kapat
Sabah Gazetesi 18.11.2002

Seymen aşkını satmaz

Uçlarda bir aşk Bahar'la Seymen'inki. Özcan Deniz'e göre dünyada örneğine az rastlanacak bir aşk... Nurgül Yeşilçay da rol arkadaşının duygularını paylaşıyor: Bahar'ın yerinde olsam ben de böyle yaşardım. Keşke yaşasam ama olmuyor...

ASMALI Konak ekibinden Selda Alkor, Özcan Deniz, Nurgül Yeşilçay ve Menderes Samancılar'la birlikte uçtuk Kayseri'ye... Oradan da bir saatlik bir yolculukla Ürgüp'e, tüm Asmalı Konak ekibinin yaklaşık bir yıldır evi gibi olan otele vardık. Lobi, Asmalı Konak ekibinin buluşma salonu. Herkes işini bitirdiğinde burada bir araya geliyor; yatış saatine kadar süren müthiş sohbetler ve eğlence başlıyor. Biz de Özcan'la bir köşeye çekilip sohbete başlıyoruz. Önce bu yolculukları soruyorum... Hem İstanbul-Ürgüp arasındaki yolculukları hem de kendi içindeki yolculukları... Dizi başladıktan sonra hayatı yollarda geçmiş.

* Peki ya kendi içindeki yolculuklar. Seymen ile Özcan arasındaki gel-gitlerde neler yaşıyor?

"BENCE SEYMEN deli bir adam"

İlk başlarda benim için riskti. Sonra kendi lehime çevirmeyi bildim. Müzikal kariyerimle aramda ciddi bir uçurum oluşmuştu. İnsanlar benim müzik adamı kimliğimi neredeyse geri plana itmişti. Ama sonuçta şunu kavradım: Başarı benim başarımsa, altında benim adım yazıyorsa ne olduğu o kadar önemli değil.

* Seymen'in gücünü seviyor musun?

Seymen'in akıl hastası oluşunu, dengesizliğini, griliğini, garipliğini çok seviyorum. Seymen çok farklı. Akıl hastası; mayın tarlasına girip kendini uçuracak, sonra da hiçbir şey olmamış gibi hayata devam edecek kadar hem de... Manyak bir adam yani. Tekrar hayata döndü ama konuyu bile açmıyor. Bir kadından çocuğu var; var mı yok mu, belli değil. Hiç varmış gibi davranmıyor. Çocuğu bir seviyor, bir sevmiyor. Ailesine karşı bir olumlu, bir olumsuz. Bazen dünyanın en sevecen adamı ama bir bakıyorsunuz çok dengesiz çok kötü. Ama ben onun bu griliğini seviyorum. Hayat da böyle değilmidir?..

* Bahar ile Seymen'in aşkını izleyici gibi sen de merak ediyor musun?

Seymen ile Bahar'ın aşkı dünyada çok az rastlanacak bir aşk. Seymen'in parasına, gücüne, karizmasına sahip birçok erkek var ve hiçbiri tek eşli değil. Paranın gücü ile çok eşli olma özgürlüğünü bile yaşıyorlar. Ama Seymen tam aksine parasını ve gücünü bu yolda kullanmıyor. Ne çapkınlık bilir ne kaçamak. Bu konuda çok sıkı bir otokontrolü var. Aşkını satmıyor. Başka hiçbir kadına zaafı yok. Bahar'a körü körüne bağlı. Ve o kadar deli ki, bir görüşte bu sele kapıldı, üç dört gün sonra evlendi. Normalde böyle bir ilişki olamaz. Arada sürekli bir çekişme var. Uyuşmazlık var. Ben ilişkileri uyuşmazlıkların ayakta tuttuğuna inanırım ama bunu kullanmak lazım. O başka, ben başka dünyanın insanıyım diye algılarsanız boşanmaya kadar gidersiniz.

* Böyle bir ilişkiyi, böyle zor bir beraberliği özel hayatında yaşayabilir misin?

ONLARINKİ AŞKLARIN EN GÜZELİ

Çok yorar. Dayanamazsın. Seymen kadar deli olmak lazım. Ben o kadar deli olamam. Çok yorucu...

* Sen bu hikaye içinde en çok kimi seviyorsun?

Bu hikayede kimse flu değil; herkes net. Herkesin bir hikayesi var. Hepsini çok seviyorum. Ama beni en çok etkileyen Sümbül ile Ali'nin hikayesi. İkisinin arasında eskiye dayalı, köklü bir aşk var. Bu, seyirciyi de etkiliyor. Ve elbette ki Bahar ile Seymen'in aşkı... Çünkü kadın Amerika'da, müthiş bir kariyer yolunda ilerlerken, ufku açıkken, kalkıp üç gün içinde Türkiye'ye bir kasabaya geliyor. Ve burada bir konakta hiç bilmediği, tatmadığı duygularla tanışıyor. Bu aslında çok etkileyici.

* Nurgül ile set dışındaki ilişkinizden söz etmek istiyorum biraz da... Aslında Bahar ile Seymen'in ilişkisi gibi bir ilişki var aranızda...

Nurgül kelimenin tam anlamıyla fırlama bir kız. Kimse inanmıyor ama erkek arkadaşım gibi. Asker arkadaşı gibiyiz. Nurgül'ün insanlara karşı inanılmaz bir yakınlığı var. Bu da sizi ister istemez ona yakınlaştırıyor. En yakın arkadaşın duygusunu size veriyor. İlk başlarda ben çok kasıntıydım. İlk anda insanlarla haşır neşir olan, içini açan bir insan değilimdir. Zamana ihtiyacım vardır. Nurgül'de hiç öyle bir şey yaşayamadım. Tanıştığımın ikinci günü 'Ne kasıyorsun kendini?', 'Nedir bu havan?' falan demeye başladı. Böyle boza boza üç gün sonra beni de kendisi gibi yaptı... Aslında Nurgül Bahar'a çok benziyor.

Sözünü bitirip biraz ileride oturan Nurgül'e sesleniyor Özcan... "Nurgül, hakkında bildiğim herşeyi anlattım" diyor. Ve tabii Nurgül de sohbetimize dahil oluyor...

Sessiz sakin bir çocuktu Özcan. Karizma yapıyor gibiydi. Onun normal kişiliği oydu. Ben de açık olalım isterim. Çünkü beraber çalışacağız. Ben de ona 'Niye karizma yapıyorsun ki, ne olur ki?' demiştim. Dumura uğradı, ne oluyor falan dedi. Sonra bir açıldı, bir açıldı sormayın... Eski halini özlüyoruz. (Gülüyor.)

* Bahar'la çok benzeşiyorsun. Sen onun yaşadığı aşkı seviyor musun?

Evet seviyorum. Ben de öyle yaşarım. Bence aşk gerçek olmayan bir duygu. Çok gerçek olduğu için gerçek olmayan bir duygu. Çünkü çok gerçek olan şeyler gerçeküstü yaşanır hayatta. Aşk da öyle bir şey. O kadar gerçek ki, o kadar sen sen olmaktan çıkıyorsun ki, onun için gerçeküstü oluyor.

* Sen de aşk için, Bahar'ın yaptıklarını yapar mısın?

Ben de aynısını yaşarım. Keşke yaşasam. Ama olmeyo.... (Gülüyor.) Aşk çok da kalıplarla yaşanmamalı. Ne hissediyorsan onu yaşamalısın.

* Ama bu aşk insanı çok yormuyor mu?

Yorar. Zaten o yüzden de aşk bir yerde biter. Ben Seymen ile Bahar'ın aşkının bitmemesine şaşırıyorum. En büyük aşklar zaten hep ölümle sonuçlanmış: Leyla ile Mecnun, Romeo ile Julyet. Çünkü ancak ölüm paklıyor.

Özcan: Böyle büyük bir aşkın finali de büyük bir nefret oluyor. Aşkın dozu ne kadar yüksekse nefretin dozu da o kadar büyük oluyor.

Bahar: Zaten aşk nefreti barındırıyor. Çünkü aşkta elimi sıcak sudan soğuk suya sokmamayım diye bir şey olmaz. Elin sıcak sudan soğuk suya da girecek, acı da çekeceksin.

* Sümbül Hanım ile Ali Bey'in aşkına ne diyorsun?

Onların aşkı da çok yüce bir aşk. Ama madem o kadar büyüktü neden Sümbül Hanım onunla evlenmedi diyorum...

Özcan: Adam eğitimsiz... Sümbül Hanım o nedenle onu tercih etmemiş.

Nurgül: Herşeyi göze alamaz mıydı aşk için? Bence almalıydı. Bak ben Amerika'lardan geldim.

Özcan: Zaten Sümbül Hanım şunun heyecanını yaşıyor: Ali Bey'e karşı bir şey hissetmiyordu. Ne zaman ki Ali'nin tutkusunun yıllardır bitmediğini gördü o zaman etkilenip ilgi göstermeye başladı.

Nurgül: Nasıl yani. İçinde hiçbir duygu yok mu?

Özcan: Yıllar sonra bile beğenilmek her kadının hoşuna gider.

Nurgül: Bence o kadar basit değil. Sümbül Hanım'ın hoşuna gitmeseydi o riski göze alamazdı.

Özcan: Hala bir şeyleri göze almıyor ki. Sadece hoşuna gidiyor, beğeniyor.

Nurgül: Bir sürü şeyi göze alıyor. Ali Bey'in daveti üzerine çiftliğe gidiyordu.

Özcan: Hayır gitmiyor. Gitmedi. O da bu ilişkiyi yaşamak istemiyor. Onun hoşuna giden flört etmek.

Nurgül: Ben çok katılmıyorum.

Özcan: Bence Seymen ile Sümbül'ün karakterleri birbirine yakın. Seymen annesine çekmiş. Aslında az önce 'ben böyle bir aşk yaşayamam, çok yorucu' dedim ama bu kadar derinini yaşarım ve galiba yaşadığım zaman da bu kadar derinine yaşıyorum. Her şeyi paylaşmak istiyorsun, sahiplenmek istiyorsun. Bunlar bir ilişki için iyi mi kötü mü buna pek bir şey diyemem ama Nurgül'ün de dediği gibi bir aşk yaşanacaksa her uca dokuna dokuna yaşanmalı...

Nurgül: Ben normal hayatta da bir şeyi ucundan tutmayı sevmiyorum, kavramayı seviyorum. Her şeyi çok yoğun yaşamayı seviyorum. O yüzden aşkı da öyle yaşarım diye düşünüyorum.

YARIN

* Asmalı Konak ekibi "Ürgüp -İstanbul" hattında gidip gelirken neler yaşıyor?

* Kamera arkasında olanlar

* Sümbül Hanım modası...


Fotoğraflar: Tayfun Topal