasıyla arasında şiddetli bir tartışma geçiyor. Ve baba Yunak oğlunu öldürüyor. Evlat mezara, baba hapse giriyor. Tulû Bey 15 yıl ceza alıyor. Ancak aftan yararlanarak 1991'de cezaevinden çıkıyor. Büyük dramı yaşayan Tulû Yunak'la dün reklam filminin yapımcısının ofisinde konuştuk. Yunak, artık Zeytinburnu'nda bir huzurevinde kalıyor. Oyunculukta zorlanmadığını, ancak kendisi için en zor şeyin çekimler için yollara düşmek olduğunu anlatıyordu keyifle. "Ekibin hepsini çocuğum gibi seviyorum" diyordu. AİLEMİZ DAĞILDI Set, çekim derken o can alıcı soruyu soruyoruz: "Başınızdan üzücü bir olay geçmiş yıllar önce?" Yunak, şaşırıyor: "Nereden duydunuz, arşiviniz de mi var? Bana bir şey sormayın, arşivde ne varsa odur! Tabii muhakkak ki fevkalade üzücü bir olay. Bizim ailenin odak noktasında patlayan bir bomba, dinamit gibi bir şey oldu. Ailemiz dağıldı." Bu sırada Tulû Bey'in gözleri doluyor, kelimeler boğazında düğümleniyor, acısı her halinden belli. Yavaş yavaş sakinleşiyor ve kesik kesik birşeyler anlatıyor: "Olay 1983'teydi. Ama bunları şimdi kurcalarsanız acı vermiş olursunuz. Özellikle eşim hakkında çok titizim. Zaten hasta, beyin travması geçirmiş. Ankara Yarı Açık Cezaevi'nden 1991'de afla çıktım. Bir müddet kardeşlerimin yanında kaldım. Tabii zor günlerdi. ONU DEFTERDEN SİLDİM "Peki reklam şirketi bu olayı biliyor mu?" sorusuna Tulû Yunak şu cevabı verdi: "Bilemiyorum. Böyle bir olayın hiç kimsenin başına gelmesini ve bunun kimse tarafından bilinmesini de istemem." Tulû Bey, konuşurken zaman zaman dalıp uzaklara gidiyor. "Acımız sürüyor. 25 yaşında evladımızı kaybettik. Az şey mi?" diyen Yunak olayın detaylarına girmek istemiyor. Konuşurken zaman zaman itiraflar da geliyor: "Ben alkol bağımlısıyımdır. Olay sırasında da alkollüydüm. Ama oğlum içmezdi. Güzellik yarışması yüzünden aile içi tatsızlıklar yaşandı. Olmaması gereken bir şeydi ama oldu. Eşim Nadire Hanım'la artık bir arada olmanın olanağı yoktu ayrıldık. 3 yıldır huzurevindeyim." Tulû Bey'in ardından eski eşi Nadire Kantaş'la konuşuyoruz. Olayı hatırlamak bile istemiyor. "Ben bu olayı unutmak istiyorum. Zaten Tulû'dan ayrıldım. Onu defterden sildim!" Sema Yunak, telefonumuza yanıt vermezken, avukat kardeşi Nurdan Yunak ise, "Evet reklamı gördüm. Ama hatırlamak bile istemiyorum. Bizim unutmaya çalıştığımız bir olay bu" diyordu. Reklam filminin yapımcısı Bahadır Arlıel, yaptığı açıklamada, "Tulû Bey'i biz seçtik. Kızıyla ilgili olanı biliyorum. Film bittikten sonra anlattı. Herkesin başına gelebilecek bir şey ama bu onun özel hayatı, onu ilgilendirir" diyor. Bertan AĞANOĞLU/HABER MERKEZİ FOTOĞRAF: Burak ÖZTÜRK 
KADERCİLİĞE SIĞINDIM "İnsan kötü günlerin ardından mutlu olmak istiyor. Ama o feci olaydan sonra mutlu olamadım. İmkânı yok. Biraz da kaderciliğe sığındım..." |