Bir infazın perde arkası Derya Tuna, Şamdan'ın gecesinde çok tedirgindi. Salonu bir an önce terketmek istiyordu. Erdal Acar ile Ercan Saatçi'nin kavgası yüzünden otel polisle dolmasaydı, belki de kurşunla o gece tanışacaktı Derya Tuna ile yaptığım Şamdan gecesindeki son röportajda 'yazılmamak' koşuluyla söylenmiş sözler vardı. Ancak gelinen nokta bu 'yazılmama' koşulunu kendiliğinden ortadan kaldırdı. İşte olayların perde arkası... İbrahim Tatlıses önceki gece Derya Tuna'yı ziyaret için hastaneye geldiğinde kapıda kendisine koşup "Abicim geçmiş olsun" diyen öz kardeşi Hüseyin Tatlı'ya çok ağır küfürler yağdırdı. Araya girenler yumruk yumruğa bir kavgayı önleyip Hüseyin'i oradan uzaklaştırdı. Herkesi şok eden bu elektrikli karşılaşma, işin iç yüzünü bilenler için asla bir sürpriz değildi. Çünkü İbrahim Tatlıses uzunca bir süredir öz kardeşi Hüseyin ile ilişiğini kesmişti. Tatlı kardeşlerin arasındaki tatsızlık, Hüseyin'in de kaset yapmak istemesiyle başlamıştı. ÖZ KARDEŞİYLE KAVGALI Hüseyin'in sesi, İbrahim'in gençlik yıllarında 'Ayağında Kundura' türküsüyle ünlendiği günlerdeki sesinin aynısıydı. Özcan, Mahsun, İzzet ve Alişan ile rekabetin içinde olan Tatlıses öz kardeşinin de kendisine rakip gibi çıkmasına rıza göstermiyordu. Ancak Derya Tuna'nun yeğeni Ferya ile duygusal bir ilişkiye giren Hüseyin onunla hayatını birleştiriyor ve bir anlamda Derya Tuna'nın koruyucu şemsiyesi altına giriyordu. İbrahim- Derya çiftinin arasına kara kedi girmesinden sonra Hüseyin Tatlı seçimini yengesinden yana yapmış ve ona yakın durmaya başlamıştı. Şamdan gecesinden 6-7 saat önce çok özel bir söyleşi yaptığım Derya Tuna beni derginin kendisi için ayırttığı Ritz Otel 1423 numaralı suit dairede kabul etmişti. Odada Ferya-Hüseyin Tatlı ve menajerler bulunuyordu. Derya Hanım söyleşiden önce şunları rica etti: Savaş Bey, gecenin sunuculuğunu sizin yapacağınıza çok sevindim. Öteki sunucu ise Şenay Akay kardeşimizmiş. Sizden ricam beni tek sunmanızdır. Çünkü size şimdi anlatacağım sebeplerden dolayı sunuş cümleleri çok önemli. Sonraki konuşmaları ise aşağıya yazıyorum: Peki ben Şenay'a durumu izah ederim. Savaş Bey bu gece benim için çok önemli. Malum dostumuz da var düşmanımızd a. Ben sahne alışımdan 3 dakika önce aşağıya inmek istiyorum ve o sırada tüm ışıkların kararmasını rica ediyorum.Şarkımı okuduktan hemen sonra da sonunu salondan ayrılacağım. Ama yanlış anlaşılmaz mı. Siz assolistsiniz gecenin... Biliyorum ama bunun mutlaka böyle olması gerekiyor. Bazı sıkıntılar doğabilir burada kalırsam. Mahsun Kırmızıgül'ün burada olması, sizi alkışlaması filan rahatsız mı eder mesela çevrenizi? Buna benzer daha başka şeyler işte. Bir ricam da nasıl taktim edilmek isteyişimle ilgili. Annelik tarafımı, sanatçı tarafımı öne çıkarırsanız sevinirim. Mümkünse adımı hiç anmayın! Nasıl yani? Yani Derya Tuna adı hiç geçmesin... YA O KAVGA ÇIKMSAYDI Derya Tuna sahneye çıktığında salonda İbrahim Tatlıses'e çok yakın isimlerin de olduğu görülüyordu. Hatta bunlardan biri cep telefonunu açıp şarkıyı karşı tarafa dinlettirdi. Bu arada Şamdan'ın yaş günü pastasının kesileceği ve Derya Tuna'nın sahneyi terk etmemesi rica edildi. Tuna'da isteği kıramadı ve sahnede kaldı. Ardından tüm sanatçılar sahneye davet edildi. 5-10 dakika kadar süren bu etkinlikten sonra Derya Tuna mutfak kapısından içeri girip odasına çıktı. Aynı anda otelin giriş kapısı önünde bir hareketlenme olmuş, birillerinin silaha sarıldığı haberi gelmiti. Bazılarının ağzından "Derya Tuna için gelmişlerdir, ona saldırı olacaktır" şeklinde sözler dolaşırken olayın Ercan Saatçi ve Erdal Acar arasında geçen bir tartışma olduğu anlaşıldı. Ancak tüm güvenlik birimleri bu olaydan dolayı otel girişine geldiğinden Derya Tuna ile ilgili muhtemel plan bozuldu... 
|