kapat
18.03.2002
 GÜNAYDIN
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 SABAH
 FOTOMAÇ
 ŞAMDAN
 CİNSELLİK
 EMİNE BEDER
 SABAH PAZAR
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Çarşı yabansız olmaz, sürü çobansız olmaz..

Günaydın'dan bu kadar söz edip de patronundan söz etmemek olmaz.. Renkli kişiliği ve karizması ile Babiali'nin gerçek efsanelerinden biridir Haldun Bey.. Gençliğimizi burnumuzdan getirmiş ama çok şey de öğretmiştir..

Haldun Bey için herkes "Yavrum.."du.. Profesörü de valisi de bakanı da kendi çocukları da.. Tabii gazetesinde çalışan herkes..

O da herkes tarafından "Amca.." diye anılırdı..

İstanbul'a geldiğimde ilk öğrendiğim şey Haldun Bey'den "Amca.." diye söz edilmesiydi.. Kimse adını kullanmazdı.. Amca aşağı, Amca yukarı..

Hani ilk yazıda söylediğim gibi.. Envai cinsin biraraya geldiği Günaydın'ın elbette ki patronu da cins olacaktı..

***
Kafasız insanları sevmezdi Haldun Bey.. Zekaya çok değer verirdi.. Salakça söylenmiş bir söz işten atılma nedeni olabilirdi.. O yüzden Amca ile karşı karşıya konuşanlar çok bunalırdı..

Yanlış bir şey söyleme korkusuyla gerilirlerdi.. O bunu bilirdi ama farkında değilmiş gibi davranırdı..

"Yollayın bu çocuğu.."
Bir gün yazı işleri masasına erken oturmuş, diaları didikliyordu.. Masada birkaç arkadaş vardık.. Olimpiyatlardan çekilme bir kareye gözü ilişti.. Spor sayfasından sorumlu arkadaşa "Bunlar ne yapıyor?" diye sordu..

Arkadaş diayı aldı, inceledi.. O karede bir avuç seyirci, üzerinde Türk bayrağı olan tişörtler giymiş, tribünde halay çekiyorlar.. Ama adamların tipi Avrupalı..

Patron onu merak etmiş.. Ama bizim spor servisindeki arkadaş konuyu kendisine saklamayı tercih ettiğinden "Oynuyorlar efendim.." dedi.. Sanki patron oynayan insan fotoğrafından anlamazmış gibi..

Amca çok sakin masadan kalktı.. Beş dakika sonra geldi.. Ağabeylerimizden biri arkadaşı masadan parmak işareti ile çağırdı.. Çocuk dışarı çıktı, bir daha da dönmedi..

İşe eleman alırken zeka testi yaptırırmış benden önce.. Ben İstanbul'a geldiğimde bu huyundan vazgeçmişti.. Ancak çalıştıracağı adamın tipine de çok bakıyordu..

Zafer Mutlu beni getirmiş, alınmam için bastırıyor.. Aydın Öztürk de destekliyor.. Amca razı ama önce bir tipimi görecek.. Yazı işlerinden haber merkezine açılan kapıdan hızla girdi..

Patronu ilk kez bu kadar yakından görüyorum.. Yanımdan geçerken yan gözle baktı, o zaman gözgöze geldik.. Beni kesmek için odadan çıktığını hissettim.. Hızla geri döndü..

Bizimkilere "Olmaz.." demiş.. "Çok tipsiz birşey.."

***
Zafer Mutlu ile Aydın Öztürk o kadar bastırmışlar ki Amca direnmemiş.. Onları kırmaktansa benim tipsizliğime katlanmaya razı olmuş.. Bunu alınmayayım diye bana söylemediler.. Ancak yıllar sonra öğrendim..

Çok şey öğretti bize.. Muhabirleri de onun kalıbına girmiş, olmayanı yaratırlardı.. Bir Mümin Sertbaş arkadaşımız vardı, mucize haberler geçerdi İzmir'den..

Fotoğrafı bulunamayan bir cinayet kurbanının cesedini morgdan çıkarıp takım elbise giydirdikten sonra, göz kapaklarını dikmek gibi..

Bir yangında hayatını kaybeden vatandaşın görüntüsünü daha renkli hale getirmek için naaşın üzerine çakmak benzini döküp yeniden alevlendirmek gibi..

Cinayetten sonra polisin mühürlediği altıncı kattaki bir apartman dairesinden aile albümünü almak için bacaya ip bağlayıp, komando tekniği ile eve dalmak gibi..

Günaydın'a güzel günler yaşattı bu haberler.. Benden önce Aziz Nesin'i de yazı işlerinde çalıştırmış.. Resimaltları yazdırıyormuş.. Sonra bir de köşe vermiş..

Amca'yı yıldırdık..
O günlerde de Killing diye bir tip var.. Üzerinde iskelet resmi çizilmiş siyah bir tayt giyip, macera işine öyle çıkıyor.. Polisiye bir fotoroman.. Onu da tam Aziz Nesin'in köşesinin karşısına koymuşlar..

Babıali dedikodu yuvası.. "Aziz Nesin, Killing'e karşı.." diye laf çıkarıp dalga geçmişler.. Aziz Bey de kızmış yazılarını kesmiş..

Amca zekice atılan başlıkları, nükteli şeyleri çok severdi.. Bir gün toplantı masasına geldiğinde önündeki gazeteyi itip "Bu başlığı kim attı?" diye sormuş.. Masadakiler okumuşlar:

- "Otomobilin bagajından bir kamyon kaçak eşya çıktı.."

Masada çıt yok, Amca ısrarlı.. İlla ki başlığı atanı bulacak.. Kimse sahiplenmeyince "Yavrum.. Birşey dediğim yok, aferin bu başlığı atana.." deyip rahatlatmış herkesi..

Çetin Mete ağabeyimizdi başlığı atan..

***
Ben Günaydın'ın 800 binli tirajlardan 200 binlere indiği günlerde çalıştım Amca ile.. Transferler gazetede sürekli kan kaybı yarattığından sonunda toplantı masasına oturmuştuk..

O Günaydın'ı sonunda biz batırdık.. Amca bütün gücüyle direniyordu ancak ekibin acemiliğiyle başa çıkamıyordu.. Rahmi Turanlar, Aydın Öztürkler, Zafer Mutlular, Tevfik Yenerler, Melih Aşıklar, Necati Doğrular, daha onlarcası; yani eskilerden kim varsa başka gazetedeydiler..

Masada ise Amca'nın karşısında bir grup acemiler mangasıydık..

Haberler konuşulur, seçilir, gazetenin çatısı oluşturulur Amca odasına giderdi.. Ertesi gün bambaşka bir gazete ile karşılaşırdı.. Ne o konuşulan haberler ne de konuşulduğu biçimde verilme teknikleri..

O da biliyordu acemiliğimizi ama birgün dayanamadı..

- "Çocuklar durumumuz neye benziyor, biliyor musunuz?" diye başladı.. Çıt çıkarmadan dinliyoruz:

- "Bizi bir çete kabul edin.. Banka soyacağız.. Çok güzel bir plan yapıyoruz.. Biri kapıyı tutacak, öbürü arabada bekleyecek, diğeri vezneyi basacak.. Herşey tamam.."

Biz susmalardayız.. Dur bakalım sonunu nasıl bağlayacak?

- "Soygun başlıyor.. Daha ilk adımda biri tabancasını elinden düşürüyor, diğeri yanlışlıkla bankanın alarm ziline basıyor.. Sürücü direksiyonda uyuyor.. Halimiz bu işte.."

Anlamıştık..

Günaydın'ın yeni sayısı bugün elinizde olacak.. Ancak içim rahat.. Amca'nın tezgahından geçmiş olanların çoğu hala bizim aramızda ve Günaydın'ın içinde.. Başlarında da eski bir Günaydıncı olan Aydın Ağabey'imiz var..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır