kapat
Sabah Gazetesi 14.10.2002

Silah gölgesinde 48 dehset saati

İstanbul Pendik'te Salih İpek ve arkadaşları tarafından 50 milyar lira fidye için kaçırılan işadamı Tamer Karasu'nun 16 yaşındaki oğlu Oğuzhan, yaşadığı dehşeti unutamıyor

Baba Karasu, fidyecilerin babasını ödemek için arabasını sattı ama parası yetmeyince yakınlarından borç para aldı.Tamar Karasu, "Yaşadıklarımı Allah bilir" dedi

PENDİK'TE, 50 milyar lira fidye için kaçırılan işadamı Tamer Karasu'nun 16 yaşındaki oğlu Oğuzhan, Ümraniye'deki bir gecekonduda silahlı üç kişi ile geçirdiği 48 saatin etkisinden kurtulamıyor. Oğlunu, bir benzin istasyonuna iki kez bıraktığı 20 milyar lira nakit ve 21 milyar değerindeki ziynet eşyası karşılığında kurtaran baba Tamer Karasu tüm olanların arkadaşına yaptığı bir iyilik nedeniyle yaşandığını vurguluyor.

YEĞENİM YARDIM ETTİ

Bir babaya en acı ve korku dolu anları yaşatan olay, yaklaşık 3 hafta önce meydana geldi. Ersu Metal Ltd. şirketinin sahibi Tamer Karasu, oğlunun kaçırılmasına neden olan fidye parasını ödemek için otomobilini sattığını ve yakınlarından para topladığını söyledi. Karasu, "Yeğenim Ömür, paranın 20 milyarını Oğuzhan kaçırıldığı gün Salih İpek'in arkadaşı Ali'ye Küçükbakkalköy'de bir benzincide teslim etti. Geri kalan parayı da ertesi gün yine aynı yere Ömür götürdü. Oğlum birkaç saat sonra şok olmuş bir şekilde iş yerine geldi" dedi.

Oğlunu karşısında görünce mutluluktan gözyaşlarına boğulan Tamer Karasu bütün bunların başına arkadaşına yaptığı bir iyilik yüzünden geldiğini belirterek, "Bu olayda benim hiçbir suçum olmadığı halde ailecek korkulu saatler yaşadım. Oğluma kavuştum ama yaşadığımı bir ben bilirim, bir de Allah. " dedi.

İYİLİK YAPINCA

Kaçırılan Oğuzhan Karasu, silahların gölgesinde yaşadığı korku dolu 48 saati şu sözlerle anlattı: "23 Eylül tarihiydi. Saat 13.00 civarı çöp dökmek için aşağı inmiştim. Salih İpek arabayla gelmişti. Beni yanına çağırdı ve arabaya binmemi istedi. Ben 'hayır' dedim. O da kolumdan tutarak beni zorla arabaya bindirdi. 'Beni nereye götürüyorsunuz' diye sordum, o da 'seni kaçırdım' dedi. Beni bırakmasını istedim ama oralı olmadı bile. Beni Çamlıca tarafında bir eve götürdüler."

Kendisini götürdükleri evin içerisinde tanımadığı üç kişinin daha bulunduğunu söyleyen Oğuzhan, şöyle devam etti: "Salih İpek babamla konuştuğunu ve fidye için istediği paranın yarısını gece saat 02.30 sıralarında alacağını söyledi. Sonra da belindeki silahı çıkartarak havaya birkaç el ateş etti. Küçükbakkalköy'e gitmek üzere yola çıktık. Parayı alacakları benzin istasyonuna gittik. Arabanın içinde bekliyorduk. Yarım saat sonra Para dolu çanta geldi. Beni bırakacakları için çok sevindim. Oturup, paraları tek tek saydılar. Salih İpek babamı tekrar arayarak, paranın geri kalanını yarın yine aynı yere getirmesini istedi."

Yalçın BEL - SHA