
Arafat'a izin çıkacak mı?
Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yarın tarihi bir zirve başlıyor. 2 gün sürecek Arap zirvesi... Arap ülkeleri liderleri, zirvede Irak'a operasyon ve ticari ilişkileri ele alacak. Ancak gündemdeki en önemli konu, Suudiler'in Ortadoğu barış planı ve Filistin lideri Yaser Arafat'ın zirveye katılıp katılamayacağı...
Bush yönetimi, "Arafat, zirveye gitmeli" diye İsrail Başbakanı Ariel Şaron'a baskı yapıyor. İsrail medyasına göre, Şaron'un yurtdışına çıkma yasağı olan Arafat'ı Beyrut'a göndermeye hiç niyeti yok. Beyaz Saray "Arafat, Beyrut'a gitmezse, zirvede Suudi planından çok, Arafat'ın niye gitmediği konuşulacak. Zirve amacına ulaşmayacak" diyor. ABD'nin Ortadoğu temsilcisi Anthony Zinni ise Arafat'ın Beyrut'a gidip gelmesini sağlayacak kısa süreli bir ateşkes için geçici uzlaşma peşinde. Zinni bu nedenle taraflar arasında 2 gündür mekik diplomasisi yapıyor.
Şaron'un kabinesindeki Dışişleri Bakanı Şimon Peres'in başını çektiği Güvercinler de Arafat'ın gitmesinden yana. Arap ülkelerinin baskısı dün de sürdü. Bahreyn Kralı Hamid bin İsa el-Halife, "Arafat olmazsa, bu zirvenin ne anlamı var?" diyerek Arafat'sız zirveye katılmaya gönüllü olmadığını gösterdi. İsrail kabinesindeki Şahinler ise Arafat'ın Filistin'de kalmasından yana.
TELEKONFERANSLA KATILSIN!
Şahinlerin en büyük korkusu, Arafat'ın zirveye gidip, zirveyi bir "anti-İsrail" propagandasının yapıldığı bir merkeze çevirmesi... Eylül ayından bu yana Ramallah'taki karargahında kalan Arafat'ın gezi yasağını 2 hafta önce yumuşatan ve Arafat'ın Filistin topraklarında gezmesine izin veren Şaron'a ateş püsküren Şahinler, "Filistin ateşkes görüşmelerinde gereğini yapmıyor. Terörü durdurmak için bir şey yapmadı. Gitmesine izin vermek gaf olur" diye çıkışıyorlar. İsrail TV'leri ise dün yeni bir alternatif sundu ve Arafat'ın Beyrut'taki zirveye Ramallah'tan telekonferans yöntemiyle katılabileceğini öne sürdü. Şaron son kararını bugün açıklayacak.
İsrail: Önce ateşkesi sağlasın, belki gidebilir
İsrail'de yayınlanan Haaretz gazetesine göre, son düzenlenen güvenlik kabinesinde de Arafat'a izin çıkmadı. Savunma Bakan Yardımcısı Dalia Rabin-Pelossof, "Kabine izin verecek gibi görünmüyor" diye konuştu. Şaron ise Arafat'a hangi şartlarda Beyrut'a gitmesine izin verebileceğini yineledi: Zirveye kadar terör saldırısı olmamalı. Güven ortamı sağlanmalı... Bir iddiaya göre Arafat'ın gidip gitmemesi, Dışişleri Bakanı Peres'in elinde. Şaron'un "Çin'den yarın (bugün) dönecek olan Peres'e danışacağım" açıklaması, bazı çevrelerce "Şaron yumuşuyor" diye yorumlandı.
Reuters ajansı: Giderse dönemeyebilir!
Filistin lideri Yaser Arafat, Beyrut'a giderse, geri dönemeyebilir. Arafat'ın (giderse) Beyrut'tan geri dönüp dönemeyeceği tamamen onun elinde. İngiliz haber ajansı Reuters'ın kaleme aldığı analiz-habere göre, İsrail, zirvede yapacağı konuşmaya göre Arafat'ın Filistin'e girmesini engelleyebilir. Son kararı yine Ariel Şaron'un vereceği belirtilen ajans haberinde, "Arafat, zirvede terörü ya da vahşeti provoke eden bir konuşma yaparsa, İsrail yönetimi böyle bir karar alabilir" denildi. Filistinliler ise "Arafat, İsrail'in önerilerini kabul etmektense, zirveye katılmaz" diye konuştu.
Filistin: Arafat'ın gitme şansı yüzde 50-50
Haaretz gazetesine göre; Amerika'nın desteğini alan Filistin yönetimi, liderleri Arafat'ın Beyrut'a gitmesi için baskıya başladı. Umutlarını kaybetmemeye çalışan Filistin yönetimi, Arap ülkeleri ve Amerika'nın Ortadoğu temsilcisi Anthony Zinni ile sürekli görüşüyor. Arafat'ın Beyrut'a gitme şansını "Yüzde 50-50" olarak değerlendiren Filistin liderinin yakın danışmanı Nebil Aburdeineh, "Bizce karar tamamen ABD'ye ait. İsterlerse olur. Arafat, Beyrut'a giderse şaşırmayın. Ancak gidemezse de şaşırmayın" diye konuştu.
"İsrail büyük bir taaruza hazırlanıyor"
Amerika'nın saygın gazetelerinden Washington Post, bu iddiayı dün manşete taşıdı. Gazetenin iddiasına göre, İsrail askeri kaynakları, barış görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda, Filistin topraklarına yönelik büyük bir taaruza hazırlanıyor. Bu operasyon, terörist barındıran Filistin kentleri, köyleri ve mülteci kamplarına yönelik olacak. Gazeteye göre, şu ana kadar yapılmış en kapsamlı operasyon planlanıyor. Şaron'un koalisyon ortağı Şas Partisi'nin lideri ve İçişleri Bakanı Eliahi Yishai de gazeteye "Ağlaması gereken onlar. Biz değil" dedi.
Arafat'a izin vermek çok riskli.. vermemek de..
Amerika Başkan Yardımcısı Dick Cheney, İsrail'deyken Şaron'a bir ikilem teklif etti: Ya Arafat'ın Beyrut'a gitmesine izin ver ya da İsrail'in Arap zirvesini baltalayan taraf olduğu yönündeki eleştirilere hazır ol... Cheney, fikrini açıkça söyledi: Bize (ABD) göre, Arafat'ın Beyrut'a gitmesi gerek... Arafat'ı düşmanı olarak gören ve ölmesini açıkça isteyen Şaron için asıl zorluk burada başlıyor. Çünkü Arafat, ateşkes için gerekli ortamı sağlamadı. Bir yanda Bush yönetimine "İsrail'e baskı yapın" diyen Arap ülkelerinin baskısı var. Bir yanda Şaron'u içte (İsrail) sıkıştıran ve "İzin verme" diyen siyasi rakipleri var. Hatta bazı İsrailliler, "Arafat zaten toplantılara gitmek istemiyor. Gidemeyince uluslararası arenada İsrail'i şikayet edecek" diye düşünüyor. Bu satranç oyununda İsrail, Arafat'ı göndermeme kararı alıp, Irak'a karşı bir operasyon düşünen ve Arap ülkelerinin desteğine ihtiyacı olan ABD'yi zora sokabilir. Bu arada Arafat, Beyrut'a gidemese bile, uzun zamandan bu yana yapamadığı bir şeyi yaptı ve ABD'nin Filistin için büyük desteğini kaptı. Aylarca Ortadoğu'dan uzak duran Bush yönetimi geçen Pazar, İsrail'e yeni bir teklif yaptı...
Suudiler'in önereceği plan belli oldu
Suudi veliaht Prensi Abdullah Bin Abdülaziz tarafından hazırlanan ve kamuoyunda Suudi barış planı olarak bilinen plan taslağı yarın başlayacak zirvenin ana gündem maddesini oluşturuyor. Reuters haber ajansına yansıyan bilgilere göre, planın ana hatları şöyle:
İsrail'den istenenler:
* 1967'den beri işgal ettiğin Arap topraklarından çekil. (Buna Golan Tepeleri'nden tam olarak çıkma ve Lübnan'ın güneyinde 4 Haziran 1967 sınırına geri dönme de yer alıyor)
* BM'nin 194 sayılı kararıyla uyumlu olarak Filistinli mülteciler sorununa tam bir çözüm için anlaşmayı kabul et.
* Başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletini kabul et.
Araplar'dan istenenler:
* Arap-İsrail çatışmasını sona erdir ve bunu güçlendirmek için İsrail'le barış anlaşması yap.
* Bölgedeki tüm devletler için kapsamlı bir barış sağla.
* İsrail'le kapsamlı bir barış bağlamında normal ilişki kur.
|