Hepimiz biliriz; evvel ezel Ankara'nın kulakları halkın sesini duymaz. Seçimler bitip de koalisyon dükalıkları kurulunca, ertesi seçime kadar halkın sesi Ankara'ya ulaşmaz olur.
Ama son günlerde bunun değişmeye başladığına dair işaretler var ortalıkta.
Siz de dikkat etmişsinizdir: Bir sosyal patlamadan endişe eden Ankara, artık halkın taleplerine dikkat ediyor.
Bunun en somut örneklerinden birisi doğalgaz.
Halk kış şartlarında ısınamayıp, dededen kalma odun sobalarına hücum edince konu Milli Güvenlik Kurulu'na geldi.
Eee, bir konu MGK'da görüşülür de, medyanın gündemine sıçramaz mı hiç!
Böylece manşetler oluştu, televizyonlarımız günlerce, doğalgazı kapatıp soğuktan tir tir titreyen emekli görüntüleriyle doldu taştı ve sonunda hükümet bu işe el atmak zorunda kaldı.
Gerçi askerlerin dürtmesiyle uyandılar ve pek dişe dokunur indirimler de yapmadılar ama bu bile bir başlangıç sayılabilir.
Şimdi aynı duyarlık emlak vergileri konusunda görülüyor. Nasıl olduysa bu kez halkın şikayetleri Ankara'nın kulaklarına ulaşabildi.
Yani Ankara'nın kulakları eskisine göre daha iyi duyuyor artık.
Bu "kulak yıkama" işleminde Arjantin'de yaşananların payı büyük elbette.
"Alicenap milletimiz"in tepkileri ciddiye alınmaya başlandı.
Ankara'nın halleri zaten malum.
Bir de halkımızın durumuna bakalım: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, her yıl 1,5 milyar dolarlık kaçak elektrik kullanıyormuş.
Yani birileri düpedüz hırsızlık yapıyor ve onların çaldıkları elektriğin bedeli de senin benim faturalarıma ekleniyor.
Oldum olası bu ülkedeki hırsızlık çarklarının nasıl döndüğünü anlayamadım. Birileri allem ediyor kallem ediyor ve her işe hile bulaştırmanın yolunu buluyor.
Yıllarınızı vererek beste yaparsınız; bir takım adamlar milyonlarca korsan kaset üreterek hakkınızı çalarlar.
Seçimler yapılır; birileri yine devreye girer ve oy sandıkları evlere götürülür, çöplüklerde, kalorifer kazanlarında yüz binlerce oy yakılır.
Bu ülkede düzgün ve yasalara uyan bir yurttaş olarak yaşamanın bedeli çok ağır. Birileri sürekli sırtınıza binip, binbir türlü haksızlıkla sizi ezer.
Yeni yasa yürürlüğe girmeden yazayım bari: Devlet dairelerinde rüşvet, bankalarda yolsuzluk, gümrüklerde talan; ortalık çetelerden geçilmiyor.
Gün geçmiyor ki yeni bir yolsuzluk operasyonu patlamasın.
Ama ne hikmetse Türkiye'nin en temiz, en pirüpak, en harama el sürmemiş kesimi siyasi yöneticiler.
Onlardan birinin, bu talandan sorumlu tutulduğunu gördünüz mü?
Acayip iş vesselam!