Ailesi, Ebru'yu göz göre göre bitiriyor Ebru Gündeş ile Süha Yavuz bir kez daha ayrıldı. Ayrılığın nedeni söylenildiği gibi ne ihanet, ne de aralarındaki aşkın bitmesi. Aylardır konuşmayan Süha Yavuz, ilk kez konuştu BİRİ fırtınalı denizlerin kızı, öteki sessiz sakin suların erkeği... Ebru Gündeş ile Süha Yavuz'un bir yılı aşkın süredir devam eden beraberliği sona erdi. Neden, ne araya girdiği iddia edilen manken Aysu Baceoğlu, ne de aşkın bitişi... Süha Yavuz'a göre en önemli neden Ebru'nun yaşam tarzı ve ailesi. Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle Ebru Gündeş'in son derece sakin bir hayat sürmesi gerektiğine inanan ve bunun için çabalayan Yavuz, önündeki aile engelini aşamadığı görüşünde. Çünkü Ebru, maddi-manevi hayatlarının sorumluluğunu taşıdığı insanlar nedeniyle sürekli çalışmak zorunda. Ve bu hayatın ikisinin hayatı olamayacağını anladıklarında da ayrılık kaçınılmaz olmuş. Bugüne kadar hiç konuşmayan Süha Yavuz ise beraberliğin sonunu hazırlayan nedenleri ilk kez anlattı... * Kısa bir süre önce yine ayrılmıştınız. Bu kez gerçekten ayrılık nedeni nedir? İddia edildiği gibi ilişkiniz eskimeye mi başlamıştı? Bu bir reklam aşkı değildi. Birbirimizi çok sevdik. Ama hayatla ilgili görüş farklılıkları vardı. Bunu aşabileceğimizi sandım. Ben ondan büyüğüm, omuz atarım, aşarız diye düşündüm. Ebru her zaman 'Aileme bu hayat standardını ben gösterdim ve devam ettirmeliyim' der. Kendisi için değil, ailesi için, çevresi için çalışıyor. * Bu sizi rahatsız mı etti? Doktorunun ona söylediği bir şey var: 'Ben senin kafanın içini gördüm, beyninin içini gördüm. Sende yaşlı bir insanın damar yapısı var. İki şeyden; sigara ve stresten uzak durman lâzım' dedi. İkisinden de uzak tutamadım. Çünkü stres yaratan şey hayatını kazanma hırsıydı. Frenli gitmesi, kendini yıpratmaması lâzımdı. Ailesi ciddi şekilde konuya dikkat etmiyor. * Ebru'nun annesi ile aranız bu yüzden mi açıldı? Biz hiç yüz yüze gelip tartışmadık. Anne beni sevmiyor. Niye sevsin ki? Birileri hayatı çalışıp hak etsin, 20 kişi yatsın, böyle bir şey yok. Ona kendi hayatını, kendi yuvasını, olabilecek çocuğunu düşünmesini söyledim. Ailesi bunlara dikkat etmiyor. Ben de onun hayat arkadaşıydım. Dolayısıyla beni sevmemeleri çok normal. Bütün kavgalarımız bundan kaynaklandı. Ne bir güven problemimiz oldu ne de kişilik kavgamız. Aramızda sevgi de var saygı da var. Benim kabul edebileceğim bir hayat tarzı değildi. Koloni halinde yaşayamam. Çekirdek aileden yanayım. Kendi ailesine her zaman saygı duyarım, tabii ki arkalarında dursun ama hayatını da vermesin. * Sonuçta ailesi ile sizin aranızda mı kaldı? Evet, aynen öyle oldu. Ama seçme şansı yoktu. Ben öyle bir maskeli balonun içinde olmak istemedim. Ebru'nun iyi yaşaması lâzım. Ama onlara göre Ebru asla sigarayı bırakamaz. Günde sekiz bardak su içmesi lâzım. Doktoru söylüyor. Önüne su koysunlar, koymuyorlar. Ben onu kızım gibi sevdim. Sürekli kontrol ettim. Kimsenin umurunda değil çünkü. Ben de ne onu, ne de kendimi o resmin içine yakıştıramadım. Bu konuyu aramızda çok tartıştık. Ana tema Ebru'nun sigaradan ve stresten uzak yaşaması, onu seven herkesin de buna dikkat etmesi lâzım. Böyle bir yok oluşa şahit olmak istemedim. Kolumun içinden kayıp gidecekti. Buna normal bir insanın temposu dayanmaz. Kendisinin de kabahati var. Onun da düşünmesi lâzım, kendisi düşünmeyince kimse düşünmez. * Ebru Gündeş'le evlenseydiniz sizin hayatınız olmayacak mıydı bu? Ebru'nun uzun ve sağlıklı yaşaması için (kafasında üç tane metal klips var) doğru dürüst bir çalışma hayatının olması lâzım. İnsanlar by pass olunca işi bırakıp gidip sakin bir yaşam seçiyor. Ama Ebru'da o aile ve bu verme duygusu olduğu sürece asla böyle bir şey yapamaz. Biz bir senedir zaten evli gibi yaşıyorduk ama ikimizin hayatı olmadı. Malalesef olamadı. * Aysu Baceoğlu ile ilişkiniz olduğu konusunda neler söyleyeceksiniz? Gazetelerde çıkan haberlerden sonra bana not bırakmış. Ben konuşmadım, Neşe Hanım (Neşe Müzik'in sahibi Neşe Demirkat) konuştu... Sen temiz temiz bir şey yaşarken başka taraftan böyle insanlar da atlıyorlar ya sinir oluyorsun. Hâlâ Ebru için endişeleniyorum. Yalan yanlış haberlere onun üzüleceğini biliyorum. Kızımı ne kadar sevdiysem, onu da o kadar sevdim. 
Kendi hayatını kurmak istediğini biliyorum ama yapamıyor. O dünyanın içinden çıkamıyor. Onu hâlâ çok seviyorum ama yapacak bir şey yok. |